Yıllar boyunca radyo programlarımda canlı yayın konuklarım ile 17 Ağustos 1999 depremini konuştuk. O yıllarda Sakarya'da olmadığım için çok şükür ki 1999 depremini hissetmedim.
Yaptığım yayınlardan öğrendim ki hemen hemen her evden bir veya birkaç kayıp olmuş. Yıllar sonrasında Kahramanmaraş merkezli deprem olacağını ve 20 küsür yakın akrabamı enkaz altında kaybedeceğimi bilmeden halimize şükretmiştim.
6 ay önceki 7.5 şiddetinde yaşanan depremde Hatay'da ablam ve eniştem başta olmak üzere onlarca yakınımı kaybettim. 4 sene içinde ailemden 4 kişiyi toprağa verdim. Babam, annem, ablam, eniştem ve diğer yakınlarım şimdi toprak altında.
Gerçekten bu acının tarifi yokmuş. Şimdi Sakaryalı dostlarımı daha iyi anladım. Rabbim bir daha yaşatmasın. Beterinden korusun. 17 Ağustos Marmara depreminin 24 ncü yıldönümünde, tüm deprem şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Allahım hepsinin mekanlarını cennet kılsın. Bu depremlerde sakat kalan ve yaralananlara şifa, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum.
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)
Turan Ateş
BUGÜN ADLİ YIL AÇILIŞ GÜNÜ... SAYIN ADALET BAKANIMIZI DİNLERKEN...
Şakir Albayrak
KUR’AN-I KERİM’İN İLK TÜRKÇE TEFSİRİNE DAİR, 1-TİBYÂN TEFSİRİ
Olgun Sert
ZAFER BAYRAMI
Çağdaş Sürücü
Kil Mühürlerden Küresel Dijital Mimariye: Güvenin 9 Bin Yıllık Yolculuğu
İbrahim Hakkı Gündoğdu
SİYASET “ÖZEL”LE KAZANABİLİR Mİ?
Taner Yıldız
TAŞ ATARAK TANKLARI DURDURACAĞINI ÜMİT EDEN ÇOCUKLAR ve ZULME SESSİZ KALAN ZALİM İDARECİLER
Hasan Topçu
BEN BU KÖYÜN NAMUSUYUM
Fuat ÖZGEN
BİZE ASIM’IN NESLİ GEREK
Saniye Altakhan
MAÇI İZLEDİM
Serpil Başer
UYANSANA ANNEM