Sakarya Gündem
Giriş Tarihi : 25-10-2021 11:16   Güncelleme : 25-10-2021 11:36

Ergün Atalay Kocaeli’de konuştu: Asgari ücret ne olursa vergi kesintisinin dışında bırakırız

Ergün Atalay Kocaeli’de konuştu: Asgari ücret ne olursa vergi kesintisinin dışında bırakırız

Türk İş Sendikasına bağlı Selüloz İş Sendikasının 20. Olağan Genel Kuruluna Türk İş Konfederasyonu'nun Sakaryalı Genel Başkanı Ergün Atalay da katıldı. Asgari ücret görüşmeleri ile ilgili bilgi veren Atalay,  “Asgari ücret ne olursa vergi kesintisinin dışında bırakırız” dedi.

Genel Merkezi Kocaeli'de bulunan sendikalardan birisi olan Türkiye Selüloz Kağıt, Ağaç ve Mamülleri İşçileri Sendikası (Selüloz İş Sendikası) 20. Olağan genel kurul toplantısı bugün Emeks Otel’de yapıldı. 3 şubesi bulunan sendikanın kongresinde mevcut başkanı Aydın Parlakkılıç tek aday oldu.  Kongrenin birinci gününde mevcut yönetimin ibrası yapıldı ve adaylar divana başvuruda bulundu. Kongrenin seçimleri ise yarın yapılacak. Kongrede 24 fabrikadan toplam 209 delege oy kullanacak. Kongre sonucu 3 yönetim, 3 disiplin, 3 denetim ve 2 Türk-İş delegesinin belirlenecek.

GENİŞ KATILIM

Kongreye TÜRK İş Konfederasyonu Başkanı Ergün Atalay, SGK Yönetim Kurulu Üyesi ve Eski Türk İş Genel Başkanı Salih Kılıç, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Hasan Ayaz, İzmit Belediyesi Sivil Toplum Örgütleri Sorumlusu Eray Bodur, Petrol İş Sendikası Genel Başkanı Süleyman Akyüz, Petrol İş Sendikası Genel Sekreteri Salih Akduman, Deriteks Sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Genel Başkan Danışmanı Binali Tay, Deriteks Sendikası Genel Sekreteri Ayhan Yanılmaz, Ağaç İş sendikası Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Yılmaz, Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Ertuğrul Çıvar, Ağaç İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Cengiz Türker, Petrol İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Nesimi Yetişoğlu, Petrol İş Sendikası Kocaeli Şube Başkan Yardımcısı Teoman Aydınoğlu, Belediye İş Sendikası Şube Başkan Yardımcısı Bektaş Mert, Selüloz İş Sendikası Eski Genel Başkanı Fikri Karakadılar, Selüloz İş Sendikası Eski Afyon Şube Başkanı Fahrettin Kaya, Selüloz İş Sendikası Eski Çaycuma Şube Başkanı Süleyman Karakabak, eski SEKA çalışanları, Rahmetli Genel Başkanın Oğlu Eray Alşan, Ağabeyi Erkan Alşan katıldı.

ALŞAN’IN BELGESELİ İZLENDİ

Kongre’de 2019 yılında hayatını kaybeden sendikanın Genel Başkanı Ergin Alşan için hazırlatılan kısa belgesel filmi izletildi. Film sonrası delegelerin tamamı Unutmayacağız dediği Elgin Alşan’ı ayakta alkışladı. 20. Olan Genel Kurulunun Divan Başkanlığını Türk-İş İstanbul Bölge Başkanı Adnan Uyar, Divan Başkan Vekilliğini Türk Metal Kocaeli Şube Başkanı Yakup Yıldız,  Türk Gıda Kocaeli Şube Başkanı Ali Bostan, Divan Katipliklerini, Selüloz İş Üyesi Levent Yıldız, Selüloz İş Üyesi Şener Ulupınar üstlendi.

“İKİNCİ KURUCU BAŞKANIMIZ ERGİN ALŞAN’DIR”

Kongrenin tek adayı Mevcut Başkan Aydın Parlakkılıç açılış konuşmasın gerçekleştirdi. Parlakkılıç konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sendikamız fiilen iki kez kurulmuştur. Sendikamızı 1950 'li yılların imkansızlığı içerisinde var eden tüm büyüklerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. 2000'li yıllar ise sendikamızın fiilen ikinci kez kuruluş aşamasıdır. Bu kuruluşun öncüsü, ateşleyicisi, genç yaşta kaybettiğimiz, birlikte 20 yılı aşkın omuz omuza mücadele verdiğimiz başkanımız ağabeyimiz Ergin Alşan’dır. Kendisini bir kez daha huzurlarınızda rahmetle anıyorum.

“BİR AN BİLE DURMAYACAĞIZ”

Onun başlattığı ikinci kuruluş aşamasını, güçlenme aşamasına taşıyacağımızın inancını bir kez daha tekrarlıyorum. Bildiğiniz gibi dünya küresel iklim krizi, gelir dağılımındaki bozulma, ve salgın hastalıklarla bir anlamda varoluş mücadelesi vermektedir. Tüm bu sorunların altında kapitalizmin doyumsuz sömürü iştahı yatmaktadır. Kapitalizm insanı, doğayı, kısaca tüm gezegeni yok etme pahasına karlarına kar katma iştahından vazgeçmemektedir. Kapitalizmi dizginleyecek tek güç, bizlerin örgütlü mücadelesidir, Gezegenimizi yok olmaktan kurtaracak, insanlığı, insan onuruna yakışır bir dünyada yaşatacak, tek güç işçi sınıfının bilinçli örgütlü mücadelesidir. Yasal sistemin tüm engellemelerine karşın örgütlenmek için bir an bile durmayacağız.

“ÜRETİMDEN YANAYIZ”

Çok basit, çok temel bir gerekçemiz var. İnsanca yaşamak istiyoruz. Pandemi sürecini gördük. Birlikte yaşadık. Pandeminin tüm risklerini göğüsleyip, üretimi devam ettiren işçilere, ne yazık ki pandeminin faturasını ödetmeye çalışan bir anlayış karşımıza çıktı. Hak etmediğimiz halde, pandemi sürecinin tüm olumsuzluklarını göğüslemek zorunda kaldık. Kuşkusuz, biz üretimden yanayız. Kuşkusuz, biz üretirken çevrenin korunmasından yanayız. Kuşkusuz, bu uğurda risk de almak zorundayız.

“İYİ SÖZLEŞMELER YAPTIĞIMIZA İNANIYORUZ”

Ancak aldığımız riskle uyumlu, insanca yaşama hakkımızdan, çocuklarımızın geleceğinden ödün vermeyiz, vermeyeceğiz. 2020 yılı başında yeni göreve geldiğimizde, bazı toplu iş sözleşmelerimiz pandemi nedeniyle bakanlık tarafından yetki sistemi durdurulduğundan 9 ay sürdü. Buna rağmen o zor şartlarda başarılı, iyi sözleşmeler yaptığımıza inanıyoruz. Ayrıca örgütlenme çalışmalarımızı da yine bu zorlu sürecin halen sürmesine rağmen hızını kesmeden devam ettiriyoruz. Bu mücadelenin başarı ile sürdürülebilmesi için daha çok örgütlenmek, örgütlülüğümüzü güçlendirmek zorundayız.

“BAŞARIMIZI SİZDEN ALACAĞIMIZ GÜÇ BELİRLEYECEKTİR”

Sendikamızın en üst organı olan genel kurulumuzda, hepinizin huzurunda bir kez daha tekrarlıyorum ki; Sendikamız üyelerinin, Türkiye işçi sınıfının, hak ettiği insanca yaşam koşullarına kavuşması için, yapmamız gereken ne varsa, hiçbir bahanenin arkasına saklanmadan, tüm gücümüzle, yapmaya devam edeceğiz. Başarılı olup olmayacağımızı bizim kişisel gayretimizin ötesinde sizlerin bizlere vereceği destek, sizlerden alacağımız güç belirleyecektir.”

“ÜLKE DÜŞMANLARI İLE BİRLİKTE OLANLARLA BİRLİKTE OLMAYACAĞIZ”

Divan seçimi sonrası Divan Başkanı Adnan Uyar katılımcılara seslendi. Türk İş Başkanı ve yönetim kurulunun selamını ileten Uyar konuşmasında şu ifadeleri kullandı:  “Genel Başkanımız akşam saatlerinde bizle olmuştu. Bir aksilik olmazsa geleceğini söyledi. Asgari ücret ile ilgili görüşmeler olduğu için her an Ankara’ya gidebilirim dedi. Gelebilirse gelecek. Çalışanların hak ve menfaatini korumak bizim görevimiz. Her zaman vatandan, milletten, ezandan bayraktan yanayız. Bizim farklı partilerinden olmamız kavga sebebi değildir. Kim ki bu ülkeyi yönetirken bu ülkenin düşmanları ile birlikte olacaksa onlarla birlikte olmayacağız. Bu ülkenin düşmanları ile birlikte olarak iktidar olacaksa asla onlarla birlikte olmayacağız

