OKULLARDA CUMA NAMAZININ KILINMASININ KOLAYLAŞTIRILMASINA DAİR

Şakir Albayrak

21-09-2026 14:37

Bu metnin amacı, tahkir ve istihfaf değil, millî birliğe, huzura ve refaha giden yolu otoban yapmaya çalışmaktır.

Okullarımızda namaz konusu yıllarca sorun halindeyken MEB’in amir talimatlarıyla sorun konumundan tatbikat mevkiine yerleşmiştir. Bu, memnuniyet verici bir keyfiyettir zira 70’li 80’li yıllarda Millî Eğitim bakanlığında işi olanların namaz kılmaları ancak kalorifer kazan dairelerinin boşluklarında, seccade şekline dönüştürülmüş tahtalar üzerinde mümkün olabiliyordu. Yatılı okullarda da durum çok farklı değildi. Yatakhanelerdeki elbise dolaplarının bölümünde, tahta seccadede namaz kılanlardan biri de bendim.  Bu durum ancak işkence kelimesiyle nitelendirilebilir. Bakanlığımızın bu uygulaması, mütedeyyin zevatın ibadet uygulamalarının kolaylaşmasını sağlamış, son derece memnuniyetine sebep olmuştur.

Gelelim Cuma namazı konusuna.

Cuma namazına dair ayetlerin bazıları şunlardır.

Cuma Suresi, 9. Ayet: "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."   

Cuma Suresi, 10. Ayet: "Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz." 

 Bu meallerden anlaşıldığına göre cuma gününün tatiline dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Cuma Gününün Önemi ve Faziletine dair ise “Cuma gününün, haftanın en hayırlı günü olduğu kabul görür. Hz. Âdem’in yaratıldığı, cennete girdiği ve cennetten çıkarıldığı gün olduğu da belirtilir hatta Kıyametin de cuma günü kopacağı hadislerde zikredilir. (Müslim, "Cum‘a", 18) bilgileri hafızalardadır.

Peygamberimiz, (SAV) cuma gününü, ümmetin bayramı olma özelliği ile nitelendirmiş ve bugün kılınan iki rekât namazın, diğer günlerde kılınan bin rekâttan daha efdal olduğunu belirtmiştir. 

Bakanlığın cuma günü uygulamasının sebeplerini düşünürken akıl, hafta sonu tatillerini araştırmaya mecbur ediyor insanı. Tarihî detaylara da göz atmak gerektiği fikri ağır basıyor. Konunun siyasî tezvirata kurban edilmemesi ziyadesiyle elzemdir.

İslam medeniyeti çerçevesinde konu değerlendirildiğinde şu sonuca varıyoruz. Cuma namazı sebebiyle cuma gününün tatiline dair asr-ı saadet ve Dört halife devrinde, bir cuma günü tatiline rastlanmıyor. Emevîler devrinde ise Basra mahkemelerdeki iş ve işlemlerin cuma günü dışında yürütüldüğü biliniyor. Bu durum da sadece mahkeme personelinin cuma günü çalışmadığına işaret ediyor. 

Abbasîlerde ise ilk devirlerden itibaren resmî dairelerin cuma günleri tatil edildiği biliniyor. Bu tatile cumartesi gününün de dahil edildiği bilinenler arasındadır. Halife Mehdî, ((d. 746- ö. 4 Ağustos, 785) ölümüne kadar on sene halifelik makamında kalmıştır.))  resmî dairelerin cumadan başka perşembe günleri de tatil edilmesini istemiştir. Bu uygulama,9. Asrın ilk çeyreğinin bitimine kadar sürmüştür. Anlaşıldığına göre bu tatil uygulamaları mevzi kalmıştır.

Pazar gününün resmî tatil edilmesi ise Roma İmparatoru I. Konstantinos’un7 Mart 321’de verdiği kararla gerçekleşmiş ancak bu tatil keyfiyeti, köylüleri kapasam dışında, ihtiyarî bırakmış, bugünün kutlanması için de imparator I. Konstantinos emirname yayınlamıştır. Pazar gününün tatil olması, bu tarihten itibaren bütün Hristiyan dünyasında resmî tatil sıfatını haiz kutlanmaya başlamıştır. Bu uygulama 20. Yüzyılın başına kadar cumartesi öğleden sonra ve pazar günü olmak üzere geçerli oldu. ABD ise bu uygulamayı, 1933’te cumartesi ve Pazar günlerinin tam gün tatil sayılması uygulamasına geçti.

Yahudilerin de tatili dinî saik ve sebeplerle cumartesidir. Onlara göre Evren, 6 günde yaratılmış, yaratıcı 7. Gün dinlenmiş, bu yüzden cumartesi günü tatil edilmiştir.

Gelelim bizim tatil günü uygulamasının esaslarına. Osmanlı İmparatorluğu döneminin “Tanzimatlı” yıllarının başından itibaren 02.01.1924 tarihine kadar cuma günü resmî tatil günü sayılmış, bu tarihten itibaren de cumhuriyet döneminde cuma gününün tatil uygulaması, 27 Nisan 1935 tarihli kanunla pazara çekilmiştir.  01.06.1935’te ise Pazar gününün tatil olması resmen başlamıştır.

Bütün inanç sistemlerinin tatilinin dinî sebeplere bağlılığı yukarıda defaten belirtilmiştir. İslam dünyasının cumaya atfedilen kutsiyete binaen, hürmeten tatil şartı başlarda yokken sonradan cumanın tatil uygulamasına geçilmiş olmasına rağmen pazara geçilmesi daha sonraki zamanlarda da buna yarım gün cumartesinin devreye sokulmasından sonra, 01.07.1974’te, cumartesinin tam gün tatil uygulamasına geçilmesi gerçekleşmiştir. Böylece haftada iki gün sinagoglarda ve havralarda Musevilere cumartesi günü, pazar günü de Hristiyanlara İbadet tatili gerçekleştirilmiş olurken gerekçesine, uluslararası ticarî çalışmaların verimliliği eklenmiştir. Onların da bizim de tatil günlerimiz ayrı ayrı olsa tatillerde alışveriş gerçekleşmeseydi müflis mi olurduk. Yaptıktan sonra milyarder miyiz?

Bu uygulamada Lozan muahedenamesinin 43. Maddesi (Madde 43 — Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk yurttaşları, inançlarına aykırı ya da dinsel ayinlerini bozucu herhangi bir işlem yapmaya zorlanamayacakları gibi hafta tatilleri gününde mahkemelerde hazır bulunmaktan ya da herhangi bir yasal işlemin yapılmasından kaçınmaları nedeniyle onların hiçbir hakkı ortadan kalkmayacaktır. Bununla birlikte, bu hüküm söz konusu Türk yurttaşlarının, kamu düzeninin korunması bakımından, öteki tüm Türk yurttaşlarının bağlı olduğu yükümlerden bağışık kılmayacaktır.) sebep ve müessir olması söz konusu mudur? Burada, tatil günlerinde, gayr-i Müslimlerin mahkemeye çağrılmayacakları hükmü açık biçimde anlaşılmamaktadır. Azınlıklar, bir devletin zimmetindedirler. Azınlık olmaları, resmen menfi muameleyi gerektirmediği gibi tabi de tutulamazlar. Hal bu iken ayin günlerinde tam tatile ne lüzum kalır, onlardan mahkemeliklerin mahkemeye celbini, diğer günlerde yapmak mümkün değil miydi ki?

Azınlıklarımıza tanıdığımız bu müsamahakârlığı, kendimize tanımamışız, bu da yetmiyormuş gibi namaz vakitlerinde bile kendimize işkence ediyoruz. Bunun sebebi, açıktan Müslüman, gizliden kendi dinine uygun amel edenler olmasın.

Sayılamayacak kadar çok sayıya sahip olmayan azınlıkların ibadet etmeleri için haftada 2 gün tatil yapıp Müslüman Türk’ün İbadetine tatil günü ayırmamak en önce demokrasi kavramıyla kabil-i telif değildir. Vicdanen de Müslümanın namaz ibadetine mâni olmak mümkün değildir eğer vicdanlar kör, sağır ve kara değilse.

Şakir Albayrak,20.09.2026,16.00, Çekmeköy- İstanbul.

 

(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)

DİĞER YAZILARI KUR’AN-I KERİM’İN İLK TÜRKÇE TEFSİRİNE DAİR, 1-TİBYÂN TEFSİRİ  01-01-1970 03:00 BİLİMSEL ÇALIŞMALARDA DİL BİLMEK, KIRMAK MI, EZMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 MİLLİ MÜCADELEDE KADIN KAHRAMANLAR 01-01-1970 03:00 SANAT ve BİLİM KONULU SOHBETİM 01-01-1970 03:00 PEYGAMBERSİZ İSLÂM MI OLUR? 01-01-1970 03:00 ŞERİAT KARŞITLIĞI VE TESPİTLER 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KAVRAMI ve MÜSTENİDÂTINA DÂİR 01-01-1970 03:00  ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARINA DAİR 01-01-1970 03:00 BÜYÜK DEVLET OLMANIN NİMET VE KÜLFETLERİ 01-01-1970 03:00 “ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR” 01-01-1970 03:00 EV KİRALARININ MİKTARININ TESPİTİNDE MİYARLAR NELER OLMALIDIR? 01-01-1970 03:00 GAZZE’DE YAŞANAN SOYKIRIM SUÇU, DÜNYADA İLK KEZ TÜRKİYE TARAFINDAN TESCİL ETTİRİLDİ.  01-01-1970 03:00  İBB’DE HİZMET ÜRETEN HALK OTOBÜSLERİNİN GREVİNE DAİR 01-01-1970 03:00 VATAN KAVRAMINA DAİR 01-01-1970 03:00 ATATÜRK İLKELERİNE DAİR 01-01-1970 03:00 GALAT-I MEŞHUR LÜGAT-İ FASİHTEN YEĞDİR 01-01-1970 03:00 ALFABETİK TEVŞİH 01-01-1970 03:00 ÜÇ BÜYÜK ADAM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE'NİN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 NUSÛS MU, HUSÛS MU?  01-01-1970 03:00 TÜRK KÜLTÜR ve MEDENİYETİNE DAİR DEĞERLENDİRMELER 01-01-1970 03:00 ASGARÎ ÜCRET ve VEKALETNAME ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 EMEKLİLER ÜZERİNDEKİ MADDÎ ve MANEVÎ ÇÖKÜNTÜ 01-01-1970 03:00 BİLİM İNSANLARI KALPTE MİNİ BEYİN KEŞFETTİ 01-01-1970 03:00 BİR DİL NASIL KORUNUR? 01-01-1970 03:00 ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR 01-01-1970 03:00 EL İNSAF! NUTUK’A DAİR... KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAK 01-01-1970 03:00 BAZI KAVRAMLARIN NÜANSLARI ve MÜNASEBETLERİ 01-01-1970 03:00 FİLİSTİN’DE KAYNATILAN KAZAN! HİÇ HAYRA ALÂMET DEĞİL 01-01-1970 03:00 İHBAR MEKTUBU 01-01-1970 03:00 BU HAREKET DARBE DEĞİL, İŞGÂL HAREKETİYDİ 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER (2) 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI ARAŞTIRMA MAHKEMESİ’NİN TESİSİNE RAMAK KALDI 01-01-1970 03:00 DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARDAN BAZILARI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE, KENDİ ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMELERİ SÖZLEŞMESİ İÇİN GÜN SAYIYOR. 01-01-1970 03:00 SAHİPSİZ SOKAK HAYVANLARI NEDEN SALDIRGAN? 01-01-1970 03:00 HZ. İSA’NIN SİZE SELÂMI VAR 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI YARGILAMAK AMACINA HİZMET EDECEK MAHKEME, TÜRKİYE’DE NE ZAMAN İŞLERLİK KAZANACAK? 01-01-1970 03:00 İSRAİL’İN CANAVARLIĞINA DUR DEMEK İÇİN BOYKOTSA BOYKOT! 01-01-1970 03:00 GAZZE’Yİ DERT SAYMAYANLAR, SONUNDA KENDİLERİ DERT OLURLAR. 01-01-1970 03:00 YAHUDİYİ ANLARSAN... 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET'İN İLANININ 100. SENE-Yİ DEVRİYESİ 01-01-1970 03:00 DNA TESTİNDEN ÖNCE BABALIK İDDİASININ DOĞRULANMASINA DAİR 01-01-1970 03:00 SEVR ANLAŞMASI! 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİMİZE SU SAĞLAMAYAYARAYAN BARAJLARA DAİR. 01-01-1970 03:00