İsrail ABD Başkanı Trump’ı İran’a saldırması yönünde zorluyor. Trump İsrail’in bu baskısına rağmen süreci zamana yaymaya,risk analizleri yapmaya,bölgeye çok maksatlı yığınak yapmaya devam ediyor.
Değerlendirmeme göre Trump muhtemelen Ramazan bayramı sonrası İran’a seyir füzeleri ağırlıklı saldırı başlatacak. Bu saldırı ile birlikte İran’ın iç dengelerini sarsıp ayrılıkçı gruplara silahlı eylemler başlatıp önceliğini bu gruplara destek vermeye yöneltecek. Ramazan bayramı öncesinde yapılacak saldırı da mutlaka bölgesel savaş çıkacaktır.
ABD’nin İran’a yönelik yapmayı planladığı zorlama saldırı öncesi hedefindeki her ülkeye yaptığı gibi İran’daki hassas mevkilerde hazırda tuttuğu ve satın aldığı ajanları ile tam anlamıyla bağlantı kuramadığı veya bu ajanlarının İran tarafından deşifre edilip tecrit edildiği anlaşılıyor.
İran,Haziran ayında yaşadığı 12 günlük İsrail saldırısından çok ders çıkarmışa ve çok daha etkin hazırlık yapmışa benziyor.
ABD Başkanı Trump,Rus lideri Putin’in Ukrayna’ya yaptığı saldırı misali çok büyük hesap hatası yapıyor. Rusya,Ukrayna’ya yaptığı saldırı da İngiliz oyunlarına aldanıp 1940’lı yıllara ait savaş doktrini ile saldırmanın verdiği hüsranı yaşamışsa aynı hüsranı bu kez ABD yaşayacaktır.
ABD’nin dünya sömürgeciliğinde mızrak ucu olarak kullandığı ordusunun deniz gücü ağırlıklı savaş doktrininin ne kadar hatalı olduğunu,ne kadar demode olduğunu bu kez ağır bir hasarla anlayacak ama alacağı hasar Çin projesi olan ABD’nin bölünmesinin başlangıcı olacak.
Çin kendi stratejik çıkarlarının ABD tarafından dünyanın her yerinde bloke edilmesinin önüne geçmek için bu kez İran’ı kırmızı çizgi olarak görüp kimsenin bilmediği veya henüz kullanılmayan çok ileri teknolojileri İran’a verip kumanda odasında kendi uzmanlarını konuşlandırdığını yakında görmüş olacağız.
ABD’nin İran’a saldırısı nasıl ki Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı ve 1940’lı yıllarda kalan tank savaşı doktrinini demode hale getirmişse günümüzde de ABD’nin kullandığı uçak gemisi ve savaş gemileri doktrini artık demoda haline dönüştürecektir.
Ülkemiz yönünden İsrail’in şu andaki en önemli projesi Akkuyu nükleer santralinin imhası ve 2028 yılından önce Türkiye’nin bir an önce savaşa girmesidir. Bu aşamada gerekli önleyici tedbirler en üst seviyede alınmalıdır.
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)
