DNA TESTİNDEN ÖNCE BABALIK İDDİASININ DOĞRULANMASINA DAİR

Şakir Albayrak

20-09-2023 12:10

 

Burada, Ömer Nasuhî Bilmen ile ilgili bir hadiseyi anlatmadan geçmek, Ömer Nasuhî Bilmen ’den çok, hakikate karşı tarifi imkânsız bir haksızlık olur.

1940’lı yıllarda Amerika’da bir babalık ve miras davası zuhur eder. Bu davaya “miras” meselesi benim ilâvemdir. Başkaca bir sebep gözükmüyor. Olay ise Zengin bir Amerikalının ölümünden birkaç yıl sonra, bir Amerikalı kadın, yanında bir çocuk ile mahkemeye giderek çocuğun ölen kişiden olduğu iddiasıyla bir dava açar. O yıllarda DNA testi de yapılamıyor çünkü ilk test 1985’te yapılacaktır. Mahkeme, bu davayı görmek için iddianın doğruluğunun anlaşılmasına yönelik çalışmaya başlar. Amerika hukuk sistemi, bu konuya cevap veremez. Bunun için diğer disiplinlere başvurma hasıl olur. Meşhur roma hukukunda da bir cevap bulamazlar. Yunan’da da Hint’te de diğer uzak doğuda da bir cevap bulamazlar. Dertlerine derman bulamayan Amerika hukukçuları, “Bunu bir de Türklere soralım.” düşüncesinden kendilerini alıkoyamazlar. Türkiye’ye gelen heyet, zamanın İstanbul müftüsü Ömer Nasuhî Bilmen hocayla görüşmeye gönderilir. Heyet, müftüye niçin gönderildiklerinin hayfı içindedir. Buna rağmen isteksizce de olsa Ömer Nasuhî bilmen hocayla görüşürler. Zevksiz ve neşesiz geçen bu görüşmede, Ömer Nasuhî Bilmen Hoca, onları dinleyip meseleyi anladıktan sonra, öldüğü söylenen kişinin kemiklerinin durup durmadığını sorar. Heyet, ölünün kemiklerinin durduğunu söyler. Hattı zatında, henüz kemiklerini gören yoktur. Mezarın açılmadığını bildiklerinden bu cevabı verirler. Ömer Nasuhî  Bilmen “Öyleyse size kuyruk sokumundan bir yer tarif edeyim. “ deyip tarif eder. “Orda tarif ettiğim kemiği belirledikten sonra ölünün olduğu iddia edilen çocuğun kanından bir damla kanı, kemiğin üstüne dökünüz. Dökme işinin sonuna varmadan kemiğe temas eden kanı, kemik emerse çocuk ölüdendir emmezse annesi yalancıdır.” der. Hâkimin bu duruma göre karar vermesi gerektiğini söyler. Müftünün yanındakiler de bu meseleyi ilk defa duyduklarından şaşırırlar.  Heyet ayrıldıktan sonra müftüye sorarlar. Müftü de onları âyetler ve hadisler ışığında aydınlatır.

Gelen heyet, müftüyü dinledikten sonra ayrılır. Müftünün tespitinden doğan bütün şaşkınlıklarından da geride bir şey bırakmazlar. Bir din adamının, böyle bir tıbbî bilgiyle mücehhez olabileceğine dair İslam’a inanmadıkları kadar inanmayarak ayrılırlar.

 Heyetteki bir doktorun çok dikkatini çeken bu mesele sebebiyle müftüyü yalanlamak için bir malzeme bulmak ümit ederek mezarı açtırırlar. Ömer Nasuhî Bilmen ’in tarif ettiği kemiği bulduktan sonra, hayretteki kafası karışık doktor, kemiğin üstüne kendi kanını damlatınca kanın akıp gittiğini görür. Görür ama emin değildir. Emin olmanın tek yolu müftüyü tekzip edebilmek için çocuğun da kanının aynı yere dökülmesi ve akması icap eder. Aynı yere, çocuğun kanı da damlatılır. Çocuğun kanını, bahse konu kemiğin sünger gibi emdiğini görünce, dut yemiş bülbüle dönerler.

İslâm’ın sırları kaynaklarında- gizli değil -saklı. Ne mutlu arayıp da bulmaya çalışanlara.

 

(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)

DİĞER YAZILARI MİLLİ MÜCADELEDE KADIN KAHRAMANLAR 01-01-1970 03:00 SANAT ve BİLİM KONULU SOHBETİM 01-01-1970 03:00 PEYGAMBERSİZ İSLÂM MI OLUR? 01-01-1970 03:00 ŞERİAT KARŞITLIĞI VE TESPİTLER 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KAVRAMI ve MÜSTENİDÂTINA DÂİR 01-01-1970 03:00  ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARINA DAİR 01-01-1970 03:00 BÜYÜK DEVLET OLMANIN NİMET VE KÜLFETLERİ 01-01-1970 03:00 “ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR” 01-01-1970 03:00 EV KİRALARININ MİKTARININ TESPİTİNDE MİYARLAR NELER OLMALIDIR? 01-01-1970 03:00 GAZZE’DE YAŞANAN SOYKIRIM SUÇU, DÜNYADA İLK KEZ TÜRKİYE TARAFINDAN TESCİL ETTİRİLDİ.  01-01-1970 03:00  İBB’DE HİZMET ÜRETEN HALK OTOBÜSLERİNİN GREVİNE DAİR 01-01-1970 03:00 VATAN KAVRAMINA DAİR 01-01-1970 03:00 ATATÜRK İLKELERİNE DAİR 01-01-1970 03:00 GALAT-I MEŞHUR LÜGAT-İ FASİHTEN YEĞDİR 01-01-1970 03:00 ALFABETİK TEVŞİH 01-01-1970 03:00 ÜÇ BÜYÜK ADAM 01-01-1970 03:00 TÜRKÇE'NİN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 NUSÛS MU, HUSÛS MU?  01-01-1970 03:00 TÜRK KÜLTÜR ve MEDENİYETİNE DAİR DEĞERLENDİRMELER 01-01-1970 03:00 ASGARÎ ÜCRET ve VEKALETNAME ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 EMEKLİLER ÜZERİNDEKİ MADDÎ ve MANEVÎ ÇÖKÜNTÜ 01-01-1970 03:00 BİLİM İNSANLARI KALPTE MİNİ BEYİN KEŞFETTİ 01-01-1970 03:00 BİR DİL NASIL KORUNUR? 01-01-1970 03:00 ADİLE SULTAN TESİSLERİNİN ATAŞEHİR DUDULLU KAVŞAĞI TRAFİK IŞIKLARINA KAVUŞUYOR 01-01-1970 03:00 EL İNSAF! NUTUK’A DAİR... KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAK 01-01-1970 03:00 BAZI KAVRAMLARIN NÜANSLARI ve MÜNASEBETLERİ 01-01-1970 03:00 FİLİSTİN’DE KAYNATILAN KAZAN! HİÇ HAYRA ALÂMET DEĞİL 01-01-1970 03:00 İHBAR MEKTUBU 01-01-1970 03:00 BU HAREKET DARBE DEĞİL, İŞGÂL HAREKETİYDİ 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER (2) 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARININ HATIRLATTIKLARI ve TEMBİHLER 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI ARAŞTIRMA MAHKEMESİ’NİN TESİSİNE RAMAK KALDI 01-01-1970 03:00 DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARDAN BAZILARI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE, KENDİ ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMELERİ SÖZLEŞMESİ İÇİN GÜN SAYIYOR. 01-01-1970 03:00 SAHİPSİZ SOKAK HAYVANLARI NEDEN SALDIRGAN? 01-01-1970 03:00 HZ. İSA’NIN SİZE SELÂMI VAR 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SAVAŞ SUÇLULARINI YARGILAMAK AMACINA HİZMET EDECEK MAHKEME, TÜRKİYE’DE NE ZAMAN İŞLERLİK KAZANACAK? 01-01-1970 03:00 İSRAİL’İN CANAVARLIĞINA DUR DEMEK İÇİN BOYKOTSA BOYKOT! 01-01-1970 03:00 GAZZE’Yİ DERT SAYMAYANLAR, SONUNDA KENDİLERİ DERT OLURLAR. 01-01-1970 03:00 YAHUDİYİ ANLARSAN... 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET'İN İLANININ 100. SENE-Yİ DEVRİYESİ 01-01-1970 03:00 SEVR ANLAŞMASI! 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİMİZE SU SAĞLAMAYAYARAYAN BARAJLARA DAİR. 01-01-1970 03:00