“KENDİNA MUHALİF OLANLARI BİLE SAVUNAN BİR ADAMDI”

Birliğimize, farklılığımıza sahip çıkarak ekmeğimizi büyütürüz. Bu kongrede beni heyecanlandıran bir durum var. SEKA’lı arkadaşlarımız burada. Kim ki hırslarını, kibrinin kurbanı olmazsa bu görevlere devam eder. Kim geldiği yerleri unutursa, çalışan arkadaşlarına zulüm etmeye başladıysa asla bizle birlikte olamaz. Biz SEKA’da mücadele ederken asgari ücretli bir çalışandım. Sendikacılığı sadece evi arabası olanlar yapıyor zannediyordum. Aydın abiye karşı çıkmıştık çünkü ona muhalefet olmuştu ama rahmetli Ergin başkanım Aydın adamdır demişti. Kendine muhalif olanları bile savunan bir adamdı. Rakibi olan adamları savunan bir insandı.

“NEFRET VE KİN ÜZERİNDEN SALDIRMAMALIYIZ”

Birlikte kuvvet doğar. Aydın Başkanımız bu teşkilatın abisi. Kardeşliğin pekiştiği bir fotoğraf oluşturmaya çalışı. Gidenlere arkadan konuşmak bize yakışmaz. Adnan Uyar olarak ben bir hiçim, ben selüloz iş başkanı olunca bu kent beni tanıdır. Türk İş kale gibi arkamızda durmasaydı bugün belediyede çalışan arkadaşlarımız başka yerde olurdu. Nefret ve kin üzerinden kurumlarımıza saldırmamalıyız. Bu kurllar yapılan hizmetleri asla unutmayacaktır. Sizler, bizler bu görevleri önce layık olmak için yapıyoruz. Sizler iş yerlerinizin kazanması ve kazandığından adil olarak faydalanmak için mücadele ediyoruz. Adam gibi gitmek her şeyden önemlidir”

“BÜTÜN HAKLARIMIZI KAYBEDİYORUZ”

Petrol iş Sendikası Genel Başkanı Süleyman Akyüz ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ben de uzun yıllar çalışma fırsatı bulduğum Ergin Başkanı rahmetle anıyorum. Zor koşullardan geçiyoruz. Her geçen gün sıkıntılar içine girmeye devam ediyoruz. 1980 öncesini birçok emekçimiz biliyor. 12 Eylül darbesi işçilerin üzerinden bir silindir gibi geçmiştir. 80’li yılların sonuna doğru işçiler haklarını almaya 2000 yılı sonuna kadar. 38 yıldır bu sendikanın üyesiyim. Partilerle alakam olmaz. İşçi sınıfı ile ilişkimiz olmuştur. Son zamanlarda 12 Eylül’de kaybettiğimizin çok daha fazlasını kaybettik. Hangi bilgiye ulaşmak istiyorsanız elinizdeki telefon ile ulaşabilirsiniz. Şimdi bakın nelerimiz vardı şimdi neyimiz var. Kıdem tazminatı meselesini TÜRK iş Olmazsa çoktan elimizden gitmişti.

“BU ÜLKEDE ASGARİ ÜCRET ARANAN ÜCRET OLDU”

Türk İş Bu ülkenin çimentosudur. Her yönü ile mücadele eden bir sendikadır. Türkiye’de artık TÜRK iş var. Pandemi bakmadılar, hastalık bakmadılar önümüze sözleşmelerini koydular. Örgütlenemiyoruz. Biz örgütlenmediğimiz sürece bize hiç kimse hak sunmaz. 15 milyon çalışanın 2 milyonu örgütlüyse 7 milyonu asgari ücretliyse işimiz zor. Bugünden daha bilinçli bir şekilde hareket etmeliyiz. EYT’liler var sorunlar çözülmedi. İşsizlik yüzde 27’leri yüzde 28’leri buldu. Pandemi nedeni ile daha düşük ücretlerle çalışılıyor. Bu ülkede asgari ücret aranan ücret olacak dedik ve oldu. Kısa çalışma ödeneği asgari ücretin altında. Emekçilerin her geçen gün milli gelirden aldığı pay düşüyor. Emekçiler olmazsa bu zengin dediklerimiz bir çay yapıp içemez”

“ÇARK DÖNÜYORSA EMEKÇİLER SAYESİNDE”

İzmit Belediyesi STK ve Esnaf Masası sorumlusu Eray Bodur ise, “Pandemi bütün dünyayı olumsuz etkiledi. Bu süreçten bizim ülkemizde emekçilerimiz verilen önerileri kabul etmedi. Bugün bu ülkede çark dönüyorsa emekçiler sayesinde oluyor. Bu ülkenin ekonomisi tamamen üretime yönelik. İlerleyen süreçlerde inanıyorum sendikalar birlikte oldukça alınamayacak sonuç yoktur. 20 olağan genel kurulun hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“BURASI BENİM EVİM”

Kongrenin sonlarına doğru katılım sağlayan Türk İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay kongre katılımcılarına seslendi. Selüloz İŞ Sendikasının kendisi için ayrı bir yeri olduğunu ifade eden Atalay, “Selüloz İş sendikası benim için biraz daha önemli. Bundan önceki genel başkanımız benim arkadaşımdı, benim kardeşimdi benim komşumdu. Allah rahmet eylesin. Bugün gelme şansım yoktu. Bütün imkanımı zorlayarak geldim. Burası benim evim. Beni kabul ettiğiniz işçin teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“BİZİ ELEŞTİRENLERDE DE ÖVENLERDE DE SENDİKA YOK”

Atalay konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Biz Türkiye’de gündeme her sene kamu sözleşmeleri, kıdem tazminatı, asgari ücret şeklinde gündeme geliyoruz. Ara sıra da gündeme şöyle geliyoruz evi böyle, araba aldı, oğlu bilmem ne yaptı. Arada sırada böyle gündeme geliyoruz. Öyle bir döneme geldik ki gazetenin biri 365 gün met ediyor bizi. Biri de 365 gün küfrediyor. Sonra dönüp bakıyorsun ikisinde de sendika yok. Sabah akşam bize ve hükümete sallıyor sendikası yok, hükümeti sürekli methedene bakıyorsun orda da sendika yok. Sendikalaşan işçiyi pat diye kapının önüne koyuyorlar.

“BEN ORADA SEMBÖLÜM”

Bir kurumsal bütün kurumlarda her yerde örgütlüyüz. Bizim 1 milyon 200 bine yakın üyemiz var. Bizim dışımızda da sendikalar var. A partinin sendikası B Partinin sendikası deniyor. Biz onların tamamının iki misliyiz. Biz kimin sendikasıyız, biz bu ülkenin bu işçinin sendikasıyız. Benim de tuttuğum bir takım var. Benim de oy verdiğim bir yer var. Gördüğümüzü söylerim ve gördüğümü yaparım. Bunu yaptığım zaman hatırlayın 2 dönem evvel asgari ücret görüşmelerinde birileri dedi ki bu ülkeyi karıştırıyor. Tutuklayın bunu diye haber yaptılar.

Akabinde Kamu sözleşmeleri yapıyoruz. Benim hiçbir sendikanın sözleşmesini imzalama yetkim yok. Ben orada sembolüm. Ban diyorlar iki ben alıyorum üç, bana diyorlar 20 ben alıyorum 22. Bir laf var. Kışı geçiren kurt yediği ayazı unutmaz. Bakan soruyor

“ÖNCE ÜLKEM SONRA İŞÇİLER”

Banla konuşmamızda taşeron boynumuzda kaldı dedim. 6 ay haber yaptılar. Şimdi ben onların hiçbirini yapmadım. Bunları kimse bilmez. Sendika içindekiler bilir. Sermayenin kontrolündeki büyük gazeteler. Biz basında yüzde 2 örgütlensek problemlerin büyük bir kısmını çözeriz. Ben bir yerde yiyorum, bir yerde yatıyorum, bir evde kalıyorum bir yerde yaşıyorum. Bana bir miras kalmadı. Ben öndeyim maaşım da ortada, evim de ortada aidatım da ortada. Ben bu güne kadar işçiyi utandıracak bir iş yapmadım yapmayacağım. Ben hesabı Allah’a vereceğim, size vereceğim. Ben 4 4’lük bir adam değilim. Ben ülke ile ilgili bir yanlış yapmam. Ülke yoksa sendika ne sendikası. Ben önce ülkemden yanayım sonra temsil ettiğim işçiden yanayım. Geçen gün 10 büyükelçi açıklama yapıyor. Şimdi Yunanistan beni kaçırsa, 5 milyonluk ailenin başıyım. Kaçırılsam 1 tanesi benim için açıklama yapmaz. Bu ülkede istediğiniz partiye oy verin. 15 Temmuz oldu adam orada. Kısaca düşünün o adam bu ülkenin adamı mı Amerika’nın adamı mı?

“İZMİT BAŞKA PARTİYE BÜYÜKŞEHİR BAŞKA PARTİDE”

Bu ülkede kimi seçerseniz seçin. Kimse oy verirseniz verin. İzmit bunun bir örneği. Büyükşehir bir partide, Merkez belediye başka bir partide. Toplum akıllı, neyin ne olduğunu biliyor. Kimin ne yaptığını da biliyor. Siz de biliyorsunuz. İzmir’de de biliyoruz. Manisa’da da biliyoruz. Sallanmakla olmuyor. Herkesin elinde bir telefon herkes her şeyi biliyor. Şuanda kıdem tazminatını bu sene gündeme getirmediler. Geçen sene getirdiler meclise komisyondan aldık. Türkiye’de en güçlü örgüt barolar. İndir kaldır hemen geçirdiler. Bu arada ben de katılmıyorum geçen yasaya. Hem müzakere yapacaksın hem mücadele yapacaksın. Birini yaptın mı altında kalırsın.

“ARPA İLE KOYUN GERİSİ OYUN”

Önümüzde asgari ücret görüşmeleri var. Bizim asgari ücretli üye sayımız çok düşük. Sendikanın olduğu yerde çıplak asgari ücret olmaz. Devlet bir standart belirliyor bunun altında işçi çalıştıramazsın diyor. Öyle bir noktaya geldik ki 7 milyon insanın geçim ücreti oldu. Bundan 20 sene evvel olduğu gibi bakmamak lazım. Geçen ifade ettim. 45 senedir konuşuyoruz. Dedim bu sene getirin bizim ve toplumun kabul edeceği bir şey getirin altına imza atalım. 45 seneye bedel olsun dedik. Ülkenin durumu ortada. Biri diyor faiz indir biri diyor çıkart. Dolar ortada. Oyun devam ediyor. Arpa ile koyun gerisi oyun.

“VERGİ KESİNTİSİ OLMAYACAK”

Aralık ayında görüşmeler başlayacak. Bir komisyon oluşturacağız. Bizim dışımızdaki sendikaları da çağırıyoruz. Sizin orda olmanız için 1 milyon 200 bin üyesi olması lazım. Bu dönemde de beraber oturup onların kararını alacağız. Toplumu memnun edecek bir miktar gelirse ben de giderim oraya. Normalde komisyon gidiyor. Dün maliye bakanı ve Çalışma bakanı ile bir görüşme yaptım. Saat 02.00’dı. Orada çıkıp buraya geldim. Asgari ücret ile ilgili bir sıkıntı var dedim. En önemlisi vergi var dedim. Yazıyı Bakan’ın önüne koydum. Ocak ayında 4 bin lira maaş alan adam Aralık ayı geldiğinde 3 bin 600’e düşüyor. Nisan ayından itibaren başlıyor. Bu en önemli sorunlardan bir tanesi. Bunu masaya yatırın dedim. Bana dedi ki bu 18 milyonu ilgilendiriyor. Vergi ile ilgili ayrı bir şey yapamadık. Asgari ücret ne olursa vergi kesintisinin dışında bırakırız. Şimdi devam ettiği gibi. Asgari ücrette ne imzaladıysak sene sonuna kadar devam edecek. Onun için vergi ve as asgari ücret birinci önceliğimiz.

“AİLENİN NÖBETÇİSİYİM”

Ana sorun şu biz yamalı bir pohaça, darbeci askerlerin yaptığı bir anayasa ile yönetiliyoruz. Örgütlenildiğizaman kapının önüne konuluyor. Biz örgütlenme ile ilgili mahkemeye gidince 7 sene sürüyor. Ne işçi kalıyor ne işveren. Bizim dışımızda başka sendikaları faydalı görüyorsa ona gitsin. Biz hep beraber tüketiciyiz. Söylenecek çok şey var. Sizin aileniz 5 milyonluk bir aile. Ben de o ailenin nöbetçisiyim. Ben hepinize hakkımı helal ediyorum siz de helal edin.”

Kaynak:kocaeligazetesi