Hendek
Giriş Tarihi : 14-06-2021 03:03   Güncelleme : 14-06-2021 03:06

Havai fişek davasında tahliye olan kimyager konuştu

Havai fişek davasında tahliye olan kimyager konuştu

Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davanın geçen hafta yapılan duruşumasında kimyager Asiye Angın tahliye edildi. Sorumlu müdür görevinde olan Asiye Angın, fiiliyatta bu görevi yürütmediğini, sadece üretim bölümlerinde işçilerin ne kadar malzemeyle çalıştığını denetlediğini söyledi. Yönetici olduğu öne sürülerek patlamadan sorumlu tutulmaya çalışıldığını aktaran Angın, 3 bin lira artı Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ile çalışıyordu.

3 Temmuz 2020'de Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda meydana gelen patlama sonrası başlatılan soruşturma kapsamında 5 şüpheli tutuklanmış, bir kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Devam eden süreçte fabrikanın İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Uzmanı Aslı Bozkurt da tahliye edildi. 10 Haziran'da görülen duruşmada kimyager Asiye Angın ile genel ustabaşı Erşan Öztürk adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aydınlık'ın sorularını yanıtlayan Angın patlamadan sorumlu olmadığını, yönetim hiyerarşisinde sorumlu müdür olarak görülnse de fiili olarak bir yetkisinin olmadığını anlattı. Angın'ın avukatı Özgür Bayraktar da 3 bin liraya çalışan bir işveren vekili olamayacağına işaret etti.

YETKİ BABA-OĞUL COŞKUNLAR VE CEO'DA

Asiye Angın, fabrikada hiyerarşide Ali Rıza Coşkun, Yaşar Coşkun, Hasan Ali Velioğlu ve ustabaşı Erşan Öztürk'ten sonra kendisinin geldiğini belirtti. Baba Coşkun ile oğlu Yaşar Coşkun'un Velioğlu'nu işletmenin CEO'su olarak tanımladığını aktaran Angın, kimyager görevini yürütenin ise esas olarak Çinli Yang olduğunu, onunla birlikte de kimyager Ahmet Çağırıcı'nın çalıştığını anlattı. İşletmede talimatları Velioğlu ile Öztürk'ün verdiğini ifade eden Angın, işleyişte kendisinin talimat yetkisinin de olmadığına dikkat çekti. Depolarda fazla ürün bulundurulduğunu ancak buna müdahale yetkisinin olmadığını anlatan Angın, depolara sadece depo sorumlularının girebildiğini aktardı. Üretim baskısından haberdar olduğunu ve işçilerin fazla ürünle çalışmasını engellemeye çalıştığını anlatan Asiye Angın, bunun önüne geçemeyince işçilerin patlayıcı malzemeleri aldıkları leğenleri küçülterek riski azaltmaya çalıştığını ifade etti.

2013 yılından beri fabrikada çalışan Angın, bu süre zarfında Çin mahallesine yalnızca 3-4 kez gittiğini, burada hiç görev almadığını belirtti. Çin mahallesinde kimyasal madde üretimi yapıldığını aktaran Angın, kimyasal madde üretiminin burada yapıldığını ve sorumlunun Çinli kimyager Yang'ın olduğu bilgisini verdi.

ÇİN MAHALLESİNİN SORUMLUSU YANG

İş güvenliği önlemlerinin eksik olduğunu anlatan Angın, kendisinin buna ilişkin de bir yetkisi olmadığını anlattı. Sorumlu müdür olarak görünse de eksik İSG malzemeleri için kendisine bir bütçe ayrılmadığını söyledi. Angın, denetleme olacağı zaman önceden haber geldiğini ve Çin mahallesinin bu süreçte kapatılarak kullanılmayan alan olarak gösterildiğini anlattı. Bilirkişi raporunda da tespit edilen kaçak barut üretiminin yapıldığını duyduğunu kaydeden Angın, bu barutun havai fişek gibi ürünlerin yapımında kullanıldığını kaydetti. Angın, Çin mahallesindeki üretimin sorumlusunun Çinli kimyager olduğunun altını çizen Angın, Yang'ın ne yaptığını anlatmadığını da sözlerine ekledi.

'GEÇERLİ BİR YETKİ DEVRİ YOK'

Asiye Angın'ın avukatı Özgür Bayraktar da asıl sorumluların baba-oğul Coşkunlar ile onların CEO olarak tanımladığı Hasan Ali Velioğlu olduğuna dikkat çekti. Sorumluluğu müvekkili Angın'a yıkmak istediklerini ancak Angın'ın aylık 3 bin lira artı AGİ aldığını ve diğer işçiler gibi bir çalışan olduğunu vurguladı.

Bayraktar, Asiye Angın'ın, sorumlu müdür olduğu iddia edilse de fiilen sorumlu müdürlük yapmadığının altını çizerek şu bilgileri verdi: “Çünkü müvekkilime işverenler tarafından geçerli bir yetki devri yapılmamıştır. Bunu nereden anlıyoruz? Geçerli bir yetki devrinin varlığı için bir kağıt imzalatmak, bir taahhütname imzalatmak cezai sorumluluk anlamında yeterli değil. Geçerli bir yetki devrinin varlığı için işveren vekili yahut sorumlu müdür olduğu iddia edilen çalışanın işçilere karşı emir ve talimat verebilme yetkisi, otoritesinin varlığı, disiplin uygulama gücü, iş sağlığı ve güvenliği konusunda harcama yetkisinin bulunması gerekiyor. Bu hususlarda müvekkilimin herhangi bir yetkisi yok.”

HİYERARŞİNİN EN ALT BASAMAĞINDA

İşçilerin de beyanlarında Angın'dan oldukça olumlu söz ettiklerini aktaran Bayraktar, şunları söyledi: “Müştekiler de beyanlarında ifade ediyorlar; 'Asiye Hanım bizlere çok yardımcı olurdu, kötü davranmazdı, üretim baskısı yapmazdı' diyorlar. En önemlisi emir ve talimatları Asiye Angın'dan almadıklarını her bir müşteki ifade ediyor. Hatta öyle bir durum ki, müştekilerin birçoğu 'Angın'ın sorumlu müdür olduğundan bile haberimiz yoktu' diyorlar. Müvekkilim 3 bin TL maaş ile çalışmış fabrikada. Öyle bir işveren vekili ki 3 bin TL maaş ile çalışmış. Burdan müvekkilin fiilen hiçbir yetkisinin de olmadığını açıkça görüyoruz. Müvekkilim hiyerarşinin en alt basamağında işçi kardeşleri gibi, işçi arkadaşları, ağabeyleri, ablaları gibi çalışmış. Patlayacılar, kimyasallar, bunlara da karıştırılmamış. Müvekkilim Asiye Angın'a, kimyasalların karışımı, cinsi, miktarı, oranları hususunda fabrikada hiçbir görev ve yetki de verilmemiş. Kimyagerlik dahi yaptırılmamış fabrikada. Müvekkilim tüm bunlara rağmen 11 ay tutuklu kalmış ve 10 Haziran 2021'de tahliye olmuştur. Bu tahliye kararı tamamen hukuka uygundur. Müştekiler de ifade ediyor, müvekkilim üretim baskısı yapmamış, işçilere mobbing uygulamamış, işine çok iyi yapan, elinden geldiğince gücünün yettiğince uyarılarını yapan bir çalışma arkadaşı."

Aydınlık

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert