Advert

Advert

Advert
Sapanca
Giriş Tarihi : 25-03-2021 13:21   Güncelleme : 25-03-2021 13:30

Kartepe yazarı bu yazıyı yazdı: Sapanca Gölü'nün dibi delik mi?

Kartepe yazarı bu yazıyı yazdı: Sapanca Gölü'nün dibi delik mi?

Kartepe Gazetesi yazı işleri müdürü ve yazarı Nilay Merttürk, Sakarya'nın Sapanca ilçesindeki gölü köşesine taşıdı. Merttürk o yazıya, "Sapanca Gölü'nün dibi delik mi?" başlığını attı. İşte dikkat çeken o yazı:

Sapanca Gölü'nün dibi delik mi?

Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır dedikleri bu olsa gerek...
Kış yakamıza yapıştı bitmek nedir bilmiyor adeta...
Ha "Şikayet mi ediyorsun?" derseniz asla...
Yaşanılan kuraklık büyük şehirlerde su sıkıntısı tehdidi oluştururken, doğal zenginliğimiz olan göllerin de kurumasına neden oluyorken ne şikayeti?
Duacıyız, duacı...
Bu kuraklık döneminde gökten düşen her zerre kıymetli bizler için.
Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl yani 2020' de Sakarya ile Kocaeli'nin içme suyunu karşılayan Sapanca Gölü'nün su miktarı kritik seviye olan 30,37 kot’a kadar düşmüştü. Ve malesef o gün bugün de tam anlamıyla toparlayamadı...
Bu endişe verici olaydan sonra yağan her yağmur sonrasında; "Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Yuvacık Barajı’ndaki artış hızla sürüyor" haberlerini duydukça "Oh be"dedik ancak barajdaki doluluk oranı yüzde 75’lere ulaşırken, su takviyesinin yapıldığı Sapanca Gölü yağışsız günlerdeki gibiydi...
Altı delik kovayı habire suyla doldurursun da dolmaz ya, o misal Sapanca Gölünün akıbeti de...
Araplara parsel parsel satılan arsalar, villalar yapmak adına kıyılan ormanlarımız sayesinde gölü besleyen su kaynaklarının her geçen yıl azaldı. Bu nedenle de gölün su seviyesi de her geçen yıl azaldıkça azaldı...
Göle su taşıyan 12 dereden biri olan Yanık Deresi’nin ardından son olarak gölün önemli su kaynaklarından İstanbul Deresi de tamamen kurudu ve göldeki su 2014 yılında bazı noktalarda 20-30 metreye kadar çekilerek ilk önemli uyarısını verdi. 
Biraz amiyane olacak ama maalesef çok da takan olmadı!
Kuraklık “içme suyu” sorunu olarak algılandığı için tarımdaki gelişmeler çoğu zaman göz ardı edildi. Oysa, kuraklık aynı zamanda ekonomimizi, sağlığımızı ve soframızdaki gıdayı da tehdit ediyordu...
2020'nin sonbaharında yağmayan yağış yüzünden etkili olan kuraklık nedeni ile üretimdeki düşüşün sofralarımıza yüksek fiyat olarak yansıdığını gören vatandaş biraz sesini yükselmeye başlasa da; "Sapanca gölüne gelen su halen, gölden çekilen su miktarını karşılamaktan uzak" diyenlere kulaklar kapatıldı
"Sapanca Gölü yıllık yağış ile bölgenin ihtiyacı olan içme suyunun yanı sıra sanayi suyu ile sulama suyu talebini karşılayabilecek büyüklükte değil" diyenlerin feryatları duyulmadı...
Tüm bu serzenişlere, bilimsel açıklamalara rağmen de Sapanca Gölü’nün bir yıllık su verimi neredeyse aynı yıl içinde tüketildi!
Tüketildi yanlış bir kelime olur doğrusu şu ki "Tükettik"
Sakarya ve Kocaeli olarak el ele vererek yaptık bunu...
Hiç kimse topu birbirine atmasın!
Sapanca Gölü’nün su seviyesi azalmaya devam ederse eğer devamında gelecek olan bütün tehlikeleri bile bile göz yumduk! Kimimizin işine geldi, kimimiz de duyarsız kaldık bu tükenişe...
Bilinen bir gerçek var ki, yerküre üzerindeki erişilebilir tatlı su miktarı, dünyanın toplam su varlığının yüzde 1’inden bile az. Oysa, gıda güvenliği, ekonomik büyüme, iklim değişikliği ile mücadele gibi birçok alanın temelinde, su kaynaklarının sürdürülebilirliği de yer alıyor. Fakat bugün geldiğimiz noktada, su kıtlığı tüm dünyanın yaşadığı en büyük sorunlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Türkiye de, sanılanın aksine su zengini bir ülke değil, hatta tam tersine su sıkıntısı çeken bir ülke konumunda...
Maalesef yeraltı suları giderek çekiliyor ama biz hâlâ suyumuz bolmuş gibi harcama yapıyoruz.
Şimdi; küresel ısınma sebebiyle dünyada iklim değişiklikleri yaşandığını, bu nedenle mevcut ekosistemde bazı aksaklık ve sıkıntıların baş gösterdiğini anlatıp da çevre, kuraklık ve bilinçli olmak adına hikayeler yazılıyor ama...
Ne yazık ki Sapanca Gölü'nün son hali fotoğraf karelerine tüm gerçekçiliği ile yansımışken, kuraklık ve benzeri afetler karşısında sahipsiz bir ülke olduğumuza hikaye değil, destan yazmalı bu saatten sonra...
Balabanlı, Nusretiyeli, Suadiyeli köylü "Köy Tüzel Kişiliklerini" savunurken, "Suyumuza dokunmayın" derken ne kadar da haklıymış öyle değil mi?",

Kaynak: kartepegazetesi

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA