Ali Çetinkaya
Ali Çetinkaya
Giriş Tarihi : 19-12-2020 18:14
Güncelleme : 19-12-2020 18:15

RUS NEDİM PAŞA

Doğru görmek ve doğru yapabilmek için daha önce yapılanları bilmek şarttır. Milletlerin tarihleri gelecek nesiller için en feyizli bir abidedir.. Tarih kendisinden ibret almayanlara aynı faciayı tekrar yaşatır. Tarihi olaylar aynı tekrar etmese bile tarihte şartları ve sonuçları birbirini andıran olaylar az değildir. İnsanlık tarihinin kökünü oluşturan, yeryüzünde her tarafa dal budak saldıkça olgunlaşan, tarihin birbirini izleyen acı ve tatlı olayları ve feleketleriyle pişen, nihayet 1. Cihan Harbi ve İstiklal Harbi nin verdiği derslerle basiret kudretini kazanmış olması gereken Türk Milleti nin yakın tarihinin hatalarını tekrarlamamasını beklemek bir Türk olarak hakkımızdır.

Tarihte bir çok faciaya, o memleketin en yüksek adamları sanılan siyasi ve askeri şahsiyetlerin, siyasi ve askeri dirayetsizlikleri sebep olmuştur. Sultan Abdül Aziz in vazife verdiği adamlardan biri Mithat Paşa, sadrazam olduktan iki ay sonra, bütçede açık olduğu halde, açık yok diye yalan söylediği için azledilmiş. Mahmut Nedim Paşa ( Rus Nedim Paşa) devleti iflas ettirmiş. Hüseyin Avni Paşa göreve geldiğinde benzer beceriksizlikler göstermeye devam etmiş ve devlet her geçen gün daha da kötü durumlara düşmeye devam etmiştir. Bu üç paşanın da her birinin göreve geldiğinde bir çok olumsuz olaylar yaşanmış ve her üçü de sırasıyla görevlerinden azledilmiştir Bu üç paşanın da desteğiyle İstanbul da gösteriler yapılmış ve bu gösteriler ihtilale dönüşmüş ve Abdül Aziz tahttan indirilerek yerine 5. Murat tahta geçirilmiştir. (30.05.1876) Dolayısıyla ehliyetsiz padişahlar, paşalar, sadrazamlar ve nazırlar eliyle, hesapsız harcamalar, lüks ve savurgan yaşamlarıyla, aleyhimize yapılan yabancı devletlerle anlaşmalarıyla, 95- 100 yıllık imtiyazlarla emsallerine göre misli misli fazla raişlerle yaptırılan demiryolu ve benzeri işlerle devleti uçurumun kenarına getirmişlerdi.

O zamanın devlet adamları, hükümet adamları tarihin geçmiş olaylarını iyice görerek ve anlayarak bir donanım kazanmak şöyle dursun, meydana gelen büyük olayların iç yüzünü, gerçek çehresini tespit etmeye engel oluyorlar ve devletin başına gelen felaketleri bir iki kelle kesmekle örtbas ediyor ve milletten gizliyorlardı. Başarılar ise hükümdara mal edilerek, riyakarların methiyelerine, dalkavukların zemini oluyordu. Osmanlı Devleti yaşadığı bir çok mali sıkıntıya rağmen dış borç almayı onur kırıcı kabul edip, mali sorunlarını iç borçlanmayla ek vergilerle çözüyordu. Ta ki Kırım Savaşı na kadar. İlk dış borçlanmayı Kırım Savaşı nda yapmak zorunda kaldı. Zaten zor durumda olan maliye bir büyük savaşı kaldıracak durumda değildi. Fakat bu olumsuz süreç aniden oluşmadı. Adım adım, göre göre buralara gelindi. 1838 de İngilter ile yapılan Balta Limanı Ticaret anlaşması devlete ve halka büyük başarıymış gibi anlatıldı. Tıpkı Tansu Çiller hükümetinin AB ile yaptığı Gümrük Birliği Anlaşması gibi halka alkışlatıldı. Sonrası geldi tabi. Fransa, Hollanda, İsveç , Norveç derken Avrupa nın bütün güçlü devletleriyle aynı şartlarda onlara mali ve adli olmak üzere diğer bir çok konuda ayrıcalıklar tanıyan anlaşmalar Osmanlı Devletinin çöküşünün başlangıcı oluyordu. Vergi indirimleri, serbes mal dolaşımı, başta olmak üzere Avrupalı tüccarlara ayrıcalıklar tanırken, kendi ticaret ve üretim alanlarında ise vergiler yabancılardan misli kere fazlaydı. Böylece kendi üreticimiz ve tüccarımız Avrupalı emsaldaşlarıyla rekabet edemez duruma getirildi ve bir bir yok olarak piyasa ve dolayısıyla ekonomi yabancıların eline geçti. Bu süreç Osmanlı Devletini 1876 da ilan ettiği iflasa kadar götürdü. Sonraki süreçte de Düyun-u Umumiye ( Genel Borçlar İdaresi) nin kuruluşuna kadar götürdü.Artık Osmanlı Devleti Bütçe yapma imkanını da kaybederek, ekonomik bağımsızlığını kaybetti. Osmanlı Devleti ni iflasa sürükleyen bu süreçte iç borçlanmalar hariç tam 15 büyük borçlanma gerçekleşti. İç borçlanmalar da aslında yabancı devletlerin güdümünde olan gayrimüslümlerin tekelindeki Galata Bankerleri nden yapılabiliyordu. Çünkü Türkler savaşlarda geçen ömürleri mali yönden gayrimüslümlerden çok geride, hatta bir çoğu karın doyurma derdinde gayrimüslümlerin işlerinde amelelik yapıyordu. 1. İlk borçlanma Mısır vilayetinin vergileri teminat gösterilerek yapıldı. % 6 gibi yüksek bir faizle yapılmıştır.

Dünyadaki emsallerinin iki katı. 2. İkinci borçlanma 1855 borçlanması.Mısır vergilerinden artan para ve gümrük vergileri ile Suriye gümrük asılatı teminat gösterilmiştir. Bu şekilde 1854 te başlayan dış borçlanma 15 i Düyün-u Umumiye ye kadar, daha sonraları sayısı 41 i bulan ve 1914 e kadar süren bu borçlanmalar, her seferinde şartları daha ağır anlaşmalar daha yüksek faizlerle Osmanlı Devleti ni yıkılışa götüren süreçte önemli rol oynamıştır. - 1858 borçlanması. - 1860 Paris borçlanması. - 1862 Abdül Aziz Fermanı ile 1862 borçlanması. - 1863 borçlanması. - 1865 Ağnam istikrazı ( Koyun borçlanması) - 1866-1867-1868 borçlanmaları. - 1869 borçlanması. - 1870 İkramiyeli Rumeli Demiryolları borçlanması. - 1871 borçlanması. - 1872 Hazine tahvilleri ile borçlanma. - 1873 borçlanması. Ve mali iflastan önce son borçlanma 1874 genel borçlanma. Vadesi gelen borçlar ödenemediği için yeni borçlarla biriken faizler ve maaş giderleri, o dönemde yapılan saraylar saray ahalisinin müsrif harcamaları gibi geriye dönüşü olmayan yerlere harcanan paralar Osmanlı Devleti nin maliyesine diz çöktürmüştür. Osmanlı Devleti nde bu son dönemlerin padişahları, sadrazamları, nazırları, paşaları çoğu yabancı devlet yanlısıydılar. Kimi İngiliz yanlısı, kimi Fransız. Kimi Alman yanlısı,k imi Rus yanlısıydılar. Mesela Mahmut Nedim Paşa Rus yanlısıydı. Zaten nam-ı diğer( Rus Nedim Paşa) ydı. Enver Paşa Alman yanlısı, Cemal Paşa Fransız yanlısı. Sultan Vahdettin ve Damat Ferit Paşa İngiliz taraftarıydı. Kısacası devleti yönetenler Osmanlı Devleti ni yıkmak isteyen bu yabancı devletlerin dostluğundan medet umuyorlardı. Oysa Osmanlı devletini ilerleyen zamanda tarih sahnesinden bu devletler silecek, ve bu öngörüye sahip olmayanlar devleti yönetiyordu. Her padişahın, her paşanın, sadrazamın, nazırın güvendiği bu yabancı devletler, her biri sırası geldikçe bizi ateşlere sürükleyip sonra da yüzüstü bıraktı. Enver Paşa nın yanaştığı, hatta ordumuzun komuta kademesini teslim ettiği Almanlar 1. Dünya Savaşı nda ordumuzu felaketten felakete sürükledi. İngiltere ye sipariş edilen iki savaş gemisini almak için Londra ya gönderilen Rauf Bey (Orbay) eli boş döndü.

Balkan Harbi nden önce ve sonra Cemal Paşa nın Fransa ya sipariş ettiği 6 destrioyer, 2 denizaltı, 12 uçak ve dağ topları da verilmedi. Mah mut Nedim Paşa nam-ı diğer Rus Nedim Paşa ya gelince, Ruslar onun sayesinde Osmanlı devletine her istediklerini kabul ettirdiler. Bütün zayıf yanlarımızı öğrendiler. Rus saldırılarına açık hale geldik. Osmanlı maliyesinin en kritik ve zor günlerinde beklenen dirayeti gösterememiş, 6 Ekim 1875 günü günü gelen borçların yarısını ödeyebileceği beyanı İmparatorluk gazetelerine verdiği resmi tebliğ ile kamuya resmen ilan edilmiş ve nihayet Osmanlı Hükümeti Nisan 1876 bütün borçların ödenmesini durdurarak “MORATORYUM” ilan etmiştir. İlan edilen moratoryum ile devletin mali iflası kabul edilmiş oluyordu. Kişisel tutumunda olduğu gibi, görevinde de onur ve haysiyetten yoksun olan Mahmut Nedim Paşa ( Rus Nedim Paşa), böylece Türk Mali Yönetimine olan inanınırlığı ve güveni kökünden yıkan Osmanlı Sadrazamı olarak tarihteki kara yerini almıştır. Zamanın en yüksek adamları sanılan bu dirayetsiz, bilgisiz. Cahil ve kendi ikbalini düşünen bu paşaların, padişahların, nazırların ve sadrazamların yanlış politikaları ve uygulamaları Osmanlı devleti ni yıkılışa götüren süreçte önemli rol oynamıştır. Tarihi olaylar aynı tekerrür etmese bile tarihte şartları ve sonuçları birbirini andıran olaylar az değildir.

Günümüze gelindiğinde, Türkiye Cumhuriyeti maliyesi ve maliyenin başında bulunanların bu hataların benzerlerine düştükleri herkes tarafından aşikardır. Ta 1950 li yıllarda Menderes Hükümetleriyle başlayan pahalı dış borçlanmalar, zaman zaman Demirel hükümetleri döneminde devam etmiş, Özal hükümetlerinde hız kazanmış, Tansu Çiller Hükümetinin AB ile yaptığı Gümrük Birliği Anlaşmasıyla ki bu anlaşmayı bazı ekonomi uzmanları İngilizlerle 1838 de yapılan ve Osmanlı Devletinin çöküşünün temeli olarak kabul ettikleri Balta Limanı Ticaret Anlaşmasıyla özdeşleştirmektedir. Günümüze gelindiğinde ise Merkez Bankası rezervlerinin eriyip eksilere düştüğü, dış borç rezervlerinin tarihi rekorlar kırdığı, borçların getirdiği faiz yükünün altında ezilen ekonomimize bir de üretimin düşmesi, işsizlik, hayat pahalılığı maliyemizin dolayısıyla devletimizin nasıl bir tabloyla karşı karşıya olduğu bütün kamunun malumudur. Umarım Rus Nedim Paşa nın aldığı tarihteki kara yere bir Nedim Paşa daha eklenmez. 

