Advert
Sakarya Kültür-Sanat
Giriş Tarihi : 14-09-2020 13:26

EKMEK ARASI ZEHİR

EKMEK ARASI ZEHİR

Bazen hayatınızda sizi sever gibi görünen, sürekli iyiliğinizi düşünür gibi yapan ve size birşey olmasın diye sözde kaygı belirtileri salgılayan tiyatrocular bulunur etrafınızda. Bu tiyatrocuların sahtesi ile gerçeğini, size verdikleri zararların sonuçlarını gördüğünüzde anlarsınız ancak. Bu durum bizzat yakın çevrenizde cereyan ettiği gibi, uluslararası boyutta da devletimize karşı türlü entrikalar çeviren tiyatrocular bulunmaktadır. Elbette gavurlar misyonerlik faaliyetlerini yapmakla yükümlüdür ve dünya döndükçe de bundan vazgeçmeyeceklerdir. Bu durum gayet normal karşılanabilecek bir durumdur. Lakin bir ülkeyi ele geçirmek  istiyorsanız, once o ülkeden size hizmet edecek ahmak yada satılmış insanlar bulmanız gerekmektedir. Tekrar altını çizerek söylemek istiyorum. Ahmak yada satılmış insanlar bulamadığınız sürece asla başka bir devleti ele geçiremezsiniz. Işte İngilizler Büyük Britanya’yı kurduklarından beri sömürge altına aldıkları tüm halkların içerisinde ahmak ve satılmış insanlar bulmayı başararak bugün ki haksız zenginliklerine ulaşmışlardır. En korkunç olanı ise açıkça bilinen sömürgelerinin dışında bir de gizli sömürge altına aldıkları onlarca devletin olmasıdır. Sömürge denilince aklınıza sadece maddi kaynakların sömürülmesi geliyorsa lütfen yazının buradan sonra ki bölümünü okumayınız.  Bir de eğitim ve kültür alanında sömürdükleri ülkeleri araştırdığınızda ortaya çıkan ürkütücü tabloyu kolaylıkla görebilirsiniz. Özellikle son iki asırda bizim ülkemizinde eğitim sistemine sızma girişimlerinde tam sonuç alamamış olsalar da büyük ölçüde sistemin can damarlarını tıkamayı başarmışlardır. Osmanlı döneminde Ali Suavi gibi isimlerle başlayan bu projeler cumhuriyetin ilk yıllarında Pensilvanya doğumlu John Dewey ile devam ettirilmiş, günümüzde Feto ile zirveye ulaşmış ve birçok eğitim bakanı ve müsteşarlarının bu tehlikeli duruma alet edilmesiyle telafisi mümkün olmayan bir enkaza dönüşmüştür. Öyle ki ‘’Dünya Klasikleri’’ adı altında Türkçe’ye çevirisi yapılarak öğrencilerimize okutulması zorunlu kılınan zırvalıklarla birlikte tüm ahlaki değerlerimizyok edilerek batı kültürüne yani celladına aşık bir nesil olmaları için yıllarca mücadele edilmiş ve bu duruma ülkemizin içerisinde ki  ahmak veya satılmış yetkililer de su taşımışlardır. Peki dünya klasikleri diye özellikle neden bu kitaplar seçilerek müfredata alınmıştır? Hangi eğitim bakanı buna imza atmıştır ve amacı nedir ? Herşeyin cevabını buradan verecek olsam gazetenin tüm sayfalarına el koymam gerekiyor. O yüzden sadece bu serideki bazı  kitapların içeriklerinden bahsedip takdiri sizlere bırakacağım. Işte size Dünya Klasikleri;

  1. Emile Zola’nın NANA isimli kitabında hayat kadını olmanın haklı gerekçeleri anlatılıyor.
  2. Dostoyevski’nin SUÇ VE CEZA adlı kitabında mecbur kaldığında kanunlara başvurmak yerine cinayet işlemenin gayet meşru bir durum olduğunu anlatıyor.
  3. Yine Dostoyevski’nin KUMARBAZ adlı romanında kumar oynamanın bir tutku olduğunu ve güzel paralar kazanılabileceğini empoze etmeye çalışıyor.,
  4. Flaubert’in MADAM BOVARY  adlı romanında kadınların zenginlik uğruna cinsellik dahil her şeyi, herkes ile yapmanın bir sakıncasıolmadığını, özgürlükte sınır koyulamayacağını anlatıyor.
  5. Balzac’ın OTUZUNDA KADIN adlı kitabında yine yasak aşklar yüzünden sevgisiz büyüyen çocuklar ve mutsuz evliliklerin nasıl dağılması gerektiği konuları yer alıyor.
  6. Maksim Gorki’nin ÇOCUKLUĞUM adlı romanında akılalmaz şiddet olayları, psikolojik baskılar ve herkesin herkese düşman olduğu ve sadece güçlü olanın haklı olduğu bir hayata hazırlanılması gerektiği anlatılıyor.
  7. Dumas’ın KAMELYALI KADIN adlı romanında savurgan bir kadının yasak aşk hikayeleri ve sınırsız özgürlükleri anlatılıyor.
  8. Tolstoy’un ANNA KARENİNA ve diğer kitaplarında kısaca eşlerini aldatan kadınların meşruluğunu ve bir yaratıcının olmadığını kanıtlayacak kurgular vs anlatılıyor.

Bu kitapların yanı sıra Stedon Zweig’in ACIMAK adlı romanında gençleri psikolojik bunalımlara ve intiharlara sürüklemek için kurgulanmış senaryolar bulunuyor.  Örnekleri çoğaltmak mümkün. Birde bu kitaplar Anadolu’nun birçok okuluna ücretsiz dağıtılmıştır. Hemen hemen hepsini okudum bu kitapların. Bir çoğu kendi ülkelerinde yasaklanmış yazar kadrolarından oluşan bu şarlatan yazarları Dünya Klasikleri olarak okullarımızda öğrencilere zorunlu hale getirmiş bir sistemin başında ki kişi yada kişiler sizce satılmış mıdır, yoksa ahmak mıdır? Neden çocuklarımıza ekmek arası zehir verilmiştir? Ve neden akademisyenlerimiz ve MEB kadromuz hala bu durumu görememektedir?

Takdiri sizlere bırakıyorum.

Selametle...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA