Advert
Ali Çetinkaya
Ali Çetinkaya
Giriş Tarihi : 17-03-2020 22:12

TÜRK HALKI BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR...ÖĞRENCİ YURTLARI

                                   

 

        Türk halkı bütün Dünya gibi KORONA VİRÜSÜ, virüsün yayılması , yayılmayı önleme       , başka ülkelerde gelişen virüs vakaları, hastaneler, yeni vakalar gibi  küresel  boyutta bir krizle tedirgin bir uğraş ve bekleyiş sürerken bir başka gerçekle yüzleşti.

          11.03.2020 Çarşamba günü ilk virüs vakası açıklandı.4. gün virüslü vaka sayısı 6 ya çıktı. 6. vaka açıklandıktan sonra tedbirler alınmaya başlandı. Eğitim- öğretime ara verildi. Yurt dışından gelenlerin karantinaya alınması ile ilgili uygulama gereği öğrenci yurtlarından bazıları karantina uygulama alanı yapıldı. Umre ziyaretinden dönenlerden  bir grubu Konya da bir üniversite öğrenci yurduna yerleştirdiler.

           Karantinazadeler öğrenci yurdunun çok kötü durumda olduğunu,”ahır gibi” ifadesiyle tepkilerini dile getirince, aslında çok uzun yıllardan beri önemli bir sorun olan öğrenci yutlarının durumunu bir anda memleketin gündemine soktular. Daha önce yapılan eleştirilerin hiç biri bu kadar ses getirmemişti.Dolayısıyla halkımızın büyük bir bölümü bu durumdan haberdar değildi.Bu “ahır gibi” tabiriyle öğrenci yurtlarının çoğunluğunun durumunu dile getiren kişiye ve bunu sosyal medya hesaplarında paylaşıp gündeme gelmesini sağlayanlara aslında teşekkür borçluyuz. Çünkü bu eleştiri ve bu paylaşımlar sorunu gündeme taşıyabilen en etkili, ses getirici haber oldu.

            Aslında öğrenciler yurtlardaki bu sıkıntıları yaşayanlar olarak durumu dile getiriyorlardı. Fakat dinleyen yoktu, duyan yoktu. Artık öğrenciler ve anne babalar sineye çekmiş, yurt yetkili ve yöneticileri vaziyeti idare eder durumda, üstü örtüle örtüle bu güne gelmişti. Ta ki  karantinaya alınan bir umre dönüşçüsünün haykırışına kadar. “ahır gibi”.

            Türkiye nin nüfüsü genç, 18 milyonu aşkın öğrencisi var. Yatılı bölge okulları,yatılı liseler, üniversite yurtları, KYK yurtları, özel yurlar, hatta bazı cemaat ve tarikat yurtları ve diğerleri çok sayıda öğrenci barındırmakta.Yurtlarda yer bulamayıp kirada, kötü ve bakımsız evlerde kalan öğrencilerin sayısı da az değil.

             Hani bizim de öğrencilik hayatımızın bir kısmı bu yurtlarda geçmiştir.Yurtlarla ilgili olumsuzluklar bir çok hükümet döneminde çözüme kavuşturulamadı. Sanki kadercilik gibi sineye çekildi.Karantinazade arkadaşın “ahır gibi” tepkisi sorunun devam ettiğinin göstergesi.

              Öğrencilerin sorunlarını, yutlardaki sıkıntıları kendi öğrencilik yıllarımızdan ve tanık olduklarımızdan yazsak kitap olur. Bir kaçını paylaşayım:

               Yıl 1976  yatılı okul sınavlarını kazandık.Okulun yatakhanelerinin koğuşları 90-100 kişilik koğuşlardı. Kalorifer yok, soba yok.Öğrenciler 12-15 yaş aralığında.Soğuk kış gecelerinde yatağı ısıtana kadar sabah olurdu.

