Sakarya Kültür-Sanat
Giriş Tarihi : 29-10-2019 07:48

Necati Mert’in Sakarya'daki Gelişim Kitabevi kapanıyor

Necati Mert’in Sakarya'daki Gelişim Kitabevi kapanıyor

Sakarya’da hemen her düşünceden insanı bir araya getiren, 46 yıldır hizmet veren, yazar Necati Mert’in Gelişim Kitabevi kapanıyor. Necati Mert, kitabevinin 1980’den sonra her düşünceden insanın birbiriyle tanıştığı, tartıştığı bir mekân olduğunu söyledi.

Yeni Şafak Gazetesinin haberi şöyle:

Bir kitabevi sadece bir kitabevi değildir. Aynı zamanda düşüncenin, edebiyatın, sanatın geliştiği bir merkezdir. İstanbul’da olduğu gibi Anadolu’nun her kentinde de orayla özdeşleşmiş bir kitabevi vardır. Sakarya denildiğinde aklımıza gelen bu yer Gelişim Kitabevi olur. Gelişim’in bir farkı da burayı bir edebiyatçının, Necati Mert’in işletmesidir. Geçtiğimiz günlerde Mert’in 46 yıldan bu yana işlettiği Gelişim’i kapatacağının haberini aldık. Son dönemde birbirine benzer nedenlerle kitabevleri aramızdan ayrılıyor. Bunun ortak nedeni ise okurun, edebiyat mahfilini terk edip internet alışverişine yönelmesi. Kitabevini işyeri olarak devredemeyince dükkânla kitabı birbirinden ayırarak satmaya karar veren Mert’le Gelişim’in hikâyesini konuştuk. Mert, bu kararın arkasında hastalığının, piyasanın ve okurun internete kaymasının olduğunu söylüyor ve ekliyor: “1 Kasım geldiğinde ne kitapçı olarak Necati Mert ne de Gelişim Kitabevi olmayacak.”

Necati Mert

Gelişim Kitabevi neden kapanıyor? Rahatsızlığınız mı buna neden oldu?

Hayır, nedeni rahatsızlığım değil. Ama rahatsızlığım bu süreci hızlandırdı. Son beş yıldır bir önceki yılın cirosunu yakalayamadık. Kapanmanın asıl gerekçesi, bu: Kriz. Oğlum son beş yıldır dükkânda benimle; ama hastalığımın ilerlediği şu son birkaç yıl yalnız kaldı. Pasajdan, şehirden sıkıldı; Eskişehir’de okumuş, orayı sevmişti; rehber öğretmenlik de yapan felsefe öğretmeni karısıyla Eskişehir’e yerleştiler. Şimdi tek başımayım. Yaşım 75. Bütün bunlar üst üste binince kuruluşundan tam 46 yıl 150 gün sonra kitabevini kapattık.

Peki nasıl kuruldu?

12 Mart’ta (1971) henüz üç yıllık edebiyat öğretmeniyken tutuklandım. Sıkıyönetim Askerî Mahkemesi, sıkıyönetimi gerektirecek eylemler arasında saymadı yaptıklarımızı, dosyayı Sakarya Ağır Ceza’ya gönderdi; Sivil Mahkeme de reddetti; böyle durumlarda geçici olarak Uyuşmazlık Mahkemesi kurulur, davaya hangi mahkemenin bakacağına orası karar verirmiş. Altı kişiydik, bu mahkeme kurulmadan 1974 affı ile bizim dava düştü. Ne suçluydum ne suçsuz! Buna yanarım. Ben suçsuz olduğumu biliyorum, mahkemede aklanmalıydım. Gerçi yeniden öğretmenliğe döndüm; ama bu sefer de Milli Eğitim Bakanlığı Ankara’dan müfettiş gönderdi, beni “bakanlık emri”ne aldı, yani kızağa çekti. Derslere giremiyor, maaşımı tam alamıyordum. Çok sıkıntılı günlerdi. Kızağa çekilişimin altıncı ayında istifamı basıp öğretmenlikten ayrıldım, bir arkadaşımın yönlendirmesiyle 12 Mayıs 1973 günü kitabevi işletmeciliğine başladım.

HERKESİ BİR ARAYA GETİRDİ

Kitabeviniz Sakarya’da çok sayıda insanı bir araya getirdi. Onlar kimlerdi?

Hareketli yıllardı. 1976 yılı Aralık’ında, elektriklerin kesik olduğu bir sırada dört kişinin saldırısına uğradık. Camları kırdılar, kitaplara boyalı sular attılar. Biz de dört kişiydik, başımızdan, sırtımızdan zincir, muşta, lobut darbeleri aldık. 1977’nin 5 Ocak akşamı 22 sularında da dükkânımız bombalandı. Benim, solu, sosyalizmi Türkiye, özelde Adapazarı üzerinden okumaya başlamam –yuvarlak hesap- 12 Eylül (1980) Kenan Evren Darbesi’nden sonradır. Evren’in bazı şöhretlere getirdiği sahne yasağıyla gözüm açıldı. Yasaklamak yanlıştı. Bu, yanlışsa “başörtüsü yasağı” da yanlıştı. Hangi kitabındaydı hatırlayamıyorum, Emre Kongar’ın da “bundan sonra Müslümanlar hesaba katılmadan hiçbir şey yapılamaz” anlamında bir cümlesine de rastladım. O da güç verdi bana. İşte dükkân 1980’e kadar devletçiliği sosyalizm sanan öğretmenlerin uğrak yeri iken darbeyle dönüşüme uğradı; her düşünceden insanın birbiriyle tanıştığı, tartıştığı bir mekân oldu.

DEPREMDEN SONRA TOPARLAYAMADI

Gelişim’de ne tür kitaplar okurla buluştu? Yıllar içinde değişimler yaşandı mı?

1973’le 1980 arası sol yayınlar ağırlıklıydı. 12 Eylül’de kitapçılık batma noktasına geldi. Kitabın en az satıldığı yıllardı. Tarihi romanlar, yemek ve astroloji kitapları, beyaz diziler rağbetteydi, alıcıları da tatil için Almanya’dan gelen işçilerdi. Ben soldan, sosyalizmden etkilenmiş biriyim. Ancak içime kapanmam, sınırlarımı hep açık tutarım. Öyleyken zaman zaman beni eski imajımla tanımlayanlara da rastlamıyor değilim. Beni en iyi bilenler, galiba ansiklopedi müşterilerimdir. Gelişim, başlangıçtan ta 1990’lı yıllara kadar yükselen bir grafikle ansiklopedi satıcılığını abone yöntemiyle sürdürdü. Gelişim’in en parlak yıllarıdır. Adapazarı ve Gelişim için milat 1999 depremidir. Yirmi yıl geçti aradan, biz karı koca hâlâ güçlendirilmiş de olsa hasar görmüş dört katlı bir apartmanda oturuyoruz. Sözü bağlayayım: 2000’li yıllar depolitizasyon yıllarıdır, popüler eserler rağbet görür.

Peki kitabevi ne zamana kadar açık?

Ne kapanan bir kitabevi batan gemidir ne de kitapları batan geminin malları. Bu mantıkla 9 Ekimle 19 Ekim arasındaki kampanyada kitapları makul bir indirimle sattık. Yoğun ilgi gördük, yakından uzaktan, eski öğrencilerimden geçmiş olsun dilekleri hatta siparişler aldık. Her biri yazılmaya değer unutulmaz hatıralar derledik. Herhangi bir dükkânın kapanışından farklı, hüzünden çok saygılı bir kapanış yaşadık. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nden destek. Xir Kitabevi’nden yardım gördük. Bu ilginin nedeni, sanıyorum, kitapçılığımın öğretmenliğimden ve yazarlığımdan ayrı düşünülmemesi idi. Fiili kapanışı 19 Ekim’de yaptık, resmi kapanışı da ayın sonunda tamamlayacağız. 1 Kasım’da ne kitapçı Necati Mert olacak ne de Gelişim Kitabevi.

YUSUF KAPLAN'DAN KÜLTÜR BAKANINA: "DURUMA EL AT DA BİR İŞE YARA"

Öte yandan Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan da "Yazar ve eleştirmen Necati Mert'in Sakarya'daki 46 yıllık Gelişim Kitabevi kapanıyor" haberi için sosyal medya üzerinden Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a yüklenerek şunları yazdı:

* Çok kötü bir haber bu! Tedirgin edici! Necati Mert, tek başına bir kurum gibi çalışmış bir öncüdür! * Kültür Bakanlığı, duruma el atsın, bir işe yarasın!"

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA