Sosyal medya paylaşımları nedeniyle zaman zaman hem eleştiri, hem de haber konusu olan Sakaryalı Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, bir beyaz eşya markasının Anneler Günü dolayısıyla çektiği reklama sert tepki gösterdi.
Reklam içeriğinde iki annenin köpeklere "çocuk" demesine sinirlenen profesör Sofuoğlu, o reklamı paylaştı ve "Bu reklam çocuk sahibi anne babaları apaçık bir aşağılamadır." dedi.
Sofuoğlu X hesabından konuya ilişkin olarak şunları yazdı:
"MİLYONLARIN GÖZÜNE BAKA BAKA YALAN SÖYLÜYORLAR"
"Bir de milyonların gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. O köpektir köpek, oğul değil, evlat değil. Köpekten oğul-kız evlat olmaz, köpeğin de annesi babası olunmaz. Güya temsili bir söylem üzerinden nasıl da hiç yüzleri kızarmadan bu yalanı apaçık söyleyebiliyorlar. Sen kadınsın o köpek, sen onun değil bir insanın annesi olursun ancak. Demek ki bebeklerimizin ve çocuklarımızın yerini bundan sonra köpekler olacak. Bebeklerimiz ve çocuklarımız, köpekler kadar kıymetli değilmiş. Evde köpek bakmayı dayatıyorsunuz da dayatıyorsunuz bunu anladık da bebeklerimizin yerine de mi köpekleri ikame edeceğiz şimdi. Bütün dünyada ve Türkiye'de İnsanlık nüfusu hızla azalıyor diye kıyamet kopuyor. Fakat şu reklamda yapılana bakın!
"HAYAT TARZI DAYATMASI"
Dünya tatlısı, nur parçası yavruların, bebeklerin yerine ikame edilenler köpekler. 2025-2035 10 yıl Aile yılları ilan edilmiş, bunların umrunda değil. Aileyi kalkındırmak için teşebbüslere girişliyor bunların yine umurunda değil. Bu reklamın sadece satışları arttırmak amaçlı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
"BİZİM PARAMIZLA NESİLLERİMİZİ KURUTUYORLAR"
Bu reklamın aslında bir hayat tarzı dayatması olduğu aklınıza gelmiyor mu? Ve bir de satın aldığımız ürünlerle bu şirketleri biz destekliyoruz. Bizim paralarımızla bizim nesillerimizi kurutuyorlar. Bu reklamın milyonlarca kişiyi rahatsız ettiğini tahmin edebiliyorum ama bu reklam ve bunun gibiler tek seferde olumlu sonuç almayı beklemezler. Zamana yayarlar.
"KÖPEK, BEBEĞİN ALTERNATİFİ MİDİR?"
Bu tür reklamlar ve özendirmelerle Allah korusun şimdi milyonların hoşlanmadığı bebek yerine köpek ikamesini bir süre sonra ne yazık ki kabul ettirecekler. Tabii ki Allah'ın hayat verdiği bir canlı olarak köpeği elbette dışlamıyoruz. Ama şu kadarını hiç bilmiyorlar mı: Köpek bebeğin alternatifi midir? Köpeği seviyorsan, köpek de beslersin, çocuk sahibi de olursun ama bebeği dışlayıp köpeği, bebeğin yerine koymanın masum görünebilecek bir tarafı var mıdır?
Öte yandan o reklam, bir de köpek satın almak yerine bebek sahibi olmayı aşağılamakla, para kazandığı toplumun gözünün içine baka baka onu tahkir etmekten geri durmuyor. Hani diyorlar ya, işte çağdaş Türkiye tablosu ve işte çağdaş Türk kadını. Çağdaş Türkiye tablosunda ve çağdaş Türk kadın portföyünde bebek, çocuk yok köpek var öyle mi? Bebekler, çocuklar değersiz öyle mi?
""REKLAM ÖZELLİKLE ÇEKİLDİ"
Bu reklamı bir de iki tane, köpeği olan kadının markette tesadüfen karşılaşması olarak sanırım düşünmüyorsunuzdur. Bildiğiniz gibi bu reklam özellikle çekildi ve bu konu özellikle vurgulandı. İki kadın bebek gibi çocuk gibi büyük bir iştihayla aslında köpekten bahsediyorlar.
"BEBEKLERİNİZİN KÖPEK KADAR KIYMETİ YOK DEMEK İSTİYORLAR"
Orada köpeğin olmasında bir sorun yok. Bu noktada büyük sorun bebeğin ve çocuğun yerine köpeğin ikame edilmesidir. Yani sizin çocuklarınızın, bebeklerinizin köpek kadar kıymeti yok manasını açıkça haykırıyor. Hayatında sadece köpek değil her hayvan sevgisi olan Osmanlı toplumunu yüzyıllar içerisinde İşte bu şekilde özendirmelerle bu hale getirdiler.
"BUNDAN SONRA DA DURMAYACAKLAR"
Yüzyıllar içerisinde aşama aşama dönüştürdüler. Artık bebek yerine, çocuk yerine köpekleri tercih eder duruma kadar bizi bayağılaştırdılar. Bundan sonra da durmayacaklar!
Artık kendi genlerimize geri dönmenin, onları sürekli hatırlamanın zamanı gelmedi mi? Bir de şöyle bir anakronizm yapıyorlar: Ülkede bu kadar yolsuzluk var, kız çocuklarını öldürülüyor, kadınlar öldürülüyor, onlara hiç sesiniz çıkmıyor da buna mı takıldınız şeklinde bir anakronizm yaparlar.
Hepsine itiraz ederiz, hangi haksızlık olursa hepsine karşı çıkarız. Ama bunların sinsice yaptığı, bu kadar haksızlık varken, onlara ses çıkarmazken bunlara mı takıldığınız söylemlerinin de apaçık bir hedef saptırma olduğunu da belirtmemiz gerekir. Bu sinsi söylemler toplumun son derece rahatsız olduğu bu reklam üzerinde oluşacak tepkiyi yumuşatmanın insafsızca teşebbüsleridir."


