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya

DİĞER YAZILARI RUS NEDİM PAŞA 19-12-2020 18:14  GÜVEN-BALIK NUHUN GEMİSİNE BİNMEDİ 19-11-2020 23:24 ŞEHİR-SANAT-KÜLTÜR-TARİH-EDEBİYAT VE SAKARYA 28-06-2020 22:24 VİRÜSLÜ GÜNLERDEN SONRA; DUR BAKALIM NE OLACAK 10-05-2020 14:29 100. YILINDA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 23-04-2020 18:34 YARINA ÜMİTLE YÜRÜYENLER VE KÖY ENSTİTÜLERİ 18-04-2020 20:39 KORONA VİRÜS... YAŞAMAK AĞIR BASIYOR BENDE 27-03-2020 18:29 TÜRK HALKI BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR...ÖĞRENCİ YURTLARI 17-03-2020 22:12 MUSUBET YAKINDR, NASİHAT BOŞUNA… 07-03-2020 04:02 PAROLA. KAZ DAĞI İŞARETİ. DİPSİZ GÖL 06-12-2019 21:38 DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI 02-07-2018 13:39 MEB’DE HEP AYNI TERANE 13-06-2018 10:23 SELANİK'TE 19 MAYIS 20-05-2018 15:37 ASKIDA KAHVE     17-01-2018 18:56 ASLAN YÜREKLİ CÜCE ALİ ŞAMİL 29-08-2017 21:25 Taraklı’ da Bir Masa... DINGILDAK MASA 01-07-2017 11:43 Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu ve Halit Molla 22-06-2017 01:36 GÜN SAZAK CİNAYETİ 27-05-2017 22:21 19 MAYIS’TAN 9 EYLÜL’E 19-05-2017 21:07 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 07:48 BU SEFER HEP BİRLİKTE 1 MAYIS... 01-05-2017 13:19 Lozan Ve Ali Şefik Özdemir Bey’in Musul Harekatı 06-10-2016 10:26 9 EYLÜL Hasan Tahsin ve Yüzbaşı Şerafettin 09-09-2016 22:51 Viva İzlanda 09-07-2016 22:53 İftar 27-06-2016 01:52 Muhammed Ali 07-06-2016 17:48 Ermeni Soykırımı Kabare Tiyatrosu 2 Haziran’da Almanya’da Seyredildi 05-06-2016 00:22 ÜSMEN 15-05-2016 03:14 Eski Köyden Mahalle Olmaz 22-04-2016 09:48 REJİ’DEN TEKEL’E; TEKEL’DEN NEREYE 04-04-2016 15:31 REJİ 27-03-2016 19:55 İstiklâl Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif 15-03-2016 09:16 Şimdiki Teröristler Çok Şanslı Çok!!! 02-03-2016 00:41 Bay Jones'un Çiftliği 18-02-2016 12:03 Mülaene, Mübahele ve Fasık 10-02-2016 08:23 Avukat Olmak Da Zor İş Be! 01-02-2016 22:01 Anahtar Kelimeler Deniz, Namaz ve Rus 26-01-2016 23:57 İlk Kurşun ve Üç Kılıç 17-01-2016 21:04 Ali Fuat (Cebesoy) Paşa [23 Eylül 1882-10 Ocak 1968] 11-01-2016 08:03 Sonradan Gurme'ler 05-01-2016 21:55 Hoşgeldin 2016 31-12-2015 20:13 Adı Duyulmamış Kahramanlar (3): Nefer Şaban 28-12-2015 12:48 Adı Duyulmamış Kahramanlar (2): Karatepeli Halil 21-12-2015 07:24 Adı Duyulmamış Kahramanlar (1): Mehmet Çavuş 09-12-2015 09:21 Öğretmenler Günü’nün Ardından 28-11-2015 23:28 Çetinkaya İlk Yazısıyla Sitemizde 28-11-2015 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA