Advert

Advert

Advert
Hendek
Giriş Tarihi : 15-03-2021 15:24

Hendek adalet bekliyor: Bizi bile bile ölüme yolladılar

Hendek adalet bekliyor: Bizi bile bile ölüme yolladılar

Sakarya Hendek'te havai fişek patlaması nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan 3 yıllık fabrika çalışanı Suzan Deniz: "Göz göre göre gelen bir şeydi bu. Bizi bile bile ölüme yolladılar..." diye konuştu.

Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin yaralandığı havai fişek patlamasına ilişkin sanıkların yargılanmasına bugün devam ediliyor. Duruşma, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 10:00’da başladı.

Patlamaya ilişkin aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 5'i tutuklu 7 sanık hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle açılan davayı izlemeye patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları da izliyor.

DURUŞMADA NELER OLUYOR

Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamayla ilgili açılan davanın ikinci duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatlarının yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TİP Genel Başkanı Erkan Baş da katıldı. Duruşmanın başlangıcında bazı müştekiler ve yakınlarının sanıklara tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı disiplinin bozulmaması konusunda uyarılarda bulundu. Kimlik tespiti yapılmasıyla başlayan duruşmaya SEGBİS sisteminde yaşanan teknik sorun nedeniyle 2 kez ara verildi. Sorunun giderilmesinin ardından duruşma yeniden başladı.

PATLAMADA YARALANAN İŞÇİLER, FELAKETİ ÖNGÖRMÜŞ

Patlama sırasında fabrikanın muska üretimi bölümünde çalışan ve patlama nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan 3 yıllık fabrika çalışanı Suzan Deniz, “Ben olayla ilgili sorumluların cezalandırılmasını istiyorum. Çünkü bile bile yaptılar bunu. Göz göre göre gelen bir şeydi bu. Bizi bile bile ölüme yolladılar. Arkadaşlarımızın birçoğu, yetkilileri 15 gün önceden uyardı. 'Bu maddeler kokuyor, kızışıyor. Koliler şişiyor' dediler, ama kimsenin umurunda bile olmadı. Kadına ‘Sen deli misin?’ dediler, aşağıladılar. Bir de üstüne kolilerde bulunan malzemeleri güneşe serdiler kurusun diye. Kuruduktan sonra tekrar kolilere koyup tekrar depolara koydular. Malların kızıştığını işçilerin sana söylüyor. Bu işçi 15 seneden beri orada çalışıyor. Bir şey bilmezse bunu sana söylemez. Bu uyarılara neden kulak asmadılar? Bunları alıp imha etseydiler, kızışan malları götürüp başka bir yerde patlatsaydılar bu böyle olmazdı” dedi.

"UYARILARI DİKKATE ALSAYDILAR BU KADAR CAN YANMAYACAKTI"

Fabrikada üretimin devam ettiğini, fakat pandemi nedeniyle satış olmadığı için depoların tamamen dolu olduğunu ifade eden Suzan Deniz, “Olayın yaşandığı dönemde bütün depolar doluydu. Pandemi boyunca kronik rahatsızlığı olanlar izne çıktı. Daha sonra mal yetişecek diye bizi çağırdılar. Bir ay çalıştık ve daha sonra bu patlama oldu. Olay anında ben muska bölümünde çalışıyordum. O anda bir ses geldi ve gümledi. Çatı komple üzerimize yıkıldı. Oturduğum sandalyemle birlikte 5-6 metre ileriye attı. Kalkamadım. Arka arkaya patlamalar devam ediyordu. Buraya kadarmış dedim, salavat çekmeye başladım. Daha sonra içimden gelen bir güç ile sürünerek çıktım. Kafamdan ve kolumdan yaralanmıştım çıktığım zaman. Dışarıya çıktığımda gökyüzünden demirler yağıyordu. Dışarıya çıktıktan hemen sonra benim olduğum bölüm alev aldı. Oradan kaçmak istedim, çünkü depolara sıçradı. Bir ağacın altına girdim. Daha sonra köylüler gelerek bizi kurtardı. Yanımızda bazı arkadaşlarımızın dizi, gözü, kulağı, her yeri kan içerisindeydi. Kan kaybından rengi değişmişti. Daha sonra hastaneye gittik. Arkadaşlarımızın uyarılarına birazcık kulak assaydılar, bunların hiçbiri olmayacaktı. Bu kadar can yanmayacaktı” şeklinde konuştu.

"ARKAMA BAKTIĞIMDA CEHENNEMİ GÖRDÜM"

Patlamadan yaralı olarak kurtulan 6 yıllık fabrika çalışanı Aysel Algün ise psikolojisinin olumsuz etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi:

"O günden aklımda üzüntü, stres, korku ve panik kaldı. Anlık bir şey olduğu zaman bile ben kaçıyorum. Geçen evimizin yanında ufak bir patlama oldu. Orada bile çığlık çığlığa kaçmaya çalıştım. Çok büyük bir korku kaldı içimde. Ben patlama anında dışarıda malları kurutuyordum. Yanımdan bir alev çıktı. Ne olduğunu anlamadan patladık zaten. İlk patlamanın şiddetiyle ben savrulmuşum. Nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde sağ omzum kırılmıştı. Daha sonra kaçarken fabrika sahibi Yaşar Coşkun’u gördüm. ‘Yaşar Bey çok güzel kuruttuk gördünüz mü?’ dedim. Daha sonra arkama dönüp bir baktığımda cehennemi gördüm. Fabrika cehennem gibi yanıyordu. Ben pandemi nedeniyle 2 ay çalışmamıştım. Stokların çok üzerinde bir depolanma olduğunu gördüm. Depolar çok doluydu. Üretilen hiçbir malzeme dışarıya çıkmıyordu. Önceden kamyonlarla gönderiyorduk ama o dönem hiç mal göndermemiştik. Kosova’dan sipariş bekliyorlardı. O nedenle ne kadar fazla üretim yaparsak onlar için o kadar iyiydi.”

AİLELERDEN ÇAĞRI

Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek patlamasında yakınlarını kaybeden aileler bugün görülen ikinci duruşma öncesi kamuoyuna çektikleri bir video ile seslendi.

Aileler, herkesin kendilerine sahip çıkmalarını ve herkesten destek beklediklerini ifade etti. Hayatını kaybedenlerin yakınları, "adalet" vurgusu yaptılar.

"ADALET"

İlk duruşmada mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, duruşmanın fiziki koşulları uygun, tüm müştekilerin içeri alınabileceği bir salonda yapılmasına karar vermiş ve duruşmayı 15 Mart’a ertelemişti.

Bugünkü duruşmayı, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç da izleyecek. Özkoç, dün sosyal medya hesabından, "İşçilerin parçalanmış bedenleri bulunmadan, “moral sofrası” kuranları unutmadık. Yarın; ailelerin, işçilerin yanında Adliye'deyiz... İkinci duruşması görülecek bu davada tek bir talebimiz var. ADALET!" diye belirtti.

Facianın yaşandığı fabrikanın deposunda 110 ton patlayıcı olduğu ifade edilmiş ve birtakım ihmallerin yaşandığı, yapılan denetimlerin kağıt üzerinde kaldığı belirtilmişti.

PATLADIKÇA İSİM DEĞİŞTİRDİ

Facianın yaşandığı fabrikanın kendisi de tartışma konusu. Zira, daha önce fabrikada 6 patlama yaşanmıştı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) tarafından yapılan açıklamada, fabrikanın her patlama sonrasında isim değiştirdiğine dikkat çekilmişti. İSİG, açıklamasında “Coşkunlar, Büyük Coşkunlar, Venüs Coşkunlar. En son fabrika Niğde ve Sivas’a taşınmış ve adı Yertaş Patlayıcı Maddeler olmuştu. Fabrikanın süreç içinde adı ve mekânı değiştiriliyor ama sahibi aynı aile. Devlet bugüne kadar neden önlem almadı?” denilmişti.

İşte yıl yıl yaşanan o patlamalar:

1 EYLÜL 2007: Barut bölümü için kömür öğütülen bölümde kıvılcımdan kaynaklanan patlama: 1 işçi yaralandı.

17 AĞUSTOS 2009: Ramazan topları için patlayıcı üretilen laboratuvar bölümünde patlama meydana geldi. Üretim tesisindeki binaları yerle bir eden patlamada 1 işçi hayatını kaybetti, 33 işçi yaralandı.

29 EYLÜL 2009: Patlamada 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı. Yangına maytap fitillerinin kurumadan kesilmesi sebep oldu.

11 ŞUBAT 2011: Patlamada bir çocuk annesi 33 yaşındaki işçi Hediye Hallaç hayatını kaybetti. 10 işçi yaralandı.

14 ARALIK 2014: Patlamada 38 yaşındaki işçi Yılmaz Şapoğlu hayatını kaybetti.

27 OCAK 2018: Niğde’deki fabrikada gerçekleşen patlamada 32 yaşındaki işçiler Muharrem Alkan ve İlyas Ünlü hayatlarını kaybetti.

NE OLMUŞTU

Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek fabrikasında 3 Temmuz 2020'de meydana gelen patlamada, 7 kişi öldü, 127 kişi yaralanmıştı. 3 asker de patlama alanından toplanmış mühimmatı imha etmeye çalışırken şehit düşmüş, 11 kişi de yaralanmıştı.

Odatv.com

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA