Reklam
https://www.sakaryadetayhaber.com/files/uploads/user/6107f0a7614917c3c78a74ebe45f00ca-616edffbe5bfa4fdf722.jpg
Olgun Sert

ABD-İRAN-İSRAİL ŞEYTAN ÜÇGENİ

03-08-2024 17:33

Gündemimiz her zaman olduğu gibi Orta Doğu,.. ABD, İsrail,İran,Filistin ve katledilen masumlar...

 

ABD’nin toplam borcu yıllık bütçesinin neredeyse iki katına gelmiş durumdadır. ABD halihazırda  Çin’in yıllık ihracat toplamı kadar yıllık faiz ödüyor. Serbest piyasa ekonomisi ve modern ekonomik kurallara göre ABD ekonomisinin yıllar önce iflas etmesi, uluslararası kredi derecelendirme puanının çöp seviyesinde olması,eyaletlerin ve halkın isyan etmesi,iç savaş çıkması ve parçalanması  gerekiyordu ama asla öyle olmuyor.

 

ABD’nin bu kadar borç batağına saplanmasına rağmen halen dahi dünyanın süper gücü olarak addedilmesinin elbette bir sebebi var. Bunun en önemli sebebi ABD’nin dünya piyasalarına mal ve ürün ihraç etme yerine sadece baskı maliyeti olan karşılıksız dolar ihraç etmesidir. ABD karşılıksız olarak dünya piyasalarına ihraç ettiği dolarların genel toplamının karşılığını ödemeye kalksa yirmi tane ABD’yi satsa yine ödeyemez hale gelmiştir.

 

ABD varlığını sürdürebilmek için mutlaka savaş ekonomisi ile geçinmek zorundadır. Bunun en son örneğini Rusya-Ukrayna savaşında çok net olarak görmüş olduk. ABD kullanım süresi dolmuş veya dolmak üzere olan silah ve mühimmatlarını Ukrayna’ya borç adı altında transfer etmekle kalmadı merkez bankası matbaalarında bastığı yaklaşık 200 milyar ABD dolarını Ukrayna’ya borç adı altında gönderdi. Ukrayna’da ABD matbaalarında yeni basılmış mürekkep kokulu dolarlarla istediği ülkeden istediği ürün ve hizmeti çok rahat tedarik etmeyi sürdürdü. ABD; Rusya-Ukrayna savaşını Avrupa’daki ülkelere karşı Rus tehdidi olarak göstererek milyarlarca dolar silah sattı ve satmaya devam ediyor.

 

ABD için Orta Doğu karşılıksız bastığı dolarları dünya piyasalarına yaymak için petrol karşılığı  zorunlu olarak ödenen para transfer merkezi olarak kullanmaktadır. Kendi ihtiyaçlarını ayrıca bu piyasadan satın alarak bedelini daha sonra arzu ettiği kadar ödemek kaydıyla kendi merkez bankasına tahvil olarak koymaktadır. ABD bu bölge de çıkarlarının bekçiliği yanında bölge ülkelerinin her zaman için sürekli olarak silah satın almak zorunda kaldıkları tasmalı bekçi olarak İsrail'i kullanmaktadır. İsrail ise efendisinin çıkarlarını korumak,kollamak ve sürdürülebilir halde tutmak için kendisine verilen rolün gereğini yapmaktadır.

 

İran konusuna gelince... İran nüfus olarak heterojen bir yapıya sahiptir. Bu demografik yapıyı bir arada tutmak için mutlaka bir tehdit unsurunun ve siyasi bir modelin görünürde olması gerekir. İran bunu sözde çok iyi oynamakta veya oynadığını zannetmektedir. İran’ın tek derdi iç kaygıları yaşamak yerine dışarıya kaygı ihraç etmektir. Bunun için Azerbaycan ile iyi komşuluk ilişkileri yanında siyasi ve ekonomik ilişkileri de geliştirmek isteyen Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin suikaste kurban gitmesi dahil gereken her şeyi hiç çekinmede yapmaktan geri durmamıştır.

 

Son günlerde İsrail’in ülkemize ve Cumhurbaşkanımıza hakaretlere varan sataşma ve siyasi saldırılarda bulunmasının asıl sebebi aslında ABD-İran ve İsrail şeytan üçgeninin ortak planlarını ifşa etmiştir. Bu şeytan üçgeninin unsurlarından olan İsrail, ABD ve İran’ın telkinlerine rağmen yıllarca oynanan oyunun son perdesinin erkenden açılmasını istediği için hamleler yapıyor. ABD-İran ve İsrail şeytan üçgeninin asıl hedefi Türkiye’ye bir bahane ile askeri saldırı hedefi yapmaktır. Aslında bu saldırıyı yakın zamanda planlamıyorlar ama İsrail biraz sabırsız davranmaya başladı. Türkiye’ye karşı askeri hamle için ABD destek aparatları olan Irak,Suriye ve İran ile ülkemizdeki Pkk unsurlarını, iç siyasi ve legal görünümlü örgütlerin liderliğindeki iç hareketliliğinin devamında halk kalkışmasının ortamını tam olarak hazırlayamadı.

 

Yıllardır Orta Doğu, ABD-İran ve İsrail şeytan üçgeni ile aparatlarını takip eden biri olarak şunu belirteyim:

 

            İsrail ve İran savaşı asla çıkmayacak. İran kendi ideolojisini yaşatmak,heterojen nüfusu ve demografik yapısını kontrol altında tutabilmek için İsrail’i, İsrail’de ABD’nin ekonomik çıkarlarının tasmalı bekçiliğini yapmak için İran’ı kullanmaya, ABD ise bölgenin tüm zenginliklerini sömürüp bol bol silah satmaya, İran ise ABD’nin 1979 yılında Humeyni ile başlattığı bölgesel çıkarlarına gerekçe oluşturma siyasetlerine devam edecektir. 

 

            Ulusal ve bazı dünya medyasının dile getirdiği gibi asla dünya savaşı çıkmayacak. Dünya savaşının çıkması için Müslüman olmayan ülkelerin ve müttefiklerinin birbirleriyle savaşması gerekir. Müslüman'ın Müslüman olmayanla savaşması dünya savaşı değil savaşan Müslüman ülkenin parçalanması adına sözde demokrasi getirme savaşı olacaktır.

 

            Orta Doğu’da sınırları belli, hiç başkalarına saldırmayan, bölgesel toprak,siyasi ve dini hedefleri olmayan,komşuları ile iyi komşuluk ilişkileri olan bir İsrail asla olmayacak, Filistin, amaçlar için kullanılan bir araç olarak ve kanayan bir yara şeklinde kalmaya devam edecektir.

 

Ülkemizin geleceği için temkinli olmak adına kaygılarımı muhafaza etmekle beraber asıl hedefin Türkiye olduğu gerçeğinden hareketle bir iki yıl daha sürmesi beklenilen ve her tehdide karşı tam hazırlıklı olma evresini biraz daha hızlandırıp öne almakta, FETÖ ve diğer yapılanmaların kritik noktalar dahil her alanda tamamen temizlenmesinin  çok hassas hususlar olduğunuı değerlendiriyorum.

 

ABD’nin İran üzerinden Orta Doğu bölgesindeki çıkarlarına gerekçe oluşturmak için 1979 yılında İran’a gönderdiği Humeyni düzeninin benzerini 15 Temmuz 2016’da ülkemizde de uygulamak isteyip başarısız olması planlarının bittiği anlamına gelmemektedir.

(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)

 

 

 

 

 

 

 

Neler Söylendi?