Advert
Ali Çetinkaya
Ali Çetinkaya
Giriş Tarihi : 27-03-2020 18:29
Güncelleme : 27-03-2020 18:31

KORONA VİRÜS... YAŞAMAK AĞIR BASIYOR BENDE

Salgın hastalıklar insanlık tarihinin seyrini bile değiştirmiştir.Bunlardan bazıları en bilinenleri, en eskisi; MÖ 430 da Mora savaşında ortaya çıkmıştır.Dünya nüfüsunun önemli bir yüzdesini öldürmüştür.Peşinden Jüstinyen Vebası MS 541-750, Kara Ölüm 1347-1351, Çiçek Hastalığı 15.-17. yüzyıllar.Memleketimizde 1970 li yıllarda bile görülüyordu.Kolera 1817-1823 yıllarında Hindistan da başlayıp komşu ülkelere de yayılarak milyonlarca insanı öldürdü.İspanyol Gribi işgal yıllarında yakaladı bizi. Sadece İstanbul da 30 bin can aldı.Ve daha başka salgın hastalıklar her vuruşunda dünya nüfusunun yarısını aldı götürdü.

               Bu sefer KORONO VİRÜS (Covid-19) Çin in Wuan şehrinde indi sahaya. 2019 zun son ayı Aralıkta. Ve kısa bir sürede dünyaya yayılmaya başladı. İran, İtalya, İspanya, Fransa, ABD  derken  2020 Mart ayının başında Türkiye de kendini gösterdi ve hızla yayılıyor. Mart 27 ye geldiğimizde vaka sayısı  3629 a , ölüm sayısı 75 e ulaştı. Durum ciddi  üçe beşe ona katlanarak büyüyor. 1920 deki İspanyol nezlesi gibi İtilaf devletleriyle beraber değil, tek başına saldırdı KORONO VİRÜS(Covid-19)  ama öyle bir saldırdı ki, savaşın henüz başlarındayız fakat sonucu kestirmek çok zor.Denenmiş bir şey değil,tecrübemiz yok.Yeni geliştireceğimiz stratejilerle mücadele etmemiz gerekiyor.

               Saldırı bazen askeri kanattan gelir, askerler savaş meydanında olur.Ordunuz ne kadar hazırlıklı ve güçlü ise zaferi kazanabilir. Siyasi saldırılarda diplomatlarınız ve siyasetçilerinizin  gücü belirler sonucu, ekonomik saldırılarda ekonomistler iner sahaya.

                Bu sefer sağlığımıza, hayatımıza bir saldırı var. Hem de bir virüs tarafından KORONO VİRÜS. Şimde savaş verenler, sağlık ordumuz.Tabi ki yanlarında devleti yönetenler başta olmak üzere bu güne kadar oluşturduğumuz kurumlar ve halkımız. Tehdit ise ayrımsız, hepimize.Saldırı saraylara da gecekondulara da, rütbe, makam , güç dinlemiyor. Paşaya da, nefere de, başarılıya da başarısızlığa da, iki yüzlü- riyakar ile dürüst ayırmıyor mesela. Zeki insanlara da düşük zekaya da aynı  acımasızlıkla saldırıyor. Hep birlikte savaşmazsak hepimizin sonu kötü olacak. Çünkü bela artık her yerde.

 

                 En güçlüler, en zenginler, yüksek rütbeliler bile bir gölge kadar silik, mecalsiz, hareketsiz kaldı. En büyük paralar bile yaşamı satın alacak güçte değil artık.

                 O zaman hasad zamanı; ne ektiysek onu biçeceğiz. Yetiştirebildiysek bilim insanları, doktorlar ve  beraberindeki sağlık ordusu en önde. Peşlerinde başta KIZILAY olmak üzere yardım kuruluşları.Oluşturabildiysek eğer, aşı üretim merkezleri, ilaç fabrikaları ve bizleri koruyabilecek sağlık üniteleri ve ekipmanları, ve bunları imal eden fabrikalar. Maske, eldiven, solunum cihazı, virüs teşhis kitleri, hastanelerin yoğun bakım servisleri, solunum cihazları varsa elimizde, savaşacak silahlarımız var demektir. Bunlardan yeterince bulunmuyorsa elimizde vay halimize. Yandığımız gün o gündür.

                  Eğer mahrum değilsek bu saydıklarımdan, bu işin sonunda bazı can kayıplarına rağmen bu savaş kazanılır elbet. Fakat bu işin sonunda çok şey değişir. Eskisi gibi olmayacaktır artık hiçbir şey.

 

                Mesela güven hayatta kalır mı acaba? Acaba bumücadelenin sonunda, Çaresiz bir gece vakti uyandırabilecek bir dost  bulabilecek miyiz? Yoksa hepimizin adı aynı hizaya yazılacak, paşa da, nefer de. Zengin de yosul da. Güçlü de güçsüz de. “KORONA VİRÜS TEN ÖLMÜŞTÜR” ruhuna Fatiha. Diye tesellimi bulacağız?

 

                Fakat bir gerçek göze çarpıyor hemen. Hazırlıksız yakalandık.Dünya birkaç günde  ev toplumuna dönüşüverdi.Ama çoğunluğun evdeki yaşamı sürdürebilecek maddi gücü yok. Hastanelerde yeterli hazırlık yok.Devletin en yetkilileri bir gün bir açıklama yapıyor, elimizde yeterince virüs teşhis kiti var hatta ABD ye bile beşyüz bin sattık diyor.Birkaç gün sonra ÇİN den virüs teşhis kiti aldık, ilk parti geldi diyor.

 

            Güven ölürse bir daha geri gelmez. Zenginler, güçlüler siz dahil, etrafınıza bir bakın kimse artık gülümsemiyor.En zengininiz, en güçlünüz bile kim bilir içinden dağ başında bir kulübem olsaydı diye içinden geçiriyor olsa gerek.

 

             Yaşamak ağır basıyorsa sizde de;

              Gelin, itiraf edin ve yeni bir başlangıç yapın.En güçlü eller sizde. Bu taşın altına elinizi koyun ki, millet de size gönül rahatlığıyla destek versin.Bu beladan en az hasarla kurtulalım. Yoksa hepimizin canı çok yanacak.Ve söz verin, bir daha milletn malına, hakkına göz dikmeyeceğiz, haksız kazançlarla, yolsuzluklarla halkın sağlığına, refahına ve ihtiyaçlarına harcanması  gereken milleti parasına göz dikmeyeceğiz. İtiraf edin ve bu zor günlerde bir başlangıç yapın.Ama bir daha da sözünüzden çıkmayın. Güven bir kere giderse, bir daha gelmez geri. Bu mücadelenin sonunda insanların yüzüne bakacak yüzler kalsın elinizde.

 

                      “Yarın çok geç olabilir…

                        Bir anda bitebilir her şey,

                        Yaşamak için acele edin bence”

 

          Biliyorum, karanlığımız da çaresizliğimiz de o kadar derin ki. Böyle birkaç virüs, salgın, birkaç felaket olgunlaşmamıza yeter mi acaba? Bu sefer kaçış yok,  ölüm  ayırmıyor zengin, fakir. Hepimize saldırıyor zalim.

 

                         “…Bir kişi bile ölse eksilirim ben,

                          Tüm insanlığın parçasıyım dedim ya.

                          Sorma her seferinde,

                          Çanlar kimin için çalıyor diye”

 

            Savaşlar elbette orduların gücüyle orantılıdır. Fakat, o Ordu ya komuta edenlerin belirlediği stratejiler de ordunun gücü kadar önemlidir. Sağlık Ordumuz güçlüdür. Umarım doğru yönetilir.Ve zaferler milletin topyekün desteğiyle kazanılır.Alkışlamak güzel elbette. Fakat alkış yetmez sadece.Sağlık çalışanlarına başta moral destek olmak üzere, onların talimatlarına uymak ve onlara her türlü desteği vermekle mümkündür. Bu gün için senden sadece sokağa  çıkmamanı istiyorlar, çıkma be kardeşim. Evinde otur birkaç hafta ne olur, ölür müsün?

 

             İşin özü, ak koyunla kara koyunun geçitte sayıldığı günlerdir bu günler. Özel hastaneler, Kızılay, topçular, popçular, devletin büyük ihalelerini alan rantçılar, haydi sahaya. Bu sürecin sonunda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Güvenimizi kaybetmeyin.Kefenin cebi yok. Düşman ortak. Sana da saldırıyor, bana da.Ölü taklidi yapmasın kimse. Yaşamak eğer ağır basıyorsa sizde de.

           

            Her şeye rağmen yine de umudumuz var elbette.Ne diyordu şair:

 

                  “Umudumuz bakidir amma,

                   Yol  uzun, zaman kısa, ben yorgun”…

 

         Ak koyunla kara koyunun geçitte belli olduğu günler günlerdeyiz ama umudumuz var.

 

                       “…Düşmezse düşmesin yakamızdan ölüm.

                          Bizim üstümüze güneş doğacak gülüm.

                          Gülüşüne bir kurşun sıksa da ölüm.

                         Unutma ki umuda kurşun işlemez  gülüm”…

 

 

                                                                                           

                       

   

                          

                           

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya

DİĞER YAZILARI VİRÜSLÜ GÜNLERDEN SONRA; DUR BAKALIM NE OLACAK 10-05-2020 14:29 100. YILINDA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 23-04-2020 18:34 YARINA ÜMİTLE YÜRÜYENLER VE KÖY ENSTİTÜLERİ 18-04-2020 20:39 KORONA VİRÜS... YAŞAMAK AĞIR BASIYOR BENDE 27-03-2020 18:29 TÜRK HALKI BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR...ÖĞRENCİ YURTLARI 17-03-2020 22:12 MUSUBET YAKINDR, NASİHAT BOŞUNA… 07-03-2020 04:02 PAROLA. KAZ DAĞI İŞARETİ. DİPSİZ GÖL 06-12-2019 21:38 DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI 02-07-2018 13:39 MEB’DE HEP AYNI TERANE 13-06-2018 10:23 SELANİK'TE 19 MAYIS 20-05-2018 15:37 ASKIDA KAHVE     17-01-2018 18:56 ASLAN YÜREKLİ CÜCE ALİ ŞAMİL 29-08-2017 21:25 Taraklı’ da Bir Masa... DINGILDAK MASA 01-07-2017 11:43 Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu ve Halit Molla 22-06-2017 01:36 GÜN SAZAK CİNAYETİ 27-05-2017 22:21 19 MAYIS’TAN 9 EYLÜL’E 19-05-2017 21:07 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 07:48 BU SEFER HEP BİRLİKTE 1 MAYIS... 01-05-2017 13:19 Lozan Ve Ali Şefik Özdemir Bey’in Musul Harekatı 06-10-2016 10:26 9 EYLÜL Hasan Tahsin ve Yüzbaşı Şerafettin 09-09-2016 22:51 Viva İzlanda 09-07-2016 22:53 İftar 27-06-2016 01:52 Muhammed Ali 07-06-2016 17:48 Ermeni Soykırımı Kabare Tiyatrosu 2 Haziran’da Almanya’da Seyredildi 05-06-2016 00:22 ÜSMEN 15-05-2016 03:14 Eski Köyden Mahalle Olmaz 22-04-2016 09:48 REJİ’DEN TEKEL’E; TEKEL’DEN NEREYE 04-04-2016 15:31 REJİ 27-03-2016 19:55 İstiklâl Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif 15-03-2016 09:16 Şimdiki Teröristler Çok Şanslı Çok!!! 02-03-2016 00:41 Bay Jones'un Çiftliği 18-02-2016 12:03 Mülaene, Mübahele ve Fasık 10-02-2016 08:23 Avukat Olmak Da Zor İş Be! 01-02-2016 22:01 Anahtar Kelimeler Deniz, Namaz ve Rus 26-01-2016 23:57 İlk Kurşun ve Üç Kılıç 17-01-2016 21:04 Ali Fuat (Cebesoy) Paşa [23 Eylül 1882-10 Ocak 1968] 11-01-2016 08:03 Sonradan Gurme'ler 05-01-2016 21:55 Hoşgeldin 2016 31-12-2015 20:13 Adı Duyulmamış Kahramanlar (3): Nefer Şaban 28-12-2015 12:48 Adı Duyulmamış Kahramanlar (2): Karatepeli Halil 21-12-2015 07:24 Adı Duyulmamış Kahramanlar (1): Mehmet Çavuş 09-12-2015 09:21 Öğretmenler Günü’nün Ardından 28-11-2015 23:28 Çetinkaya İlk Yazısıyla Sitemizde 28-11-2015 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA