GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-10-2022 13:04   Güncelleme : 20-10-2022 13:13

Hakan Uzan'ın eski eşi Yeşil Salkım: Cem Uzan'a hakkım helal olsun

Hakan Uzan'ın eski eşi Yeşil Salkım: Cem Uzan'a hakkım helal olsun

Şarkıcı ve oyuncu Yeşim Salkım, konuk olduğu programda yaptığı evlilikler ve Adapazarı doğumlu olan eski eşi Hakan Uzan'a dair samimi açıklamalarda bulundu. Salkım aynı zamanda özel hayatına dair çarpıcı bir aldatma itirafı yaptı. Salkım'ın gündeminde Sakaryalı Cem Uzan da vardı. İşte ayrıntılar: 

Haber Global ekranlarında yayınlanan Buket Aydın ile Yüz Yüze'nin bu haftaki konuğu, şarkıcı ve oyuncu Yeşim Salkım'dı. Salkım, yaklaşık 1 buçuk saat boyunca merak edilenleri birer birer yanıtladı. 

İşte Yeşim Salkım'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Benim çok şahane bir hayatım oldu. Çok güzel bir hayatım oldu. Çocukluğunda dedesinin küçücük evinde yeşil yastığını alıp dedesiyle türküler şarkılar söyleyen kız da oldum, koleje giden kız da oldum. Anne babası ayrılınca evliliğe ve aşka inancını yitiren ama sonra köpek gibi aşık olan kız da oldum. Hayata haksızlık ederim "Burada mutluydum, burada mutsuzdum" dersem. Ben 180 ile viraj almış kadınım. 1990 yılından beri psikolog ve psikiyatra giderim. Doktorların da neredeyse hepsini tanırım. Beni görünce ilaç alan var aralarında. Adrenalin ve acıyı, aşkın kavuşulamayanını seviyorum. 

"HAZAN UZAN'DAN SONRA HAYATIMDA MAL VARLIĞI OLAN BİR ERKEK OLMADI"

Boşandıktan sonra özgürlüğü ve nefes almayı hissettim. Boşanmaya karar verdiğimde 48 kiloydum. Günde 4 ilaç ve 4 paket tütün ürünü içiyordum. Özgürlüğümü geri istiyordum. Hakan Uzan'dan sonraki dönemde hayatımda mal varlığı olan bir erkek olmamıştır. 2 çocuğum da parası olmayan, orta halli insanların çocuklarıdır, aşk çocuklarıdır. Proje çocukları değildir. Ama bu o dönemki eşimin kötü olduğu anlamına gelmiyor, benim özgürlüklerim kısıtlanmıştı. Ben kalıplara giremem, kalıpların kıvamına giremem, olmadı da zaten. Ben aşk kadınıyım, aşka çok inanıyorum. Bizim dünyamızın içinde de çok aşk yok. İlişkilere girerken hesaba kitaba bakmıyorum. Hakanla evlenirken 26 yaşındaydım, çok gençtim. Hakan çapkındı, hala çapkın bir adam bence.

"BAKICIM FRANSIZ'DI"

Benim babam bugün Zeki Müren'den sonra anılan o dönemin en önemli sanatçılarından biridir. Ben ilk tekneye babamla bindim, başka bir erkeğin teknesine ihtiyacım olmadı. İlk koleje babamla gittim. Bakıcım Fransız'dı. 16 yaşından sonra bizim hayatımızda kırılma noktaları başladı. Ama hiç oraları bilmezler. Sizin bir aileniz olduğunu... Sokakta birini çevirin, benimle ilgili bildikleri tek şey eşlerimdir. Neler yaptım, umurlarında bile değildir. Bütün kadınlar birbirinin yanındaki adamlara bakıyorlar. Bir erkeğe aşık olursunuz, onun parası da olabilir. Benim güzel bir adamla evli olmam, parasının olması ve mutluluğumuz, karşı tarafı neden rahatsız ediyor olabilir? 

"CEM UZAN'A HAKKIM HELAL OLSUN"

Hakan'la evliliğimde en başlarda Cem ile sorun yaşadık, o da 1 sene sonra bitti. Çok kötü 1 sene geçirdik ama bitti. Herkese hakkım helal olsun, Cem Uzan'a da helal olsun. Ölüm var."

"GÜLBEN İLE HİÇ ARKADAŞ OLMADIM"

Biz yaşamamamız gereken bir süreç yaşadık, ben hayatımdaki herkesi affettim, benim için konu kapandı. Gülben Ergen konusu bitti benim için. Artık 100 metre engelli koşarken geriye bakamam. Herkesin yolu açık olsun. Küslük-barışıklık kavramlarını ortadan kaldıramazsak bu böyle senelerce gider. Ben kime kırılırım? Çok yakınlarıma, eşime, akrabalarıma kırılırım. Ama ben Gülben ile hiç arkadaş olmadım, oturup kahve içmedim. O benim düşmanım değil, dostum da olmadığı gibi. Yolu açık olsun. Çok üzüldüğüm ve canımın çok yandığı günler oldu ama ikimizin de artık büyümüş, ergenliğe girmiş çocuklarımız var. Ben bitirdim, umarım onlar da bitirirler. 

Sahne açtığımda 4 kişiye şarkı söylüyordum. Assolistliği reddettim, serüvenim ondan sonra başladı. 3 sene boyunca üzerime hiç kıyafet almadım. 

"DÜNYA STARI OLMANIN KOLAY OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

90'ların en büyük pop starı Yonca Evcimik idi. Bence o dönemin starı Yonca'dır, Hakan Peker'dir, Yıldız Tilbe'dir, Aşkın Nur Yengi'dir. Sertab Erener'dir, Levent Yüksel'dir. Say say bitmez. Tarkan öyle bir sürece denk geldi ki, üzerine çok doğru oynandı. Tarkan ABD'ye gitti albüm yaptı ama olmadı. Türkiye'den, Müslüman bir ülkeden bir yere bir dünya starı çıkarmazlar. Bizi AB'ye bile kabul etmiyorlar, hangi star? Fatih Akın diyorlar, adam Alman kökenli. Dünya starı olmanın o kadar kolay olmadığını düşünüyorum. Eğer bir dünya starı varsa Sertab Erener'dir. Bugünün popstarı Edis. Aleyna Tilki'nin ayaklarının yere çok sağlam bastığını düşünmüyorum. 

Cem Yılmaz'ın son zamanlarda yaptığı filmleri başarılı bulmuyorum. Kendisini çok severim. 

"MERAL AKŞENER'İ DESTEKLİYORUM"

Bizim ülkemizde son zamanlarda siyaset yapanı göremiyorum. Ya politika yapıyorlar, ya kavga ediyorlar. TikTok videosu çekerek Z Kuşağı ile iletişim kuramaz siyasetçiler. Şu andaki kuşakla hiçbir siyasetçi iletişim kuramaz çünkü ele avuca sığan bir kuşak değil. Ben mesela babamın bile sözü dinlemezdim. Beni yönetecek olanlar, babamın bile dinlemediğim sözünü dinleyeceğimi sanıyorlarsa, yanılıyorlar. Meral Akşener'i kadın olduğu için yakın buluyor ve destekliyorum ama onun haricinde yok. 

"EVLİLİĞİ KARŞIMDAKİ ERKEKLER İSTEDİ"

Kızlar, evlilik bir başarı hikayesi değildir. Toplumların bize dikte ettiği bir akittir. O akit de artık ters dönmeye başladı çünkü erkekler size malınızmış gibi bakıyorlar. Ben hiçbir zaman evlenmek istemedim, karşımdaki erkekler istedi. Evlenmek marifet değil, marifet, sürdürülebilir bir ilişki içinde olmak. Ben onu beceremedim. Evlilik kurumu ne kadına göre, ne erkeğe göre. Erkekler çok da akıllı varlıklar değil, özellikle kadınlar konusunda. Kadınlar istese aslında erkekleri çok kolay idare edebilir ama "hep ben mi seni idare edeceğim" durumu da var. 

Sevgililer gününde bir eşimle İsviçre'de beraberiz, ismini vermek istemiyorum. Oteldeyiz, kapı çaldı, içeri 101 tane gül geldi. Çok mutlu oldum. Sonra baktım eşim içeri gitti, duş aldı, giyindi, valizini aldı gidiyor. "Nereye gidiyorsun?" dedim, "Toplantım var" dedi. "Ama bugün sevgililer günü" dedim, "Tamam işte kahvaltı ettik, çiçeğini de aldım" dedi. O zaman dedim işte keşke bahçede bir tane gül koparıp verseydi de akşama kadar yan yana olsaydık. 

"BÜYÜK KIZIM PAMUK PRENSESTİR"

Eski eşim Mustafa gittiğinde günlerce ağladım, o kadar ağladım ki hastanelik oldum. Ada'nın babasına da gitme diye yalvardım, çocuğumuzu beraber büyütelim dedim, o da gitti ve çok ağladım. Çocuklarım kırmızı çizgimdir, bana her şeyi söyleyebilirler, artık acıtmıyor, alıştım. Ama çocuklarımı ağzına alacak olan bir varlık dünya üzerine gelmedi. Benim çocuklarım hata yapar, bedelini bana öder. Büyük kızım pamuk prensestir. Hatta Pollyanna'dır. 

İlk çıktığım dönemlerde bana dadanmış biri vardı. Kendince geliştirdiği bir dilde bana mektuplar yazıyordu, biz de anlamıyorduk. Savcılığa verdik, bir hapishaneden, akli dengesi pek yerinde olmayan biri çıktı bu kişi.

"KAVGACI BİR YAPIM YOK"

Ben sahiciyim. Dobra değil, sahiciyim. Ben evimde de böyleyim. Emin olun beni şu an izleyen arkadaşlarım "bu bizim kız" diyorlardır. Bir şeyi üzerine çalışarak, araştırarak savunurum. Kavgacı bir yapım yok. Özür dilemem gereken yerde özür de diliyorum. Sosyal medyada yüzde 87 kadın takipçim var. Bu da demektir ki kadınlar bana güveniyor. 

"BABAM KORONAVİRÜSTEN ÖLMEDİ"

Babam koronavirüsten ölmedi. Evdeki yardımcısı koronavirüs oldu, o mikrobu babama geçirdi. Sonra babam hastaneye yattı bir 10 gün kadar, sonra kalbi durduğu için öldü. Ben babamın benim için ne kadar önemli olduğunu, onu kaybedince anladım. Onunla geçiremediğim zamanları, ona ne kadar az sarıldığımı, aramızda hep bir mesafe olduğunu daha çok hatırladım. 13-14 yaşında çatışmalar başladı aramızda ama ben çok aşıktım babama. İyi ki öyle bir babanın kızı olmuşum.

Babamın anneme ihanet ettiğini ve genç kız olduğum o dönemde bunu öğrenmem, babamla arama çok büyük bir mesafe koydu. O sırada Duygu Asena'nın Kadının Adı Yok kitabı çıktı ve onu okudum. O kadına ne kadar yakın olduğumu hissettim. O süreçte çatışmalar başladı. O çatışmalar beni erkeklerle ilgili çok farklı bir boyuta götürdü.

"Evlilik hayatımda asla olmayacak" diye bir yola girdim. O 3 sene babamla hiç görüşmedim. 2. albümüm çıktı ve çok satıyordu. Klip çekerken dekor kafama düştü. Ben herkese "1 dakika" dedim, "babamı çok özledim..." O gün de kandildi, babamı aradım ve kandilinin kutlayarak onu çok özlediğimi söyledim. Keşke biraz daha yaşasaydı, baba çok başkaymış. 

Günümüzdeki evliliklere saygı duymuyorum. Çift telefonla gezen erkek ve kadınlara saygı duymuyorum. 

Çocuklarımın babalarıyla çok iyi ilişkileri var. Çocuklarımın babalarını seviyor, saygı duyuyor ve iyi olmalarını istiyorum. 

"SENİ ALDATIRIM DEDİĞİM BİR KİŞİ VAR"

Hiç aldatmadım ama "Eğer bu böyle devam ederse seni aldatırım" dediğim bir kişi var. Eşlerimden biriydi. İsmi bana kalsın... Bunu duyunca bana "Beni bırakma, ben ona da razıyım" dedi. Saygım daha da azaldı. Yüzde 15'lik gitmeme payım varsa onu da kaybettim. 

 

Kaynak: yenicaggazetesi

AdminAdmin