Daha öncede yazdım. İsrail bölgedeki yayılmacılığının önündeki en büyük engel olan Türkiye ile savaş kıvılcımını başlatıp vekil gücü olan ABD ile Türkiye'yi savaştırma planını erkene aldı. Bunun asıl sebebinin yakında deneme üretimine geçecek olan Akkuyu nükleer santrali olduğunu değerlendiriyorum. İsrail, Türkiye’nin nükleer teknolojiye geçmesinin önüne geçmek ve Türkiye’nin askeri yönden bölgede süper güç haline geleceği 2028 yılından önce mutlaka savaş olmasını istiyor.
Bu kapsamda İsrail’in son hazırlıklarını yaptığını, Türk hava savunma sistemlerinin hazırlık durumunu test etmek maksadıyla Suriye’nin sınırımıza çok yakın olan Ebu Zuhur Askeri Havalimanına saldırdığını, asıl maksadının tatbikat olduğunu ve bu saldırıda özel bir teknoloji kullandığını değerlendiriyorum.
İsrail’in saldırısı sonrası Trump’ın atadığı ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Thomas Barrack’ın Türkiye İsrail saldırısına karşı önleme yapabilirdi açıklaması da bana göre bu tatbikatın bir safhasıdır. Bu açıklama Saddam Hüseyin’in 1990 yılında Kuveyt’i işgal öncesi açıklama yapan ABD’nin Irak Büyükelçisi April Glaspie’nin açıklamasına çok benzemektedir. April Glaspie Saddam Hüseyin ile yaptığı görüşmede Irak’ın Kuveyt ile yaşadığı sınır anlaşmazlığına ABD’nin karışmayacağını söylemişti. Saddam Hüseyin buna inanarak Kuveyt’i işgal ettikten sonra ABD’nin işgali sonlandırma bahanesi ile bölgeye gelip Irak’ı parçalaması ve bölgeye çökmesi hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.
Devlet büyüklerimiz elbette gerekli her türlü tedbiri almıştır ama önümüzdeki birkaç ayın çok hassas olduğunu değerlendiriyorum.
İsrail günün birinde mutlaka doğrudan ülkemize saldıracak ve elbette Türk’ün ezici ve yok edici yumruğunu yiyecektir. Toplamda dört saat süreceğini öngördüğüm o gün elbette gelecektir.
Ne Mutlu Türküm Diyene…
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)