              Yıl 1982, bütün yüksek öğretim birimleri üniversitelere, üniversiteler de YÖK e bağlandı.Çanakkale Eğitim Yüksekokulu na başladık. Okul Trakya Üniversitesi ne bağlandı.Birkaç cemaat- tarikat yurdu var. Ev kiraları yüksek, öğrenciye iki katına veriliyor.Durumu fırsat bilen bazı apartman sahipleri apartmanın kömürlük diye tabir edilen barakalarını eve dönüştürüp öğrenciye kiraya verenler oldu.Bir de tam okulun yanında bir pansiyon vardı. Sahibi de bankerlikten batmış Banker Gönül. Birkaç paralı öğrenci de orada kalabilmiştir belki. Sadece Çnakkale değil, başka vilayetlerdeki arkadaşlarımız da aynı durumdaydılar.

               Bu sırada Çanakkale EYO Daha önce Öğretmen Okulu olduğundan aslında okulun yurdu da vardı. Hatta yataklar ranzalarda hazır, çarşaflar, battaniyeler  yataklarda takılı, hazır durumdaydı. Fakat yurt kapalı. O zaman neden öğrencilere verilmiyor. Meğer  yurt mahkemelik olmuş. Daha önce MEB e bağlı Öğretmen okulunun yurdu iken Trakya Üniversitesi ne bağlanınca  üniversite yurt benimdir demiş. Araya KYK girmiş. Yurdun bana devredilmesi gerekir demiş. Mahkeme bu durumu ilk  beş yıl çözemedi.  Biz okulu bakımsız evlerde, yüksek kiralar ödeyerek okulu bitirdik.Bitirdik ama acısı bizde iz bıraktı.

         Yıl 2011; Bir arkadaşımın çocuğu İzmit Körfez ilçesinde bir Anadolu Lisesi kazandı.Okul il dışından öğrenci kabul ediyor. Yatılı okul. Kayıt yaptırdılar, okulun yurdunu tadilat yapılıyor ayaklarına kapatmışlar, dışarıdan gelen öğrencileri “FETÖ” yurduna yönlendiriyorlar. Tabi ki o zaman fetö dersen dayağı yersin. Hizmet, cemaat, hocaefendi gibi ifadeler kullanılıyor.Özel yurt aradık. Bir tek özel yurt açılmasına dahi izin ve ruhsat vermemiş zamanınMEB yetkilileri.

            Elde olan KYK yurtları, üniversitelerin kendi yurtları, istisnalar hariç çoğu bakımsız, yetersiz. Öğrenciler perişan. Buna rağmen bir de bölge siyasetçilerinin kontenjanları boş bekletilen odalar, koğuşlar var. Bu yurtların olumsuz şartlarına rağmen oraya yerleşmek için torpil aramak zorunda kalan öğrenciler var. Mesela 400 kişilik yurda 900 kişi yedek liste yapmışlar.Bir bakıyorsunuz 1. yedek girememiş, 847. yedek adamını bulup yurda yerleşivermiş.

             Bütün bunların üstüne bir de deprem bölgelerinde, depremde hasar görmüş fakat yıkım yapılmayıp, bakım ve makyaj lı binalarda kalan öğrenciler var. Mesela Sakarya da üniversite öğrencilerin 1999 depreminde hasar görmüş binalarda kalan onbinin üstünde öğrenci olduğu biliniyor.

           Ana – babaların binbir emeği ile büyüttükleri, devletin büyük harcamaları ve öğretmenlerin binbir emeği , uğraşı ile üniversite sıralarına kadar getirilen, devletin ve milletin geleceğini emanet etmek üzere hazırladığımız çocuklarımızın bunlar sadece barınma ile ilgili sorunları.

            Devlet burslarının yetersizliği, öğrenci kredilerinin hem de faiziyle geri ödetilmesi, ev sahiplerinin evlerini öğrenciye piyasa değerinin üstünde fiatlarla kira laması,öğrencilerin beslenme sorunları başta olmak üzere hem devletin, hem milletin bu duruma el atıp çözüm üretme zamanı gelmiş geçmiştir.

             Bu sebeple öğrenci yurduna “ahır gibi” ifadesi ve haberi umarım her kesimin kulağına gider.Devlet-millet, sivil toplum kuruluşları, belediyeler, hayırseverler bu işe el atmalıdırlar.

 

  Çocuklarımız “AHIR GİBİ” yerlere değil, “SARAY” gibi yerlere layıktır.

 

                                                                       ALİ ÇETİNKAYA

            

 

                                                                                   

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya

DİĞER YAZILARI KORONA VİRÜS... YAŞAMAK AĞIR BASIYOR BENDE 27-03-2020 18:29 TÜRK HALKI BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR...ÖĞRENCİ YURTLARI 17-03-2020 22:12 MUSUBET YAKINDR, NASİHAT BOŞUNA… 07-03-2020 04:02 PAROLA. KAZ DAĞI İŞARETİ. DİPSİZ GÖL 06-12-2019 21:38 DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI 02-07-2018 13:39 MEB’DE HEP AYNI TERANE 13-06-2018 10:23 SELANİK'TE 19 MAYIS 20-05-2018 15:37 ASKIDA KAHVE     17-01-2018 18:56 ASLAN YÜREKLİ CÜCE ALİ ŞAMİL 29-08-2017 21:25 Taraklı’ da Bir Masa... DINGILDAK MASA 01-07-2017 11:43 Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu ve Halit Molla 22-06-2017 01:36 GÜN SAZAK CİNAYETİ 27-05-2017 22:21 19 MAYIS’TAN 9 EYLÜL’E 19-05-2017 21:07 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 07:48 BU SEFER HEP BİRLİKTE 1 MAYIS... 01-05-2017 13:19 Lozan Ve Ali Şefik Özdemir Bey’in Musul Harekatı 06-10-2016 10:26 9 EYLÜL Hasan Tahsin ve Yüzbaşı Şerafettin 09-09-2016 22:51 Viva İzlanda 09-07-2016 22:53 İftar 27-06-2016 01:52 Muhammed Ali 07-06-2016 17:48 Ermeni Soykırımı Kabare Tiyatrosu 2 Haziran’da Almanya’da Seyredildi 05-06-2016 00:22 ÜSMEN 15-05-2016 03:14 Eski Köyden Mahalle Olmaz 22-04-2016 09:48 REJİ’DEN TEKEL’E; TEKEL’DEN NEREYE 04-04-2016 15:31 REJİ 27-03-2016 19:55 İstiklâl Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif 15-03-2016 09:16 Şimdiki Teröristler Çok Şanslı Çok!!! 02-03-2016 00:41 Bay Jones'un Çiftliği 18-02-2016 12:03 Mülaene, Mübahele ve Fasık 10-02-2016 08:23 Avukat Olmak Da Zor İş Be! 01-02-2016 22:01 Anahtar Kelimeler Deniz, Namaz ve Rus 26-01-2016 23:57 İlk Kurşun ve Üç Kılıç 17-01-2016 21:04 Ali Fuat (Cebesoy) Paşa [23 Eylül 1882-10 Ocak 1968] 11-01-2016 08:03 Sonradan Gurme'ler 05-01-2016 21:55 Hoşgeldin 2016 31-12-2015 20:13 Adı Duyulmamış Kahramanlar (3): Nefer Şaban 28-12-2015 12:48 Adı Duyulmamış Kahramanlar (2): Karatepeli Halil 21-12-2015 07:24 Adı Duyulmamış Kahramanlar (1): Mehmet Çavuş 09-12-2015 09:21 Öğretmenler Günü’nün Ardından 28-11-2015 23:28 Çetinkaya İlk Yazısıyla Sitemizde 28-11-2015 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA