Çanakkale savaşları iki safhadan oluşmaktadır. Bu safhalar 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihleri arasında yaşanan deniz savaşları, 25 Nisan 1915-09 Ocak 1916 tarihleri arasında yaşanan kara savaşlarıdır.
İngiltere ve müttefikleri Çanakkale savaşlarında tarihi olayları ve sembolleri kullanmayı özellikle tercih etmişlerdir. Kullanılan bu sembollerin ana amacı tarihi olaylara gönderme yaparak Türk yurdunu işgal edip Türk varlığını ve bağımsızlığını ortadan kaldırmak olmuştur.
Dönemin dünyadaki en büyük deniz gücüne sahip olan İngiltere;Amiral Carden komutasındaki donanmasını tarihi bir sembol olan 19 Şubatta harekete geçirdi. Donanmasının Boğaz’da görülür görülmez Türklerin toplarını bırakıp kaçacağını ve çok kolay bir zafer kazanacaklarını düşünen İngiltere ve müttefikleri 18 Mart 1915 tarihinde donanmalarının üçte birini kaybederek geri çekilmek zorunda kalmışlardır.
İngiltere ve müttefiklerine karşı deniz savaşını kazanan Osmanlı İmparatorluğu;Birinci Balkan savaşında yaşadığı hezimetin utancını üzerinden atıp ordu ve milletin maneviyatını ve moralini yükseltip kendine olan özgüvenini yeniden sağlayan önemli bir zafere imza atmıştır.
Osmanlı ordusunun bu zaferi sonrasında Boğazları denizden geçemeyeceğini anlayan İngiltere ve müttefikleri sömürgelerinden topladıkları köle ve askerler eşliğinde 25 Nisan 1915 tarihinde kara savaşlarını başlatmışlardır. Osmanlı devletinin Sofya Askeri Ataşesi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu tarih itibarıyla kara savaşlarına katılmıştır.
Çanakkale savaşında 5.Ordumuza komuta eden Alman General Liman VonSanders’in İngiltere ve Fransa’nın yapacağıçıkarmayı kıyılar yerine iç kesimlerde karşılayıp Almanya üzerindeki yoğun askeri baskıyı bölgemize kaydırmak arzusuyla savaşı uzatma planına Gazi Mustafa Kemal Atatürk şiddetle karşı çıkmış, düşmanın kıyılarda tutunmasına fırsat vermeden derhal imha edilmesini ve ağır zayiat vermeleri gerektiği stratejisini kabul ettirmiştir.
Çanakkale kara muharebelerinde hiç arzu edilmeyen veya utanç verici gelişmelerde yaşanmıştır. Bu utanç verici gelişmelere verilecek en bariz örneklerden birisi Fransa sömürgesi olan Senegal’den savaşa katılan askerlerdir. Bu askerler ellerine silah olarak sadece yöresel palalarını almayı tercih etmişler, tüfek ve benzeri silah kabul etmemişlerdir. Bu köle askerlerin yaptığı insanlık dışı vahşetler arasında yaralı ve şehit düşen askerlerimizi palalarla kesip parçalamaları önemli yer tutmuştur.
Arzu edilmeyen gelişmelerden biriside 19 Mayıs 1915 gecesi saat 03.30 sıralarında Arıburnu cephesinde ANZAK’lara karşı yapılan genel taarruzdur. Bu taarruzu önceden haber alan 12.000 ANZAK askerlerinin geneline makineli tüfekler verilmiş daracık bir alana 42.000 askerimiz yığılmış halde taarruz yaptırılmıştır. Bu taarruzda tamamı makineli tüfekli ANZAK askerlerinin baraj atışlarıyla 3 saatte 10.000 civarı vatan evladımız şehit veya kayıpverilmiştir. Şehitlerimiz o kadar fazla olmuştur ki daracık bir alanda üst üste yığınlar halinde kalmışlardır.
Çanakkale muharebelerinde arzu edilmeyen gelişmelerden bir diğeri 25 Nisan 1915’de kara savaşına katılıp 3 te 2’si şehit olan 57.Alayımızın sancağının ANZAK askerleri tarafından esir edilmesidir. Bu sancağımız ne yazık ki halen Avustralya Melbourne müzesinde sergilenmektedir.Esir edilen 57. Alay sancağımız nedeniyle bu güne kadar TSK’da 57. Alay kurulmamıştır. Esaret altındaki sancağımızın kurtarılma beklentisi günümüze kadar gelmiştir.
Çanakkale kara muharebelerinde 25 Nisan 1915 tarihinde 1.500 kişilik İngiliz sömürgeleri Avustralya ve Yeni Zelanda ( ANZAK) askerlerinin çıkarma yaptığı Arı Burnu kıyısı ve sahili İngiliz tabiri ile “Anzak koyu”maalesef halen dahi resmen İngiliz toprağı statüsündedir.
İngiltere Lozan antlaşmasına koyduğu 129’ncu madde gereği ANZAK’ların çıkarma yaptığı bu sahil toprağımızın 1.500 metrekaresini ( 1.500 Anzak asker sayısına ithafen) İngiliz toprağı olarak kayda geçirmişlerdir. Bu nedenle ANZAK’ların torunları her yıl 25 Nisan’da burada toplanıp ayin yapmakta, ne acıdır ki vatan tarihini bilmeyen bazı gençlerimizde onlara eşlik edebilmektedir.
Çanakkale savaşında arzu edilmeyen gelişmelerden bir diğeri ise İngiltere-Fransa ve sömürge askerlerinin 09 Ocak 1916 tarihinde hiç zayiat vermeden geri çekilmeleridir. Bir savaşta en zor ve en fazla zayiat verilen safhalar çıkarma ve geri çekilme safhaları olmasına rağmen düşmanlar aldatma, tuzaklama gibi faaliyetlerle hiç zayiat vermeden geri çekilebilmişler, kurdukları aldatma ve tuzaklama yöntemleriyle asker zayiatımıza dahi neden olmuşlardır.
Çanakkale deniz zaferimizin 111.yılı kutlu olsun. Mekanı cennet tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyor; Allahtan rahmet diliyorum.
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)
Çağdaş Sürücü
YILDIZ TOZUNDAN HÜRMÜZ ÇALKANTISINA
İbrahim Hakkı Gündoğdu
TEKLİFİM VAR, AH ŞU ÖĞRETİM- EĞİTİM
Turan Ateş
YARGIDA YAŞANAN SIKINTILAR...
Olgun Sert
ÇANAKKALE SAVAŞI VE 57.ALAY SANCAĞI
Şakir Albayrak
PEYGAMBERSİZ İSLÂM MI OLUR?
Taner Yıldız
TAŞ ATARAK TANKLARI DURDURACAĞINI ÜMİT EDEN ÇOCUKLAR ve ZULME SESSİZ KALAN ZALİM İDARECİLER
Hasan Topçu
BEN BU KÖYÜN NAMUSUYUM
Fuat ÖZGEN
BİZE ASIM’IN NESLİ GEREK
Saniye Altakhan
MAÇI İZLEDİM
Serpil Başer
UYANSANA ANNEM