Sakarya Gündem
Giriş Tarihi : 27-01-2020 21:26   Güncelleme : 27-01-2020 21:37

Cem Sahir İslam, Elazığ depremini ve Kızılay'ı yazdı

Cem Sahir İslam, Elazığ depremini ve Kızılay'ı yazdı

Seyyah Medya yazarı, Sakaryalı siyaset adamı Cem Sahir İslam, son günlerin gündem konusu olan Elazığ depremini ve Kızılay'ı konu alan yazı yazdı. İslam, "Sakarya'yı da yerle bir eden 1999 Marmara Depremi’nde sadece AKUT’un sınırlı sayıda üyesinin ve çoğunlukla yurtdışından gelen ekiplerin uyguladığı yöntemler ve kullandıkları teknolojinin daha ilerisi, ülkemizde birçok kurumun normali haline gelmiş. Farkındaysanız tıpkı Van Depremi gibi hiç dış yardım almadan millî kaynaklarla arama kurtarma faslını aştık." ifadesini kullandı.

İşte dikkat çeken o yazı:

Elazığ Depremi ve Kızılay

Çevik Devlet, Çevik Millet

2012 Mayısı’nda Kuzey İtalya’nın Emiglia-Romagna bölgesinde dokuz gün arayla iki deprem oldu (6.1 ve 5.8 büyüklüğünde, sırasıyla 20 ve 29 Mayıs). İlkinde yedi ikincisinde yirmi kişi öldü. Onbeş bin kişi evsiz kaldı. Birçok tarihi eserin de yıkıldığı depremin sadece depolardaki Parmesan ve Grano-Padano peynirlerine verdiği zarar ikiyüz milyon EUR olarak hesaplandı. Evsiz kalanların konut meselesi tam bir sorun yumağı haline geldi. Oysa bir yıl öncesi Van Depremi’nde evsiz kalanların sorunu altıncı aydan itibaren ciddi şekilde halledilmişti.

Elazığ Depremi’nde 24 saat içinde alınan mesafeye bakınca, deprem bölgesinin çok daha hızlı bir şekilde normale döneceğini söylemek mümkün. Arama ve kurtarma faaliyetinde geldiğimiz noktaysa takdire şayan. 1999 Marmara Depremi’nde sadece AKUT’un sınırlı sayıda üyesinin ve çoğunlukla yurtdışından gelen ekiplerin uyguladığı yöntemler ve kullandıkları teknolojinin daha ilerisi, ülkemizde birçok kurumun normali haline gelmiş. Farkındaysanız tıpkı Van Depremi gibi hiç dış yardım almadan millî kaynaklarla arama kurtarma faslını aştık. 

Kayıplarımız için rahmet dileğinden başka yapabileceğimiz yok ama bu süratin ölü sayısının artmasının önleyen en büyük etken olduğunu söylememiz lazım. Türkiye nihayet olması gereken deprem bilincine yaklaşıyor. AFAD’ımız,Kızılay’ımız, belediyelerimiz, IHH’mız, AKUT’umuz ve nice STK’mızla hazır olmamız umut verici. 

Kızılay Dilencilik mi Yapıyor?

Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, depremden kısa bir süre sonra,  tüm dünyadaki mevkidaşlarının yapabileceği/yaptığı bir şeyi yaptı ve Kızılay’ın bağış için kullandığı SMS numaralarını kendi twitter hesabından paylaştı.Tüm dünyada diyorum, çünkü yardım kuruluşları bir afet olduğunda, hem harcadıkları kaynakları yerine koymak hem de bir şeyler yapmak isteyen insanlara, o şeyi yapma fırsatı/imkanı sunarlar. Kızılay, Kızılhaç, IHH, Oxfam veya Malteser International, fark etmez; bu kuruluşlar, özellikle üzerinde çalıştığı afet veya felaket için kampanya yaparlar. İnsanlar güvendikleri kuruluşlara yardım eder, güvenmiyorsa da etmez.Bu ne o kuruluşun ne de kayıtlı olduğu ülkenin zayıflık içinde olduğuna delil sayılmaz.

Örneklerden Avusturalya Örneği

Bir örnek verelim:  her ülkede o ülkede bayrak taşıyıcı bir yardım kuruluşu, Kızılay/Kızılhaç vardır.Kızılay’ın Avusturalya’daki muadili olan  Avustralya Kızılhaç’ı hala devam eden orman yangınlarıyla ilgili yardım toplamaktadır. Oysa Avustralya çoğunlukla carî fazla veren ekonomisi olan ve arada bir vatandaşına seyyanen para dağıtacak kadar zengin olan bir ülkedir. İşte bu ülkenin Kızılhaç teşkilatı mütemadiyen insanlardan bağış talebinde bulunur. Bu konuda https://www.redcross.org.au/ adresine bakabilirsiniz.

Milletçe Katılım Heyecanının Ana Taşıyıcı Direği: Kızılay 

Kerem Kınık’ın, Kızılay denince yüzü gülen takipçileriyse deprem gecesi bahsettiğimiz tweetini paylaşarak yaydı ve insanlar 10 TL’lik bağış SMSleri göndermeye başladı.Çünkü deprem bölgesine gidemeyen ancak kalbi orada olan insanların yapabileceği iki şey var: ya bir yardım kamyonu için ihtiyaç kutusu hazırlar ve bölgeye gönderilmek üzere belediyesine, STKsına teslim eder veya bir SMS veya EFT talimatı gönderip Kızılay’a veya AFAD’a bağışta bulunur.

Bilindiği üzere Kızılay asli olarak Cumhurbaşkanlığı himayesinde bir dernektir. Kuruluş tüzüğü “14 Nisan 1877'de "Osmanlı Hilaliahmer Cemiyeti", 1923'de Cumhuriyet'in ilanından sonra "Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti",1935'te "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve 1947'de de "Türkiye Kızılay Derneği" adını almıştır. Kısaca "KIZILAY" olarak ifade edilir” der. Yine tüzüğüne göre topladığı bağışlar gelirlerinin temelini oluşturur (gerçekten merak ediyorsanız tüzüğün tam metnine https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/2.5.934397.pdf adresinden ulaşabilir, faaliyet alanları ve gelirlerini görebilirsiniz). 

Kızılay Hep Bağış Toplar

1970’lerde, bayramlarda ve afet zamanlarında caddelerde dolaşan boynu kumbaralı talebeler, size Kızılay veya Çocuk Esirgeme Kurumu rozeti takar kumbaraya bağış atmanızı isterlerdi. Lice Depremi sonrası okulda dağıtılan Kızılay ve dinî bayramlardaki meşhur THK’nın fitre/zekat zarfları aklımdadır. Yani Kızılay’ın gelir kaynağı vergiler, hele de deprem vergileri değildir.

Unutana Yine Hatırlatalım

Sanırım buraya kadar şu noktalar iyice anlaşıldı: 

  1. Kızılay, kendi tarihi boyunca bağış toplayagelmiştir. (Zaman ekseninde tutarlılık).

  2. Kızılay’ın muadili dünyadaki tüm kuruluşlar benzer/aynı durum ve şartlarda bağış toplarlar. (Coğrafi eksende tutarlılık)

  3. Kızılay, katma bütçeli bir kurum değildir. Yani gelirleri arasında doğrudan vergiler ve hatta Deprem Vergisi yoktur.   

Şirretliğin Cazgırlığı

İşte bu üç gerçek ortadayken ve Kızılay, evrensel manada misyonunun gereğini yapıp vatandaşı Elazığ Depremi için seferber ederken, hem de deprem sonrasının en kritik saatlerinde sosyal medyada o bildik süfli sesler peyda oldular. Hep bir ağızdan Kızılay’ın kampanyasını deprem vergisiyle ilişkilendirip Kerem Kınık’ın twitter üzerinden yaptığı çağrıyı “devletin para dilenen sesi” olarak yansıttılar. Önce bu kişilerden üç örnek verelim:

C.K. (Gazeteci - 49) - Türkiye’nin yaşayan en eski ve en köklü arşivine sahip gazetede çalışan, ancak sanırım o arşive inip veya girip Kızılay’ın tarihine, yaptığı yardım balolarına, bağış toplama faaliyetlerine bakmamış. Tüzük mü? Hadi canım siz de!

T.Ö. (Gazeteci-Siyasetçi 54) - Gazetecilik ve CHP milletvelilliği yaptı. Cumhuriyet Mitingleri’nin organizatörlerindendi.Mitinglerdeki “Ordu Göreve” sloganına hiçbir itirazı olmadı.Bayraktarlığını yaptığı Atatürkçülük adına, “ne şeriat ne darbe” diyen Türkan Saylan’ı (evet Türkan Saylan’ı) mitingde konuşturmadı (Saylan’ın şeriata itirazından dolayı değil, darbeye itirazından dolayı). Ergenekon sürecinde “Fethullahçılarla mücadele” için kurduğu TV kanalını “Fethullahçılar”a (FETÖ’ye) sattı.

B.L. (Sinema/Dizi Oyuncusu - Deterjan Pazarlamacısı- 49): En son geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda hayvan kesmek yerine insanları sevindirmenin daha sevap olduğu fetvası vermişti. Bunu söylediği anlarda bu ülkenin binlerce genci, yurdun, Afrika’nın ve Asya’nın dört bir yanında hem kurban kesip hem de yetim ve fakir sevindiriyordu. Hanımefendi mi? Eleştirel tweetlerini atmaya devam ediyordu

Bu üç kişi ve bunlar gibi otuz kırk kişi düşünün bir de onların rumuzlu trollerini. İşte bu kişier Kızılay’ın ne olduğundan habersiz veya daha kötüsü, bildiği halde yoluna taş koymak için “deprem vergileri toplanırken Kızılay neden bağış dileniyor” diye şirretlik ediyordu. Hem de saniyelerin önemli olduğu anlarda insanların motivasyonunu kırmak pahasına hatta kırmak için..

Asıl İletişim Felaketi

İşte asıl felaket bu aşamadan sonra başlıyor ve Kızılay Başkanı Kerem Kınık ve muhtemelen bazı devlet erkanı, arkalarındaki milyonları bırakıp bu bir avuç şirret sese kulak kesiliyor ve Kınık o tweetini siliyordu. Bunun üzerine şirret sesler kesilmek bir yana daha da cesaret bulup “bak nasıl sildirdik” havasına giriyordu. 

Sayın büyüklerimiz: 17 yıldır hâlâ öğrenemediniz mi, bu şirretlik herhangi bir koşulda durmaz. O kadar ki siz, bizleri (daha da önemlisi evrensel olanı) bırakıp onlara uyunca bile seslerini kesmezler. Sayın büyüklerimiz: cesaretinizi kaybederseniz tercihlerden bir tercih haline gelirsiniz. Zira bu şirretlik karşısında diz çökmeye hazır çok seçenek var bu ülkede. 

Dumlupınar Belgeseli İçin Ekran Başına 

TRT kanallarında yayınlanan “Suç Dosyası” isimli polisiye belgeseli serisini seyretmişsinizdir. Seyretmediyseniz tavsiye ederim, internet üzerinden bölümlerini seyredin; başarılı ve uluslararası standartta bir yapım. 

İşte “Suç Dosyası”nın yönetmeni Hakan Kerim Karademir, bu defa yakın tarihi eşeleyen bir seri ile karşımızda: “Türkiye’yi Değiştiren Felaketler”. Dizinin ilk bölümü “Dumlupınar Denizaltısı Faciası”. 1944 ABD Donanması için üretilip USS Blower ismiyle suya indirilen ve 1950’de ortak savunma antlaşması gereği Türk Donanması’na geçmiş ve TCG Dumlupınar ismini almıştı. 1953 Mart’ında Ege’deki ortak büyük tatbikata giden ve görevini tamamlayan TCG Dumlupınar, I. İnönü isimli denizaltıyla birlikte dönüş yolunda Çanakkale Boğazı’nda 4 Nisan 1953 saat 02:00 civarında, yoğun sisli bir havada,  Boğaz’ın en dar yeri Nara Burnu yakınlarında İsveç Bandıralı Naboland isimli şilep ile çarpışır ve batar. 

Hikayenin sonunda yoğun bir kurtarma faaliyeti, ancak techizat yetersizliği yüzünden kurban verdiğimiz denizcilerimizin hüznü vardır. Seksenbir denizciden kurtulan sayısı sadece beştir. Doksan metre derinlikte oturan denizaltıya ulaşma çabası, dünya denizcilik tarihine geçecek niteliktedir. 

Tamamını bu gece 21:30’da TRT Belgesel’de izleyebileceğiniz trajedimizi gündeme getiren Hakan Kerim Karademir, maliyetinin çok yüksek ve prodüksiyonunun zor olmasına rağmen Dumlupınar Faciası’nın hem bu çapta bir belgesel olarak, hem de sinema filmi olarak çok geç kalınmış bir proje. olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Daha senaryo aşamasında o satırları okurken göz yaşlarıma hakim olamadım, deniz kuvvetlerimizin yaşadığı bu büyük trajedi eğer Amerika’da yaşanmış olsa onlarca defa filmini yapmışlardı.” 

Bu yapımı için TRT’ye teşekkür ediyor ve benzerlerinin artmasını diliyoruz. Bu gece 21:30’da ekran başındayız.  

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2346
  • 2Trabzonspor2245
  • 3Galatasaray2345
  • 4Sivasspor2345
  • 5Beşiktaş2440
  • 6Alanyaspor2439
  • 7Fenerbahçe2338
  • 8Göztepe2234
  • 9Gaziantep FK2331
  • 10Gençlerbirliği2327
  • 11Antalyaspor2325
  • 12Yeni Malatyaspor2224
  • 13Denizlispor2324
  • 14Çaykur Rizespor2224
  • 15Konyaspor2422
  • 16Kasımpaşa2420
  • 17MKE Ankaragücü2320
  • 18Kayserispor2316
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA