Sakarya Gündem
Giriş Tarihi : 01-09-2020 10:48   Güncelleme : 01-09-2020 11:06

Sendikacı Toka yeni yargı yılında Adliye binasını gündeme getirdi

Sendikacı Toka yeni yargı yılında Adliye binasını gündeme getirdi

TÜRK BÜRO SEN SAKARYA ŞUBE BAŞKANI KENAN TOKA, YENİ YARGI YILININ AÇILIŞINDA SAKARYA ADLİYE BİNASININ YETERSİZLİĞİNİ GÜNDEME GETİRDİ. TOKA, BÜROKRATLARI, SİYASİLERİ VE MİLLETVEKİLLERİNİ GÖREVE DAVET EDEREK, "ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMALILAR" DEDİ. SENDİKACI KENAN TOKA YAPTIĞI YAZILI AÇIKLAMADA ŞUNLARI DİLE GETİRDİ:

"Salgın hastalıkla mücadele içinde geçen günlere eklediğimiz bugün, Adalet teşkilâtının, insan gücünü aşan yoğun çalışmaları ile geçen bir Adli Yılı daha, tarihin arşivlerindeki raflara bırakırken yine yeni bir Adli Yıla girmiş bulunuyoruz.

Her insanın beklentisi olan Adalet adına, ‘’Hz.Peygamberimizin dediği gibi Bir günlük Adalet 60 yıllık ibadetten faziletlidir.’’ Sözüne karşılık olarak Adliye Çalışanları Adaletin tesis edildiği binalarda Adalet beklentisine karşılık bekliyor.
Bugün dünyamız olağanüstü kritik günler yaşamaktadır. Her geçmiş  Adli Yıl açılışlarında da ifade ettiğimiz gibi, hukukun ve uygarlığın öncülüğünü evrensel hukuk, adalet ve ahlâk kuralları dahil,  kişisel ve özlük haklara dahi  saygılı davranılması gerekliliğini ön görür.


Her türlü fitne ve ihanet içinde Ülkemize zarar vermeye çalışanlar ile bugünlerde Akdenizde yaşatılan olumsuzluklara inat Tarihimizin altın sayfalarına kazıdığımız Devlet olarak ayakta kalmanın ötesinde Bölgeye Liderlik etme azmimiz Karadeniz'de pekişen TÜRKÜN GÜCÜ sayesinde ne teröre ne ihanete  nede dayatmalara göz açtırmadığını yedi düvele TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ göstermiştir..

Milli mücadelede 30 Ağustos Zaferinin idraki içinde her Türk Ferdi olarak Kutlu mucadelenin devamı olarak gördüğümüz ülke bekası için  Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün oluşunun teminatı Türk dil ve kültürü etrafında Devletleşen Yüce Türk Milleti'nin sarsılmaz iradesi başta olmak üzere tüm Devlet güçleri ile Ülke Bütünlüğü için  dirsek temasında Türk  Memurunun Hakları ve bütünlüğü adına da Türk Büro Sen olarak  Sendikal Mücadelemizi sürdürdük.
Mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğumuz Konfederasyonumuz Türkiye Kamu Sen gerektiğinde istiklâl Savaşı ruhu içerisinde bu prensipleri bugüne kadar olduğu gibi her zaman elbette koruyacaktır. Türk Milleti'nin en güç zamanlarda neler yaptığına tarih tanıktır. Bugün uygar camiada güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Herkes ona göre, içeride ve dışarıda neyi göze alabileceğini geç kalmadan öğrenmelidir.

Ulusal yazılı ve görsel medya aracılığıyla gözlemlediğimiz üzere bazı devletlerin desteği sonucu büyük tırmanış gösteren terörizm ile barışı, sosyal ve ekonomik kalkınmayı engelleyen silahlanma yarışı ve özellikle de dünyanın bir bölgesindeki açlık olgusu ve salgın hastalık gerçeği insanlığın geleceği yönünden ümit kırıcı gelişmelerdir. Kaygı yaratıcı bu olaylar, bizlere bu dönemde milletçe daha çok birlik ve beraberlik içinde bulunmak, her yönden daha güçlü olmak mecburiyetini yüklemektedir.

Kesintisiz bir Demokrasi için Ülkemize hizmet etmekten, katkı sunmaktan öte hiçbir oluşumun içine girmeyen Sendikamız Türk Büro Sen, Kamu Çalışanları için ve doğrudan Vatandaş odaklı meslek hayatı içinde Bizim İlkemiz Önce Ülkemiz düsturuyla hareket etmektedir. Demokrasinin temel öğelerinden biri ve en önemlisi, toplumda hoşgörü ve saygı ortamının yerleşmesidir. Özellikle   Sendikamız Üyelerine ve yine memuriyet hayatına yeni başlayan Memurlarımızın maruz kaldığı siyasal iktidarın gücünden bahisle bazı STK lar ve alet olan kurum amirlerinin baskı ve dayatmacı tutum ve hatta mobing istismarına karşı sürdürdüğümüz mücadelede ısrarcıyız. Bu tür  olumsuzluklar ülke menfaatine sunacağımız katkılar için tüm Kamu Çalışanlarına ve doğrudan Memleketimize  zaman ve itibar kaybettirmektedir. Bu tutumlarda ısrarcı olanlar hakkında Genel Merkezimize bilgi verilmekte gereği yapılmaktadır. Yerelde ise basın yoluyla Kamu oyuna ifşa edilecektir. Siyasal, bölgesel ve sendikal manada ki etnisyenlik girişimlerle siyasi beklentisi olduğu açık olarak ortada olan bazı kurum yöneticilerinin de dahil olunduğu günümüzde ayrışmacılığı ötekileştirmeyi kayırmacılığı terketmedikçe,  barışçıl bir ortam oluşmadıkça, siyasal inançlara ve faaliyetlere yadırgamadan ve düşman olmadan bakabilme alışkanlığı toplumda bir duygu olarak yerleşmedikçe, fertler ve siyasal güçler arasındaki ilişkiler yumuşak ve esnek bir zeminde sürdürülmedikçe, Anayasanın ve yasaların tanıdığı haklar ve özgürlükler ne kadar mükemmel olursa olsun, toplumun huzurunun ve uygar ilişkilerin giderek bozulması mukadderdir. İnanıyoruz ki bu duyguyu yüreklerimize doldurduğumuz; mevcut hukuk düzenini oluşturan kurallara karşı gelmediğimiz; önyargıları ve saplantıları, özellikle bilgili ve daima haklı görünmek tutkusunu terkettiğimiz takdirde, siyasal rejimimiz giderek daha güçlenecek, böylece özlemini çektiğimiz düzeye erişecektir.
Devlet  insanını her yönden korumak ve geliştirmek durumunda, hatta zorunluluğundadır. Bu bakımdan çağımızın insanı, en güçlü otorite olan devletinden pek çok şey beklemektedir en başta liyakat ilkesi olmazsa olmaz niteliktedir hakkıyla mücadelesini sürdüren Çalışanlarımız sürekli bir yenileşme ve kendini aşma özlem ve tutkusuyla dolu. Yandaşlık ilkesinden uzak ilke olarak Liyakat bekleyen Kamu Çalışanlarımız,  Türk toplumu da artık hukuk devleti kavramının ifade ettiği anlamı ve böyle bir devlet yapısı içerisinde yargı gücünün, dolayısıyla yargı denetiminin değerini yeterince kavramış olacaktır.

Yurdumuzun en öncelikli sorununun daima ekonomik alanda kalkınma olduğu görüşüyle sadece bu soruna önem verildiği ve dolayısıyla sosyal ve özellikle de adlî kalkınmanın ihmâl edildiği görülür. Böyle bir düşünce ve uygulamayla adlî kalkınmanın yıllarca ihmâl edilmiş olması, ne yazık ki arzulanan düzeyde bir hukuk düzeninin gerçekleşmesini de engellemiştir. Oysa, gerçek ekonomik kalkınma, ancak toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemelerin zamanında yapıldığı, toplumda yasalara saygı ve uyum bilinciyle adalet duygusunun yerleştiği ve adalet işlerinin aksamadan yürütüldüğü bir düzenin varlığı halinde başarıya ulaşabilir. Günümüzde atılan demokratik adımlar bir nebze olsun beklentileri güçlendirimistir.

Bu minvalde Adli hak ve işleyişinde Çalışanlar göz ardı edilmemeli. Adaletin tesisi noktasında Hakim Savcı ve Avukatlar dışında emek harcayan işin mutfağında ortaya yüreğini koyan  her çıkan yasayla iş yükü biraz daha artan Adalet Bakanlığı Çalışanı olan Yazı işleri Müdürü Zabıt Katibi Mübaşir Teknik Personel Şöför ve Yardımcı Personel, İnfaz Koruma Memuru  Cezaevi Personeli  olarak Kamu Görevini ifa eden Arkadaşlarımıza da gereken ehemmiyet verilmeli  olmazsa olmaz ‘’Devletin Hafızası’’ durumunda olan Personellerin tümü Kadrolu Çalışma durumunda değerlendirilmelidir. Zorunlu Emeklilik dayatması olan ve Meslek hayatlarında sadece kadroya geçebilme umuduyla yaşayan  4/C ,4/B ve sair adlar altında Sözleşmeli Personel Geçici Sözleşme ile alınan Personel gibi çalıştırılan İnsanlarımızın mağduriyeti giderilmeli ön lisans- lisans okuyan ve kurumlarına belgelerini ibraz edenler uygun  kadrolarına kavuşturulmalı kurumlarda motivasyon sağlanmalıdır.  Stresli ortamlar içerisinde çalışırken yaşanabilirliği yüksek  Olumsuzluklar karşısında ortaya çıkan naklen resen atamalar son bulmalı Personele zaman ve Savunma hakkı verilmelidir. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun Kapsamına alınmalı  Mobing ten uzak çalışma barışı çerçevesinde sükut ile Vatandaşa hizmet verilmeli. Müdüre amire değil Devlete Memur olan Özveriyle çalışan personele gereken saygınlık ve itibarı verilmeli verilen yetki   suistimal  edilmemeli. Ek Gösterge ve Sözleşmeli Personele Kadro için kanun teklifimiz bir an önce T.B.M.M den geçmeli.

Yıllardır her platformda dile getirdiğimiz üzere İlimizde hizmet veren Adliye binamızın yetersizliği artık hat safhadadır. Çıkan yasalarla birlikte açılan yeni birimler yetersiz fiziki koşulları ortaya bir kez daha çıkarmıştır. İdarenin çözüm odaklı gayretleri kalıcı çözümler getirmemekle birlikte Adliyemizin birkaç ayrı binada hizmet vermesine sebep olmuştur. Vatandaşlarımız açısından da olumsuzluklara neden olmuştur. Şehir Merkezinden uzak olması  Adliyemizin birimlerinin ayrı yerlerde oluşu bir bütün içinde çalışma ahengini bozmaktadır. Artık İlimiz ileri gelenleri bürokrat ve siyasetçileri bu konuyla ilgili olarak TBMM de üzerine düşeni yapmalı ilimizi idare eden makamlar gerekli desteği vermelidir. Müstakil olarak kurulacak Adalet binaları hizmete elverişli ve mesleğin onuruna yakışır hale getirilmeli; araç gereç ihtiyacı karşılanmalıdır

 Arşivleme işlemi kompakt sistem olmalı tozlu ve sağlıksız koşullardan uzaklaştırılmalıdır. Kurum değişikliği talebinde bulunanlara kriterler belirlenmeli iller arası tayin becayiş gibi işlemler  hassasiyetle karşılanmalı,
Adliye Çalışanlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 36. Maddesi değiştirilerek meslek statüsü verilmeli  ve lâyık olduğu refah  düzeyine kavuşturulmalıdır. Mesleğin  ifa ettiği önemli görev ve yıpratıcılığı dikkate alınarak yıpranma payı verilmeli, mesleğinde 65 yaşına kadar çalıştıktan sonra emekli olanlara, başka iş yapmamaları kaydıyla meslekte iken aldıkları özlük haklarının aynen ödenmesine devam olunmalıdır..

Konfederasyonu olmayan sendikalar ile bir yere varılamayacağının farkına varmasını beklediğimiz Çalışma Arkadaşlarımızın özlük ve mali haklarının büyük kısmının elinden alınmasına sebep olan Genel Yetkili Sendikanın Geçmiş dönem Genel Başkanı sayesinde kesilen Geçtiğimiz yıllarda yapılan toplu sözleşmelerde kazanılan ulaşım yardımları tekrardan  ödenmeli, ortadan kaldırılan havuz ücreti yerine her adli yıl başlangıcında 1 maaş tutarında ikramiye verilmeli, Adalet Bakanlığı Merkez ve taşra Teşkilatı ile yüksek yargı organlarının tüm personeline, Hakim ve Savcılarda olduğu gibi brüt maaşlarının %10 u tutarında yargı ödeneği ödenmeli, Fiziki koşulları müsait olmadığı açıkça ortada olan Kurumda Çalışanlara Kreş Ödeneği desteği verilmeli, diğer kurumlardan çok daha düşük olan Yemek katkı payları arttırılmalı, Yemeğe katılım sağlanmadığı günler için yemek bedelleri  Çalışanlara ödenmeli, Nöbet görevi verilen Çalışana nöbet ücreti verilmeli ve izinlerinde uygulamadaki faklılıklar giderilmeli, Yardımcı Personele Ek gösterge verilmeli Genel İdari Hizmetler sınıfın alınmalı, Unvan değişikliği ve GYS yazılı sınav sonrasında yapılan Sözlü Mülakat Uygulamasından vazgeçilmelidir.

Büyük Önder  ATATÜRK'ünde
... Adliyemizin emin olduğumuz yüksek iktidarı sayesindedir ki Cumhuriyet mukadder tekâmülünü takip edecek ve her türlü şekil ve kılıktaki tecavüzlere karşı vatandaşın hukukunu ve memleketin nizamını masun tutacaktır... sözleriyle belirttiği güven duygusundan da güç alarak adaleti ve devleti kararlarıyla yüceltecektir, diyerek cümlelerimize son verirken Devlet Memurluğu vakarına yakışır şekilde görevlerini ifa eden Kamu  Çalışanlarımızın taleplerinin karşılık bulduğu bir Adli Yıl geçirmelerini temenni eder işlerinde kolaylıklar Ailelerine karşı olan sorumluluklarını karşılayabilir ekonomik özgürlüklerinin olacağı mutlu huzurlu yarınlar  dileriz. Covit 19 virüsüne maruz kalan Arkadaşlarımıza geçmiş olsun sağlıklı uzun ömürler dilerim. Her zaman Kamu Çalışanlarının yanında ve taleplerinin takipçisi olmaya devam ederek sözümüz namusumuzdur diyor  Tüm Kamu Çalışanlarımızı Türkiye Kamu Sen Çatısı altında kutlu hak mücadelemize davet ediyoruz."

TÜRK BÜRO SEN SAKARYA ŞUBE BAŞKANI
KENAN TOKA

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA