Advert

Advert

Advert
Ali Çetinkaya
Ali Çetinkaya
Giriş Tarihi : 25-02-2021 08:43

DEMEDİ DEMEYİN

       Geçmişe baktığımızda bu güne ve geleceğe ışık tutacak o kadar yaşanmış, yapılmış  örnek var ki. Hem de yakın tarih imiz diyebileceğimiz zamanlarda. Hafızalarda tazeliğini hala koruyor. Birazcık bakabilsek, bu gün ve gelecekte bizleri hata yapmaktan alıkoyacak, devletimizin ve milletimizin zarar görmesini engelleyecek. Fakat biraz tarih özürlü bir millet olduk. Olaylara, yaşanmışlara bakıp ders çıkarmak yerine, yalan yanlış söylenenlere bakıyor ve hatalar zincirimize yenilerini ekliyoruz.

      Yıl 1838. Yine bu günlerdeki gibi ekonomi buhranlı günler yaşıyor.Devlet çıkış yolu arıyor. Zamanın en yüksek adamları sanılan, beceriksiz, basiretsiz, dirayetsiz devlet adamlarının yaptıkları yanlış işler yüzünden Osmanlı devletini yıkılma sürecine taşıyan hatalar zincirinin ilk halkası.

  

    İngilizlerle yapılan   Balta Limanı Ticaret Anlaşması:

Devletin buhranlı günleriydi. 1826 da Yeniçeri Ocağı nın kaldırılması, 1827 de İngiliz, Fransız, Rus ortak donanmasının  Navarin limanında donanmamızı imha etmesi, 1829 da Rus orduları nın Edirne yi alıp İstanbul a doğru ilerlemesi, 1833 te İngiltere ve Fransa nın teşvikiyle  Mısır valisi Kavala lı Mehmet Ali Paşa nın ordusuyla Kütahya ya kadar ilerlemesi. Bu ilerlemeyi durdurmak için Ruslardan yardım istenmesi. Rusların Akdeniz e inme tehlikesine  ve Mehmet Ali Paşa nın  tekrar saldırmasına karşı  İngiltere Osmanlı yı destekledi. Buna karşılık olarak da “Balta Limanı Ticaret Anlaşması” nı Osmanlı ya kabul ettirdi.Bu anlaşmadan sonra Osmanlı devleti İngiltere nin açık pazarı haline geldi.Anlaşma 16 Ağustos 1838 de Sadrazam Reşit Paşa nın Boğaziçindeki Baltalimanı ndaki konağında Reşit Paşa ile İngiliz elçisi Ponsanby arasında imzalandı.

       Hemen  sonrasında benzer anlaşmalar Avrupa nın diğer güçlü devletleriyle de yapıldı. Osmanlı devletini çöküşe kadar götürecek bu anlaşma, devletin önde gelenlerine ve halka öve öve anlatıldı. Tıpkı zamanın başbakanı Tansu Çiller in 6 Mart 1995  te imzalayıp, 31 Aralık 1995 te yürürlüğe giren AB  İle yaptıkları Gümrük Birliği Anlaşması  nın halkımıza öve öve anlatılıp, üstelik bir de alkışlatılması gibi.

       İngilizlerle  ve daha sonra diğer güçlü Avrupa devletleriyle de benzer şekilde yapılan bu anlaşmalar, Osmanlı devletinin ekonomisini çökertti. Üreticinin rekabet gücünü elinden aldı. Çünkü yabancıların mallarına vergi avantaları getirildi, yabancı mallarına serbes dolaşım hakkı verildi, hatta Osmanlı dan yapılan ihracatta da yabancıların kontrolüne geçti.İşin özü   bu  anlaşmayla kendi üreticisi, kendi tüccarı yerine yabancı tüccarı korumayı kabul etmiş oldu.

    İngilizler bu anlaşmadan “ŞAHESER” diye söz ederler.

    Bu süreçte Osmanlı Devleti nin gelirleri  azaldı. Küçük sanayici çöktü. Devlet harcamaları da ısraflarla  birlikte arttıkça arttı. Paranın değeri düştükçe düştü.

    Bu kadar olumsuzluklara rağmen dış borç alınmadı. Ta ki 1854 Kırım Savaşı na kadar. Çünkü Osmanlı devleti dış borç  almayı onur kırıcı buluyordu. Fakat  Kırım Savaşı ile birlikte ilk dış borçlanmayı gerçekleştirdi. Önceleri  dış borç almayı onur kırıcı bulan Osmanlı  Devleti nde daha sonraları dış borç bulabilecek sadrazamlar. Nazırlar iş başına getirilir oldu. Artık dış borç bulabilmek bir marifet ve övünç kaynağı olmuştu.

      2. Abdülhamit in tahta çıktığı 1876 yılına kadar tam 15 büyük borçlanma gerçekleşti. Dünya ölçeklerine göre misli misli faizlerle yapılan bu borçlanmalar Osmanlı ekonomisini zaten bitirmişti ki Abdülhamid in sadrazamı Rus Nedim Paşa 1876 da devletin iflasını ilan ederek adeta son noktayı koydu.

      1881 de “Duyun-u Umumiye” kurulduktan sonra  ekonominin yönetimi Osmanlı nın elinden çıkmış, artık bütçe yapma hakkı bile kalmayarak ekonomik bağımsızlığımız elden gitmiştir.

    Osmanlı ekonomisinin idaresini ele geçiren Avrupa devletleri  yöneticisi olduklaru Duyun-u Umumiye  yönetisi adamları marifetiyle “REJİ” İdaresini de kurdurarak en büyük gelir kaynaklarından olan  tütün, tuz ve alkolü de  idaresine geçirerek, 1925 yılında Atatürk ün REJİ yi devletleştirip, TEKEL e dönüştürene kadar, yaptığı yanlış, haksız ve katı uygulamalarla Türk Milletinin hafızasında derin  bir travma oluşturmuştur.

      Yine  bu dönemde  yapılan saraylar  ve müsrif harcamalarla  Osmanlı sarayı yıkılışı hızlandırmak için adeta çaba harcamış gibidir.

      Bu dönemde yapılan demiryolları, Hicaz Demiryolu hariç, emsallerine göre misli misli fiatların yanı sıra, 95 ve 100 yıllık imtiyazlarla, kilometre gelir garantili  olup, her yıl garanti edilen miktar devlet kasasından karşılanmış, bazı yararlarının yanı sıra demiryolları da  Osmanlı Devleti nin yıkılan duvarlarına  balyozu indirmiştir.

     Bunlar ve bunlara benzer bir çok hadise Osmanlı devletini tüketmiş, artık dış saldırılara karşı kendini koruyamaz duruma getirmiştir. 1914 e gelindiğinde, zaten Osmanlı Devletini yıkmak ve paylaşmak üzere başlatılan 1. Dünya Savaşı arefesine gelindiğinde, Osmanlı Devleti adeta diz çökmüş duruma getirilmişti.

      Yakın geçmişimizde bu kadar tecrübe varken, şöyle bir bakıp ders çıkarmamak, bizi yine benzer felaketlere götürebilir. Son 50-60 yılımıza bakıldığında benzer hataların ısrarla yapıldığını görüyoruz.

      Bizden söylemesi. Tarihi olaylardan ders çıkarmazsak, tarih bize aynı acıları tekrar tekrar yaşatır.

       Demedi demeyin.

 

                                                                                              Ali ÇETİNKAYA

      

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya

DİĞER YAZILARI DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ANISINA...İKİ TERS BİR DÜZ 10-03-2021 19:52 MÜJDE 04-03-2021 22:23 DEMEDİ DEMEYİN 25-02-2021 08:43 HARAMZADE 05-02-2021 11:28 RUS NEDİM PAŞA 19-12-2020 18:14  GÜVEN-BALIK NUHUN GEMİSİNE BİNMEDİ 19-11-2020 23:24 ŞEHİR-SANAT-KÜLTÜR-TARİH-EDEBİYAT VE SAKARYA 28-06-2020 22:24 VİRÜSLÜ GÜNLERDEN SONRA; DUR BAKALIM NE OLACAK 10-05-2020 14:29 100. YILINDA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 23-04-2020 18:34 YARINA ÜMİTLE YÜRÜYENLER VE KÖY ENSTİTÜLERİ 18-04-2020 20:39 KORONA VİRÜS... YAŞAMAK AĞIR BASIYOR BENDE 27-03-2020 18:29 TÜRK HALKI BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR...ÖĞRENCİ YURTLARI 17-03-2020 22:12 MUSUBET YAKINDR, NASİHAT BOŞUNA… 07-03-2020 04:02 PAROLA. KAZ DAĞI İŞARETİ. DİPSİZ GÖL 06-12-2019 21:38 DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI 02-07-2018 13:39 MEB’DE HEP AYNI TERANE 13-06-2018 10:23 SELANİK'TE 19 MAYIS 20-05-2018 15:37 ASKIDA KAHVE     17-01-2018 18:56 ASLAN YÜREKLİ CÜCE ALİ ŞAMİL 29-08-2017 21:25 Taraklı’ da Bir Masa... DINGILDAK MASA 01-07-2017 11:43 Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu ve Halit Molla 22-06-2017 01:36 GÜN SAZAK CİNAYETİ 27-05-2017 22:21 19 MAYIS’TAN 9 EYLÜL’E 19-05-2017 21:07 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 07:48 BU SEFER HEP BİRLİKTE 1 MAYIS... 01-05-2017 13:19 Lozan Ve Ali Şefik Özdemir Bey’in Musul Harekatı 06-10-2016 10:26 9 EYLÜL Hasan Tahsin ve Yüzbaşı Şerafettin 09-09-2016 22:51 Viva İzlanda 09-07-2016 22:53 İftar 27-06-2016 01:52 Muhammed Ali 07-06-2016 17:48 Ermeni Soykırımı Kabare Tiyatrosu 2 Haziran’da Almanya’da Seyredildi 05-06-2016 00:22 ÜSMEN 15-05-2016 03:14 Eski Köyden Mahalle Olmaz 22-04-2016 09:48 REJİ’DEN TEKEL’E; TEKEL’DEN NEREYE 04-04-2016 15:31 REJİ 27-03-2016 19:55 İstiklâl Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif 15-03-2016 09:16 Şimdiki Teröristler Çok Şanslı Çok!!! 02-03-2016 00:41 Bay Jones'un Çiftliği 18-02-2016 12:03 Mülaene, Mübahele ve Fasık 10-02-2016 08:23 Avukat Olmak Da Zor İş Be! 01-02-2016 22:01 Anahtar Kelimeler Deniz, Namaz ve Rus 26-01-2016 23:57 İlk Kurşun ve Üç Kılıç 17-01-2016 21:04 Ali Fuat (Cebesoy) Paşa [23 Eylül 1882-10 Ocak 1968] 11-01-2016 08:03 Sonradan Gurme'ler 05-01-2016 21:55 Hoşgeldin 2016 31-12-2015 20:13 Adı Duyulmamış Kahramanlar (3): Nefer Şaban 28-12-2015 12:48 Adı Duyulmamış Kahramanlar (2): Karatepeli Halil 21-12-2015 07:24 Adı Duyulmamış Kahramanlar (1): Mehmet Çavuş 09-12-2015 09:21 Öğretmenler Günü’nün Ardından 28-11-2015 23:28 Çetinkaya İlk Yazısıyla Sitemizde 28-11-2015 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA