GÜNCEL
Giriş Tarihi : 18-03-2026 19:18   Güncelleme : 18-03-2026 19:48

SAÜ'lü profesör İlber Ortaylı paylaşımına gelen tepkilere bakın ne yanıt verdi

SAÜ'lü profesör İlber Ortaylı paylaşımına gelen tepkilere bakın ne yanıt verdi

Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel izniyle Fatih Camii haziresine defnedilmesini eleştirem SAÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu'ndan kendisine gelen tepkilere yanıt geldi. 

"MÜSLÜMANLARA ZULÜM" DEMİŞTİ

Kararı protesto eden Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ünlü tarihçinin Fatih Camii haziresine defnedilmesini eleştirirken “Ömründe camiye gitmemiş adamı cami haziresine defnetmek Müslümanlara zulümdür” demişti. 

TEPKİLERE "ZORUNLU AÇIKLAMA" DİYEREK YANIT VERDİ

Sofuoğlu'nun İlber Ortaylı paylaşımı sosyal medyada tepki çekmişti. Gelen tepkiler üzerine kendi deyimiyle "zorunlu açıklama" yapan SAÜ'lü profesör, yine tepki çekecek ifadelere yer verdi. 

"ANITKABİR'E YA DA ÜNİVERSİTELERE DEFNETSEYDİNİZ"

Ebubekir Sofuoğlu Ortaylı için bu defa da "Anıtkabir'e ya da çalıştığı üniversitelerden birine ya da herhangi bir mezarlığa defnetseydiniz hiçbir şey söylemezdim" diye yazınca, yeni gelecek tepki ve eleştirilerin de önünü açmış oldu. Sofuoğlu bakın bu kez neler yazdı:

"ACISINI PAYLAŞIYORUM AMA..."

"Öncelikle İlber Ortaylının ailesinin acısını paylaştığımı ifade edeyim. İlk olarak; İlber Ortaylının vefat haberini duyduğumda arkasından mesaj veya hiçbir görüş paylaşmadım. Fakat Fatih Camii haziresine defnedileceğini duyunca hiçbir hakaret vs işlemeden sadece görüşümü beyan ettim.

"KAMUYA AİT"

Fatih Camii, ecdada bir anlamda kamuya aittir. Nasıl, onun Fatih Camii haziresine defnedilmesini isteyenler bu konuda görüş beyan edebiliyorlarsa, biz de gömülmesini istemediğimizi beyan etme hakkına sahibiz. Onlar görüşlerini ifade edecekler fakat biz İfade edemeyeceğiz öyle mi? Böyle bir şey olabilir mi?

"KİMİ İT SÜRÜLERİ HAKARET ETTİ"

Fatih Camii haziresine gömülmesi haberine kadar hiçbir şekilde görüş beyan etmedim, bu haber çıkmasaydı görüş de beyan etmeyecektim. Ömründe camiye girmemiş adam diyerek Allahlık (haşa) taslamışım, Allah adına karar vermişim gibi gerçekten uzak ve kimi it sürülerinin (afedersiniz) hakaret dolu sözleriyle karşılaştım, Bunun üzerine bir sürü, benim yanımdaydı, önümdeydi, arkamdaydı vs şeklinde bir sürü camiye girdiğine ilişkin şahitlikler sıralandı.

Bunlar çok güzel fakat bunlar yeterli değildir. Bunun da kararını Allah adına ben vermiyorum. Yine onun Elçisi, Efendimiz SAV'in bizzat kendisi veriyor. İslamın 5 şartından ikincisi namazdır, ilk iki şart hiçbir şekilde kişiden sakıt olmaz. Mali gücünüz yerinde değilse ve sıhhatiniz el vermiyorsa (ki bunu İslami hassasiyeti olan bir Hekim söylemeli) oruç, zekat, hac sizden sakıt olabilir (ancak orucun diyetini ödersiniz). Ama mali gücünüz, sıhhatiniz olsun-olmasın Kelime-i Şehadet ve Namaz hiçbir şekilde sakıt olmaz. Göz ucuyla bile olsanız namaz farzdır, kılmanız gereklidir. O namaz da bir-iki kere değil ömür boyu ve günde 5 keredir. Kim, onun için, beş vakit namazındaydı, cumaları hiçbir şekilde kaçırmazdı diyebilir? Zira 3 cumaya üst üste gitmeyenin kalbi mühürlenir.

"NAMAZSIZ VE CUMASIZ DİNİ BÜTÜNLÜK OLUR MU?"

İlber Ortaylı bütün cumaları ve 5 vakit namazı takip eden birisi miydi? Namazsız ve cumasız dini bütünlük olur mu? Onun namaz kıldığını ben gördüm diyerek bir-iki kere gördüğünü söyleyip, ona sürekli namaz kılıyormuş gibi şahitlik yapmışlarsa vay onların haline.

"BU ŞAHİTLİĞİNİZİN HESABINI NASIL VERECEKSİNİZ?"

Bakalım Allah katında bu şahitliğinizin hesabını nasıl vereceksiniz. Çünkü buradaki mevzu bir-iki kere camiye gitti gitmedi değil, günde 5 vakit ve ömür boyu namaz kılıyor mu kılmıyor muydu meselesiydi?

Dini bütünmüş belli etmek istemiyormuş gibi açıklamalar yapıldı. Öyle bir şey de olamaz: Mesela Kelimei şehadet getirilirken sadece içinden iman etmek yetmiyor, dışarıdan da dil ile ikrar etmeniz gerekir. Yani açığa vurmanız şarttır.

Kelimei şehadetteki şart gibi namazı camide kılmak da vacip derecesinde kuvvetli bir sünnettir. Efendimiz SAV Sahabisine, üstelik sabah namazı için sürünerek de olsa mescide geleceksin şeklinde sıkı uyarılarda bulunmuştur. Yani namaz, geçerli mazeret olmadıkça camide, açıktan kılınır, herkes görür. Kimsenin bilmesini istemezdi diye bir mesele burada kişilerin tercihine bırakılmamıştır. Bir de kemalistliğini açıkça ifade eden kişi dindarlığını neden göstermekten kaçınır ki?

Bunun için Yağmur Tunalının alıntıladığım tweette, ibadetlerini gizlemek bir yana Müslümanlara karşı nasıl mesafeli olduğunu, Müslümanları DİNDEN GEÇİNEN TAİFE, CAHİL vs diye nasıl suçladığını kendi gözlerinizle okuyun. Onun için, falancaların arkasından dualar ederdi, hatimler okuturdu da denildi. Bu iyilikler, Türkiyede haziresi önemli 5-10 camiden birisine defnedilme hakkını ona vermez.

"FATİH'E ZÛL DEĞİL Mİ?"

Öte yandan Sultan Fatihin, Ayasofyanın cami olarak kalma konusundaki ısrarının hatta bedduasının bilinmesine rağmen onun müze olarak kalması mücadelesini veren bir kişiyi Sultan Fatihle kabir arkadaşı yapmak Fatihe zûl değil midir? Hem Sultan Fatihe içki içti iftirasında bulunacak hem Ayasofyanın müze olmasını savunacak hem de onun Fatih Camiine defnedilmesi istenecek ama biz de buna karşı hiçbir şey söyleyemeyeceğiz öyle mi?

Anıtkabire ya da çalıştığı üniversitelerden birine ya da herhangi bir mezarlığa defnetseydiniz hiçbir şey söylemezdim"

 

adminadmin