Çağı ve Yarınları Anlamak… Türk İnsanı ve Gençler okumalı -5 Yazı-
RUSYA HEP BATI’NIN OYUNUNA GELDİ -3
Şimdi Batı’da İslam’a sevgiyle bakmaya başlayan her kişiye ilk örnek olarak Afganistan’ı gösteriyorlar… Çünkü hoşgörülü bir Müslüman onların işine hiç gelmez.
Daha öncede yazmıştık: Düşünün, Londra’da doğmuş bir İngiliz genci Hristiyanlığı beğenmiyor ve yeni bir inanç arıyor… Ona İslam terörist gösterildiği için tam 57 İslam ülkesini geçerek Hindistan’a gidiyor ve Budist olarak ülkesine dönüyor. Bunun bir günahı emperyalistlerin ise bir günahı da İslam’ı örnek yapamayan Müslüman yöneticilerin değil midir?..
Şimdi o yüzden Sömürgeci Batılıların, İslam’ın en radikal ve taassup dolu yüzünü niye ortaya çıkarmaya çalıştıklarını anladınız değil mi?..
Bu konu üzerinde çok duracaklar ve İslam’ı iyice radikalizm bataklığına sürüklemeye çalışacaklardır. Eğer Müslümanlar başarmak istiyorsa tek yapacakları şey: İslam’ın adalet, merhamet, hoşgörü ve paylaşım yüzünü dünyaya göstermeleridir. Ancak bugün bu konuda akıllı davranabilecek yetkili sayısı çok azdır. İslam ülkelerinin içinde aşiret, cemaat, cemiyet, tekke ve mezheplerin aşırıları sürekli el altından desteklenerek parçalanmalar teşvik edilmektedir… Bu yapılar da buna çok müsaittir.
Türkiye, Azerbaycan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır bir araya gelip birlik projeleri üretmedikçe bölgede çatışmalar hiç eksik olmayacaktır.
Peki Batı tüm bu oyunları oynarken, Rusya ve Çin ne yapıyor?..
Önce Rusya’ya bakalım:
Rusya, tarih boyunca çok kere Batı’nın, daha çok İngiliz’in oyununa gelmiştir. İngiliz aklı Çarlık Rusya’sını evirip çevirip kullanmıştır. Düşünün 1700’den 1917’e kadar 200 yıl Rus’u Osmanlıya hep saldırtmış ve bu zaman dilimi içinde Osmanlı ile 13 savaş yapılmıştır. Bu 13 savaşın çoğunu Ruslar kazandığı halde nihayetinde bizden sadece Kırımı alabilmişlerdir. Sıcak denizlere inme hayalleri için yaptıkları bunca mücadele nihayetinde sıfırlanmıştır. Yanlış politikaları Osmanlıyı bitirirken onları da anlamsız kılmıştır.
Bir de düşman olmasalardı da Osmanlı- Rus ittifakı kurulabilseydi bugün şu emperyalist Avrupa yoktu. Ne kadar çok oyuna geldikleri buradan iyice anlaşılıyor.
Ruslar, Komünizm konusunda da oyuna geldi. Ortodoksculuğu kullandılar başaramadılar, Pansılavizm’le yürümeye çalıştılar olmadı… Rusculuk zaten hiç tutmamıştı. Komünizm’i görünce hemen atladılar. Halbuki Marx’ın anlayışına göre Komünizm işçi sınıfının iktidarı olacağı için sanayide gelişmiş bir devlette uygulanmalıydı. Avrupa’nın en sanayileşmiş ülkesi olarak İngiltere, “böyle bir ihtilâl bizde olursa mahvoluruz. Yakınımızdaki sanayi ülkelerinde de olsa aynı onlardan da bize sıçrayabilir, yine perişan oluruz… Ne yapalım, bunu bizden uzak tutalım.”
Ancak o an Avrupa’da halklar bu görüşü benimsiyor ve komünizm sel gibi taraftar topluyordu.
“O zaman bunu bizden uzak bir ülkede deneyelim. Rusya iyi ama sanayileşmiş değil ki, olsun bizden uzak olsun da…” Tam tamına bu görüşler doğrultusunda olayların gelişmesi sağlandı ve bir ihtilalle Çarlık Rusya’sı yıkıldı Sovyetler Birliği doğdu. O da 70 yıl kadar yaşayabildi. Artık komünizm denenmişti ve korkulur olmaktan çıkarılmıştı.
Anlatmak istediğimiz şu:
Komünizm güya kapitalizme karşı oluştu ve o tavır Varşova paktını kurdu, onlar da karşı olarak NATO’yu oluşturdu. Düşman kardeşler gibi bir şeydi yani… Bu oyunla 70 sene boyunca dünyayı böyle sömürdüler… Yalta ve Malta toplantılarında Amerika, Sovyetler Birliği ve İngiltere dünyayı öyle sessiz sedasız ve tereyağından kıl çeker gibi paylaştılar ki o sırada tüm dünya uyuyordu.
Anlayacağınız o günlerde de Rusya, Batılı emperyalistlerin oyununa gelmiş küresel bir yapı oluşturmuş ancak aparat olmaktan kurtulamamıştı.
Sovyetler Birliği parçalanınca Varşova Paktı dağıldı. Sonra da Sovyetlerin içinden 15 devlet doğdu. Tabii ki bunların savaşsız olması insanlık için büyük nimetti. Rusya yeni birlik için adım attı: Bağımsız Devletler Teşkilatını kurdu. İstisnasız 15 devletin hepsi üye oldu. Ancak Rusya bunları kendi yanında tutamadı. Hele Varşova paktı ülkelerini iyice Batı’ya kaptırdı: Bulgaristan, Romanya, Polonya gibi sınırındaki ülkeleri bile yanında tutamadı. Hatta kardeşi saydığı Ukrayna’yı savaşla bile ikna edemedi.
Bakınız: Rusya, Bulgaristan, Sırbistan, Ukrayna tüm bunlar hem Slav kökenlidir hem de Ortodoks’tur. Sırbistan’ın dışında hepsini Batı’ya kaptırdı. Bu Rus aklı için çok kötü bir yenilgidir. Yanlış politikalar uyguladığı buradan iyice anlaşılmaktadır.
Gürcistan ve Ermenistan’ı bile elinden kaçırmıştır… Bu iki küçük devlet ne zamana kadar baskı ile onun yanında kalabilecektir ki… Yunanistan Ortodoks’tur ve hep Ortodoks Rusya’nın yanında yer almıştı. O bile Amerika’yı tercih etti.
Şu anda Türk devletleri Rusya’nın yanında görülmektedir. Bunlar hem Bağımsız Devletler Teşkilatı üyesidir hem de Türk Devletleri Teşkilatı üyesi… Bu da Rusya’dan ziyade Türkiye’nin akıllı politikası sonucudur. Buna Putin’in de katkısı vardır. Yoksa Rus devlet aklı her an hata yapmaya çok meyilli durmaktadır.
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)
