1587 yılında İngiltere'den yola çıkan 115 kişilik bir grup, Yeni Dünya'da yeni bir hayat kurma umuduyla Roanoke Adası'na yerleşti. Aralarında kadınlar ve çocuklar da vardı. Hayalleri büyüktü; okyanusun ötesinde yeni bir başlangıç yapmak istiyorlardı. Ancak üç yıl sonra koloninin lideri John White geri döndüğünde karşılaştığı manzara, tarihin en büyük gizemlerinden birine dönüşecekti.
Evler boştu.
İnsanlar yoktu.
Ne bir mezar vardı ne de bir çatışmanın izi.
Sadece bir ağaca kazınmış tek bir kelime vardı:
"CROATOAN"
O günden bu yana yüzlerce tarihçi, arkeolog ve araştırmacı bu gizemin peşine düştü. Acaba kolonistler öldürülmüş müydü? Açlık mı onları yok etmişti? Başka bir yere mi göç etmişlerdi? Yoksa bölgedeki yerli topluluklarla birleşerek yeni bir hayat mı kurmuşlardı?
Belki de Roanoke'un asıl gizemi insanların nereye gittiği değildir.
Belki asıl soru şudur: Bir topluluk tamamen ortadan kaybolabilir mi?
Bugün elimizdeki arkeolojik bulgular, kolonistlerin büyük ihtimalle yerli halklarla kaynaştığını gösteriyor. Demir işleme kalıntıları, İngiliz seramikleri ve çeşitli buluntular bu ihtimali güçlendiriyor. Eğer bu doğruysa, tarihin "kayıp koloni" olarak anlattığı insanlar aslında kaybolmadılar; yalnızca başka bir kimliğin içinde yaşamaya devam ettiler.
Bu durum Roanoke'u sadece tarihî bir olay olmaktan çıkarıp insani bir hikâyeye dönüştürüyor.
Çünkü bazen insanlar ölmeden de kaybolabilir.
İsimleri unutulur, kayıtları silinir, kökenleri belirsizleşir. Fakat yaşamaya devam ederler. Belki bir çocuğun gözlerinde, belki bir dilin kelimelerinde, belki de nesilden nesile aktarılan bir hikâyenin içinde...
Roanoke'un sessizliği bu yüzden etkileyicidir. Ortada ne kahramanca bir son vardır ne de büyük bir felaketin kanıtı. Sadece cevapsız sorular ve insan merakının hiç dinmeyen sesi...
Aradan dört yüz yılı aşkın zaman geçti. Teknoloji gelişti, uygarlıklar değişti, insanlar uzay teknolojisi ile ilgileniyor. Fakat bir ağaca kazınmış tek bir kelimenin sırrı hâlâ tam olarak çözülemedi.
Belki de bazı gizemler çözülmek için değil, insanlığa alçakgönüllülüğü hatırlatmak için vardır.
Ve Roanoke, tarihin derinliklerinden bize hâlâ aynı soruyu fısıldıyor:
"CROATOAN..."
Gerçekten ne oldu?
Selam ve saygılarımla.
Telif Hakkı ve Sorumluluk: Bu köşe yazısındaki fikirler yazarın şahsi görüşleridir ve sorumluluğu yazara aittir. Yazının tüm hakları saklıdır; kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Çağdaş Sürücü
Croatoan: Tarihin En Büyük Sessizliği
Turan Ateş
MEDYADAN BİR HABER ve YORUMLAR
İbrahim Hakkı Gündoğdu
SUMUD BİN UMUT
Şakir Albayrak
SANAT ve BİLİM KONULU SOHBETİM
Olgun Sert
ANITKABİR’DE MİNİ ETEKLİYE CEPHE SELAMI PROTOKOLÜ
Taner Yıldız
TAŞ ATARAK TANKLARI DURDURACAĞINI ÜMİT EDEN ÇOCUKLAR ve ZULME SESSİZ KALAN ZALİM İDARECİLER
Hasan Topçu
BEN BU KÖYÜN NAMUSUYUM
Fuat ÖZGEN
BİZE ASIM’IN NESLİ GEREK
Saniye Altakhan
MAÇI İZLEDİM
Serpil Başer
UYANSANA ANNEM