DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hüseyin YELTİN
Hüseyin YELTİN
Giriş Tarihi : 24-09-2021 13:05

Kritik Zirve ve Çözüm Bekleyen Konu “İdlib”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında önümüzdeki Çarşamba günü (29 Eylül) gerçekleştirilecek görüşmeden ne gibi sonuçlar çıkacağı merak konusu.

Çıkacak sonuçtan ziyade görüşülecek konular hakkında geçtiğimiz haftada yaşadığımız hadiseler bizlere ip uçları veriyor.Özellikle Suriye konusunun öncelikli planda olacağı ve anlaşmazlıkların nasıl giderileceğine dair bir yol haritası çizilmesi için atılacak ilk adım olarak değerlendirilebilir bu görüşme.

Hatırlarsınız ki, geçtiğimiz günlerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin İdlib konusunda Rusya ile yaptığı mutabakattaki yükümlülüklerini yerine getirmede eksik kaldığını ifade etmesi ve hemen sonraki gün İdlib’de Türk askerlerinin bulunduğu bölgelerin yakınına karadan Esad rejiminin havadan ise Rus güçlerinin bombardımanı yaşanması bir tesadüf değildi. Akabinde Esad ile Putin Moskova’da bir araya gelerek Suriye’nin geleceği konusunda fikir alışverişlerinde bulundu. Putin’in Esad ile görüşmesindeki mesajlar, Suriye’nin geleceği adına ümit verirken, Rusya’nın Türkiye ve ABD’yi kasteder şekildeki açıklamaları aslında çıkan sonucun Türkiye için dezavantaj bir durum yaratacağı fikrini uyandırmakta.

Erdoğan’ın 29 Eylül’de Rusya’ya gerçekleştireceği ziyaret bu konuları okumak adına oldukça önemli.Özellikle son dönemde İdlib üzerinden yürütülen politikaların artık çözülmesi gerektiğini göstermekte. Bu yüzden de Erdoğan ile Putin arasında gerçekleşecek görüşmenin ilk maddelerinden ve belki de en önemlilerinden biri İdlib özelinden Suriye meselesi olacağa benziyor.

Türkiye ise bu gelişmeler karşısında Suriye sınırına asker takviyesi yapmaya devam ediyor.Aslında bunu farklı açılardan okumak da mümkün. Bir anlaşmazlık masaya gelmeden önce mutlak surette pazarlıkta elini güçlendirmek için ülkeler kozlarını kullanmaya devam eder. Buradan da hareketle Türkiye, Erdoğan’ın Putin görüşmesinden evvel elini güçlendirecek ve kendi aleyhine oluşabilecek durumu bertaraf edebilmek adına hamleler yapmakta.

Bir başka bakış açısından değerlendirecek olursak, Rusya’nın ve Suriye’nin İdlib konusundaki kararlı tutumu ve bölgeye gerçekleştirebileceği (ki 2018’de ertelenmişti) muhtemel operasyon, yeni bir mülteci akınını sebep olması kuvvetle muhtemel. Buna önlem olarak da Türkiye sınır güvenliğini sağlamak için asker takviyesi yapıyor olabilir. Nitekim BM Genel Kurulu’nda konuşan Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir mülteci akınına dayanacak gücünün kalmadığını özellikle vurgulamıştı. Bir başka bakış açısına göre ise Türkiye’nin sınıra asker kaydırması, İdlib’de Türk askerine yönelik artan terör eylemlerine caydırıcı bir etki yapacağına olan inançtır.

Ayrıca Erdoğan’ın, BM dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada “Rusya ile ilişkilerin iyi gittiğini” hatta “şu ana kadar herhangi bir problem ile karşılaşmadıklarını” belirtti. Özellikle S-400 konusundaki tavrını da net bir biçimde aktaran Erdoğan, Rusya’ya gitmeden evvel Putin’e ılımlı mesajlar gönderdi.

Her ne olursa olsun artık Türkiye’nin Rusya ile mutlak surette İdlib meselesini çözüme bağlaması gerekiyor. Çünkü Türkiye hem Rusya hem de İran ve Suriye olmadan bu bölgedeki sorunları tek başına çözebilmesi gün geçtikçe imkansız hale geliyor. Bu noktada Türkiye, gerektiği takdirde Suriye ile de masaya oturması ve şartlı bir anlaşma ile çözüme doğru yol alması gerekmekte. Burada Rusya’nın ısrarı ve ikna ediciliği oldukça önemli rol oynayacak. Rusya ve Suriye, Türkiye’ye sınır güvenliği konusunda teminat vermesi halinde Türkiye’nin İdlib’de bulunan radikal gruplarla mücadele noktasında hem Suriye’ye hem de Rusya’ya destek vereceği beklenilecek bir durum olarak karşımıza çıkmakta.   

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA