Sakarya Gündem
Giriş Tarihi : 28-08-2020 21:19

Daha Yeşil Bir Sakarya Uğruna Canını Feda Eden Orman Mühendisi

Daha Yeşil Bir Sakarya Uğruna Canını Feda Eden Orman Mühendisi

Orman Mühendisleri Odası (OMO)’nın aylık yayın organı Yeşil Dünya Dergisi’nin son sayısındaki Yüksek Orman Mühendisi Rüstem KIRIŞ’ın kaleme aldığı makale yürek dağladı... Orman teşkilatının özellikle de Sakarya Orman teşkilatının küllenmiş acıları tazelendi… Daha Yeşil Bir Vatan uğrunda Sakarya Hendek’te ormanları korurken canını feda eden Orman Mühendisi Mehmet SOYDİNÇ’in şehadetini konu alan makale… 

Makale hakkında değerlendirmede bulunan Sakarya Orman Bölge Müdürü Ziya POLAT “Şehidimizin emaneti emanetimizdir. Uğrunda can verdiği Sakarya ormanlarını aynı hassasiyetle, aynı şuurla tüm teşkilat olarak cansiperane korumaya devam ediyoruz. Buna örnek yakın geçmişte Karasu ve Akyazı da koruma görevini yaparken silahlı mukavemetle karşılaşan ve kılpayı ölümden kurtulan personelimizdir. Gelecek nesillere daha yeşil bir Sakarya, daha yeşil bir vatan bırakmanın gayretindeyiz. Şehidimizin Ruhu Şad Olsun.” dedi. 

Makalenin, Orman Mühendisleri Odası yayın organı olan Yeşil Dünya’dan yapılan orijinal alıntısı şöyle: 

Mehmet Soydinç, Ali oğlu, Rabia’dan doğma, 1936 yılında Kilis’te dünyaya gelmiş 1950 yılında Kilis Cumhuriyeti İlk Okulu’nu, 1950-1953 Kilis Ortaokulunu, 1953-1955 Gaziantep Lisesini, 1955-1960 Orman Fakültesini bitirmiştir. 1961-1963 yıllarında askerlik vazifesini yapmış olan Soydinç, iki ay önce Hendek – Karadere Orman Bölge Şefliği vazifesine tayin edilmişti. Merhum çok kısa süren meslek hayatında, meslektaşlarının ve amirlerinin sevgi, saygı ve güvenini kazanmıştı.

              Orman Mühendislerinin temel vazifesi orman kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve topluma çok yönlü faydalar sunacak şekilde işletilmesini temin etmektir. Bu vazifelerini vatan savunmasıyla eşdeğer görüp mesleklerini kutsal olarak addetmişlerdir. Çünkü onlar biliyorlar ki ormanları olmayan bir yurt (vatan) olamaz. Çünkü insan hayatında toprağın önemi şüphesiz ki çok büyüktür. Başta insan olmak üzere, bütün canlı hayatının kaynağı toprak olup dünya üzerindeki bütün hayat, yeryüzünü örten ince ve hassas toprak örtüsüne bağlıdır. İnsanlığın varlığını devam ettirebilmesi, başlıca tabii kaynaklardan birisi olan toprağın elde tutulmasına ve iyi kullanılmasına bağlıdır. Kısacası toprak bizatihi varlığı ve konumuyla bir değer taşır ve bu değer gereği insandan kendisine karşı ahlaki bir hassasiyet bekler.

              İnsanoğlu, toprağın önemini tam olarak idrak edememiştir. Toprak kaybı medeniyetin karşılaştığı en ciddi tehlikedir. Toprak kaybı yavaş, sessiz, ancak tam olarak algılanmamış bir krizdir. Fakir insanlar toprakları, topraklarda insanları fakirleştirir. Tarım ve ormancılık faaliyetlerinin esas kaynağını oluşturan toprağın muhafazası ve gerektiği şekilde kullanılması, ülkenin geleceği ve halkın refahı bakımından önemlidir.

              Can verilen topraklar ancak vatan olabilir. Orman mühendisleri de bu toprakların vatan olması için ve vatan savunması ile eşdeğer olarak kabul ettikleri ormanları korurken canlarını feda etmişlerdir. Bunlardan birisi de henüz hayatının baharında iken bir kör kurşunla hayatını kaybeden Mehmet Soydinç’ tir. Hendek Karadere Orman Bölge Şefi Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Soydinç, 29 Nisan 1963 günü kaçakçılar tarafından arkadan vurulmak suretiyle şehit edilmiştir. Bu elim haber kısa zamanda bütün memleket sathına yayılmış ve camiamızda çok derin bir üzüntü oluşturmuştur. Bu şeni tecavüz, Mehmet Soydinç’in şahsında fedakarlık, feragat ve dürüstlükle çalışan bütün memleket evlatlarına işlenmiştir, vazife aşkı ve memleket sevdası ile çalışanların bu en kutsi hislerini tahrip edici mahiyettedir. Katil yakalanıp adalete teslim edilmiştir.

Müessif olay şekilde cereyan etmiştir:

08.04.1963 günü Hendek – Akyazı Orman işletmeleri sınırında Dirim-Dirim Ormanları’nı tahrip eden kalabalık bir kaçakçı grubunun faaliyetine Orman Bölge Şefi’nin müdehalesinden ileri gelmiştir. Sözü edilen ormanlardan 40-50 kişilik bir kaçakçı kafilesine rastlayan orman muhafaza memuru, kaçakçıların ölüm tehditleri ve tazyiki üzerine durumu raporla orman bölgeye bildirmiş ve yardım istemiştir. Orman Bölge Şefi de gecenin geç saatlerinde beraberinde Nahiye Jandarma Karakol Komutanı ile bir er ve (orman) muhafaza memurunu alarak 50 kilometrelik dağ yollarını aşıp vaka yerine gitmişti. Kındıra Yaylasında kaçakçıların silah atışlarına maruz kalan ekip nefis müdafaası mecburiyetiyle mukabele etmiş ve bu arada jandarma erinin mavzerinden çıkan bir mermi sekerek kaçakçıların elebaşısı Akyazının Yeniköyünden bir şahsın karnına saplanarak ölümüne sebep olmuştu. Olay adli yönden incelenmekte iken kan gütme hırsıyla hareket eden maktulün kardeşinin oğlu, 29.04.1963 Pazartesi günü bölgesine hareket etmek üzere halden öteberi alıp, cipine binmekte olan Mehmet Soydinç’i arkasından üç mermi atmak suretiyle katletti. bölgede bulunan Jandarma Kuvvetlerininin, Akyazı’da yaptığı sıkı tatbikat ile ele geçirilen katil suçunu itiraf etmiştir.         

Orman İşletmemiz, şehit meslektaşımızın na’şını bütün Hendeklilerin gözyaşları arasından alarak İstanbul’a götürmüştür. Kadıköy Osmanağa Camiinde namazı kılınmıştır. Orman fakültesi öğrencileri, İstanbul, Adapazarı Baş Müdürleri, Yeşil Türkiye Ormancılar Cemiyeti, Hendek, Adapazarı, İzmit, İstanbul Orman İşletme Müdürleri ve teknik elemanları, orman muhafaza memurlarının katıldığı hazin bir törenle Karacaahmet Mezarlığındaki ebedi istirahagahına tevdi eylenmiştir.

              Bu menfur tecavüzü telin maksadı ile Orman Fakültesi Talebe Cemiyeti, 02.05.1963 günü Hendek’te sessiz bir yürüyüş tertiplemiştir. 300 Fakülte öğrencisinin iştirak ettiği sessiz yürüyüş büyük bir vakar içinde yapılmış ve meslektaşımızın şehit düştüğü yerde 5 dakikalık saygı duruşunda bulunulmuştur. Talebelerin bu asil hareketi takdirle karşılanmıştır.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA