FİLİSTİN’DE KAYNATILAN KAZAN! HİÇ HAYRA ALÂMET DEĞİL

Şakir Albayrak

06-10-2024 12:31

İsrail’in saldırılarının savaş mevkiine çıkması ancak karşılarına kelimenin tam anlamıyla bir devletin çıkmasıyla mümkün olacaktır. Bu şartlarda, İsrail, sadece bir soykırım icra etmekte ve bunu da artırarak saldırı sınırlarını, birinin karşı duracağını umduğu bir ana ve uygun şartlara kadar sürdürmeyi planlamaktadır. İsrail yöneticilerinin beyanlarına bakılırsa işledikleri şenaate, dinî bir kılıf geçirmektedirler. Bu kılıfın gerekçesi, geriye bakarsak “arz-ı mevud” kavramıdır. Bu kavrama inanmak, bütün insanların öldürülmelerinin Yahudilere (özellikle Siyonistlere) sevap kazandıracağına inanmak gibidir. Yahudilere göre kendileri dışındaki insanlar, onlara köle olmak için vardırlar. Değerleri de buna bağlıdır. Olmalarında da ölmelerinde de sakınca yoktur.

Babillilerin bunları dağıtmalarından sonra, insanlığa hınçlarının ardı arkası kesilmemiştir. Bir yerden hır çıkararak bir yerlere varmaya çalışmaları kendilerinin güç ve cesaretinden değildir. Dünkü sahipleri (ve hamileri aynıdır. )ndendir.

Dinî anlamdaki beşerî mücadelelerin itibarsızlaştırılmasından sonra, bütün beşeriyet, bu ütopyaya inandırılıp kösülüp yasıldı. Buna rağmen, bu Siyonistler, dinî anlamada, cihana hâkim olma arzularından asla vaz geçmediler. Hassaten İslâmî hareketleri, gericilik ve yobazlıkla itham etmeleri, kendi uşaklarına itham ettirmenin sebepleri, karşılarına dinî manada kimsenin çıkmamasını sağlamak içindir.

 “arz-ı mevud” tamburada anlam kazanıyor. Mevud, vadedilmiş anlamında olup arz da yer anlamındadır. Tamlamayı açınca Vadedilmiş yer, toprak anlamı taşımaktadır. Muharref Tevrat’a göre bunlara, inandıkları “Tanrı” Nil ile Fırat arasındaki arazileri vaad etmiş. Buraları almaları, bunlara sevap kazandıracaktır. Mesele budur, bu da  tamamen inançlarının âmir hükümlerine uyum sağlamak, ibadet etmek demektir.

Osmanlı ile uğraşmaları, Harb-i umûmiyi çıkarmalarının sebepleri bunlardan ibaret olsa gerek. Harb-i Umûmiyi bir Sırp prensinin katline bağlamak, gayet kolaycılık ve perdelemek olayıdır. Bu Siyonistler, asla ve kat’a kendilerini ibraz etmemişlerdir. Mütemadiyen kullanabildiklerinin maskesinin arkasında çalışmışlardır. Evvelâ, Güneş batmayan imparatorluk dedikleri İngiltere vasıtasıyla Dünya’yı herc ümerc etmişlerdir. Amerika’nın kuruluş yılı sayılan 1776’da İngiltere’nin peyki Amerika’ya, Londra çay gönderir. Bundan sonra Amerika’ya hâkim olma çalışmaları başlayacaktır. Bostan Limanına gelen çay yüklü gemiler, Boston limanında tuzlu su ile demlenivermiş. Bu, Siyonistler içinbaşlangıçtır. Maske değişimidir.

Harb-i Umûminin sonucunda ne olmuştur. Açıkça ismini duyduklarımız mı kazanmıştır? Hayır. Evvela, Osmanlı kaybettiği için Osmanlı mülkü pay-i mal edilmiş, ite köpeğe taksim edilmiş. Bölüşüm haritaları, masa üstünde cetvelle çizilmiştir. Sykes-Picot Anlaşması   dedikleri paçavra maalesef budur.

30 Ekim 1918 Mondros mütareke namesinden 1939’ kadar Afrika’da yalnız Liberya, Asya’da ise Türkiye, Japonya, İran, Siyam ve Çin fiilî sömürge olmamıştır…

Birinci Cihan Harbi’nin travmalarının atlatılamaması ve sömürgenlerin ve kemirgenlerin doyumsuzluğu 2. Cihan harbine sebep olmuştur. Bu harbin sonunda da Yalta’da yapılan bir anlaşma ile ABD ve Cihan harbinin sonlarında kurulan SSCB arasında ana karalar yeniden parsellendi. Bunun sonunda NATO ve COMECON, Varşova Paktı kuruldu. Bunlar, sömürgen ve kemirgenlerin göz boyamasından başka bir şey olmadı elbet.

 80 yıldır insanlık, biraz nefes aldı. Aldı almasına ama bu sömürgenlerin tatminine elverişli olmadı. Yeniden bir operasyona daha teşebbüse geçmeye çalışıyorlar. İsrail, bu Siyonistlerin işine yarayan, bunları gizleyen şahane bir aparat durumunda. Gazze, Lübnan, Suriye derken Türkiye’ye bulaştıkları zaman, olacakları biliyorlar ama hesap başka. Halen algılarımız bizi yanıltmıyorsa bu karışıklığa paydaş olduğumuzda,ekmeğimizi yavan yemeyeceğimizi biliyorlar. Biz, İsrail’in ağzını burnunu düzeltirken kafasını ezmemize engel olmaya çalışacaklar. Bizim vaz geçmeyeceğimizi bildiklerinden, biz savaş dâhil edip yine başa dönmeyi düşünüyorlar. Bizim bu şartlarda girdiğimiz bir savaş adı konulmasa da bir cihan savaşına dönüşecektir. Akl-ı selimi ihmal ve de imhal etmeden, bunların planlarının noktası konulmadan bozulması için gerekli beynelmilel tedbirlerin alınması gerekir.

Ne demiş ecdat, “İşte adûv karşıda hazır silah/ Hazır ol cenge istersen sulh ü salah” Özellikle bu uyarıya dikkat etmeli. Halkın bu tehlikeye karşı müteyakkız olması sağlanmalı, behemehâl Topyekûn harbin icapları da gözden geçirilmelidir.

Şakir Albayrak, 02.10.2024, 21.26, Çekmeköy-İstanbul

 

(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)

 

 

DİĞER YAZILARI MİLLİ MÜCADELEDE KADIN KAHRAMANLAR 01-01-1970 03:00 SANAT ve BİLİM KONULU SOHBETİM 01-01-1970 03:00 PEYGAMBERSİZ İSLÂM MI OLUR? 01-01-1970 03:00 ŞERİAT KARŞITLIĞI VE TESPİTLER 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KAVRAMI ve MÜSTENİDÂTINA DÂİR 01-01-1970 03:00  ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARINA DAİR 01-01-1970 03:00 BÜYÜK DEVLET OLMANIN NİMET VE KÜLFETLERİ 01-01-1970 03:00 “ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR” 01-01-1970 03:00 EV KİRALARININ MİKTARININ TESPİTİNDE MİYARLAR NELER OLMALIDIR? 01-01-1970 03:00 GAZZE’DE YAŞANAN SOYKIRIM SUÇU, DÜNYADA İLK KEZ TÜRKİYE TARAFINDAN TESCİL ETTİRİLDİ.  01-01-1970 03:00  İBB’DE HİZMET ÜRETEN HALK OTOBÜSLERİNİN GREVİNE DAİR 01-01-1970 03:00 VATAN KAVRAMINA DAİR 01-01-1970 03:00 ATATÜRK İLKELERİNE DAİR 01-01-1970 03:00 GALAT-I MEŞHUR LÜGAT-İ FASİHTEN YEĞDİR 01-01-1970 03:00 ALFABETİK TEVŞİH 01-01-1970 03:00 ÜÇ BÜYÜK ADAM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE'NİN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 NUSÛS MU, HUSÛS MU?  01-01-1970 03:00 TÜRK KÜLTÜR ve MEDENİYETİNE DAİR DEĞERLENDİRMELER 01-01-1970 03:00 ASGARÎ ÜCRET ve VEKALETNAME ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 EMEKLİLER ÜZERİNDEKİ MADDÎ ve MANEVÎ ÇÖKÜNTÜ 01-01-1970 03:00 BİLİM İNSANLARI KALPTE MİNİ BEYİN KEŞFETTİ 01-01-1970 03:00 BİR DİL NASIL KORUNUR? 01-01-1970 03:00 ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR 01-01-1970 03:00 EL İNSAF! NUTUK’A DAİR... KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAK 01-01-1970 03:00 BAZI KAVRAMLARIN NÜANSLARI ve MÜNASEBETLERİ 01-01-1970 03:00 İHBAR MEKTUBU 01-01-1970 03:00 BU HAREKET DARBE DEĞİL, İŞGÂL HAREKETİYDİ 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER (2) 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI ARAŞTIRMA MAHKEMESİ’NİN TESİSİNE RAMAK KALDI 01-01-1970 03:00 DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARDAN BAZILARI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE, KENDİ ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMELERİ SÖZLEŞMESİ İÇİN GÜN SAYIYOR. 01-01-1970 03:00 SAHİPSİZ SOKAK HAYVANLARI NEDEN SALDIRGAN? 01-01-1970 03:00 HZ. İSA’NIN SİZE SELÂMI VAR 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI YARGILAMAK AMACINA HİZMET EDECEK MAHKEME, TÜRKİYE’DE NE ZAMAN İŞLERLİK KAZANACAK? 01-01-1970 03:00 İSRAİL’İN CANAVARLIĞINA DUR DEMEK İÇİN BOYKOTSA BOYKOT! 01-01-1970 03:00 GAZZE’Yİ DERT SAYMAYANLAR, SONUNDA KENDİLERİ DERT OLURLAR. 01-01-1970 03:00 YAHUDİYİ ANLARSAN... 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET'İN İLANININ 100. SENE-Yİ DEVRİYESİ 01-01-1970 03:00 DNA TESTİNDEN ÖNCE BABALIK İDDİASININ DOĞRULANMASINA DAİR 01-01-1970 03:00 SEVR ANLAŞMASI! 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİMİZE SU SAĞLAMAYAYARAYAN BARAJLARA DAİR. 01-01-1970 03:00