CHP'de sular durulmuyor. PM üyesi Ecevit Keleş'e yönelik eleştiriler ve akabinde yaşanan disiplin süreçleri tartışma konusu olmaya devam ediyor.
CHP Karasu İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Serdaroğlu hakkında, CHP Parti Meclisi Üyesi Ecevit Keleş’in uzattığı eli sıkmadığı iddiasıyla “kesin ihraç” talebiyle disiplin süreci başlatıldığı iddiasının ardından, bu kez de CHP Karasu İlçe Başkan Yardımcısı Vural Sarıkaya cenaze töreninde kendisiyle selamlaşmak için elini uzatan CHP PM Üyesi Ecevit Keleş’in eline vurup, “Sen bize selam veremezsin, seni tanımıyoruz” diye tepki gösterdiği iddiasıyla 'kesin ihraç' istemiyle disipline sevk edildi.
Vural Sarıkaya konuya ilişkin olarak sosyal medya hesabından şunları yazdı:
"ŞAHİDİN VARSA İSTİFA EDECEĞİM"
"BİZİM DEĞİL, SENİN İHRAÇ EDİLMEN LAZIM"
"BU KADAR DA YALAN İFTİRA OLMAZ BİR DE ADAM PM ÜYESİ NEYMİŞ ELİNİ SIKMAMIŞİZ SEN BİZE SELAM VEREMEZSİN SENİ TANIMIYORUZ DEYİP ELİNE VURMUŞUZ VARSA ŞAHİDİN İSPATİN ISTIFA EDECEĞİM PARTİDEN SENİN KOLTUK SEVDAN BİZE ZARAR VERMIYOR SAKARYA DA CHP YE ZARAR VERİYOR BU PARTİDEN BİZİM DEĞİL SENİN İHRAC OLMAN LAZIM Kİ SAKARYA DA CHP BİR YERLERE GELSİN"


14 MART GÜNÜ BU PAYLAŞIMI YAPMIŞTI
Vural Sarıkaya 14 Mart tarihinde ise sosyal medya hesabından şunları yazmıştı:
"CHP Sakarya İl Başkanlığı tarafından, parti tüzüğünün 68/b maddesinde yer alan “partide aldıkları görev, sorumluluk ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışta bulunmak” hükmü gerekçe gösterilerek, hakkımızda kesin çıkarma istemiyle disiplin süreci başlatıldığı yaklaşık bir ay önce tarafımıza tebliğ edilmiştir.
Söz konusu işlemin dayanağı olarak ise, İlçe Başkanlığımıza ait minibüsün sanayide ses sistemi tamir edilirken, bir parti üyemizin iş yerinin önünde yaklaşık 30 saniye süreyle müzik açılması gösterilmiştir. İşin enteresan tarafı orada bile bulunmadığım bir konu hakkında hakkımda işlem başlatılmıştır.
Açıkça ifade etmek gerekir ki; disiplin hukuku, varsayımlar, algılar ya da kişisel değerlendirmeler üzerinden değil; somut fiil, açık kusur ve kesin deliller üzerinden işletilmelidir. Tarafıma isnat edilen olayda, bilinçli bir siyasi tercih söz konusu olmadığı gibi, parti aleyhine herhangi bir açıklama ya da davranış da bulunmamaktadır. Daha da önemlisi, ortada herhangi bir suç işleme kastı kesinlikle yoktur.
Bugün içinde bulunduğumuz siyasal ve toplumsal koşullar hepimizin malumudur. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun ve çok sayıda CHP’li siyasetçinin cezaevinde bulunduğu, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in her gün yurttaşlara ulaşabilmek ve halkın sorunlarına çözüm üretebilmek adına olağanüstü bir mücadele verdiği, ülkemizin ise ağır ekonomik, hukuki ve demokratik sorunlarla karşı karşıya olduğu böylesine kritik bir dönemde disiplin mekanizmasının tüzük ve yönetmeliklere aykırı biçimde işletilmesi kabul edilemez.
Parti içi çekişmelerin bir aracı haline getirilen bu tür süreçlerle, tedbirli ihraç istemi üzerinden CHP Karasu İlçe Yönetim Kurulu’nun çalışamaz hale getirilmek istenmesi ve İlçe Başkanımız üzerinde baskı kurulmaya çalışılması, yalnızca şahsımıza değil, partimizin kurumsal yapısına, hedeflerine ve iç demokrasi kültürüne de açıkça zarar vermektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü, kişisel hesaplaşmalardan değil, örgüt iradesinden, hukukundan ve demokrasi anlayışından gelir. Bizler de dün olduğu gibi bugün de, ister yönetici ister parti üyesi olalım, isterse de hiçbir görev almayalım partimizin ilkelerine, örgüt emekçilerimizin onuruna ve halkın iktidar mücadelesine sahip çıkmaya, iktidar yolunda çalışmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
































