Derin siyasetler yaptığımızda ağır abi bir tavırla: “devlet aklı” deriz ya artık belli ki bunu “Türklerin devlet aklı” şeklinde diyeceğiz…
Türklerin devlet aklı da öyle her babayiğidin anlayacağı düzeyde olmayacaktır.
Dile kolay, olamayanlar oldu ve oluyor, olacak da…
Bir bakın bazı gelişmeler mucize gibi yürüyor…
Onbeş Temmuz belli ki tüm bunların kırılma noktası…
Hatırlayın, (Kıbrıs’ta bize yardım eden Türk dostu Kaddafi’yi kurtaramadık ancak daha sonra) Batı’nın elinden Libya’yı parçalanmaktan kurtardık.
Suriye’de ilk zamanlarda başarılı olamadık ancak 15 Temmuz’dan sonra Suriye’yi kurtardık. Üstelik, “aman o bataklığa girmeyelim, mahvoluruz,” sözleri arasında yaptık bunu…
Irak, ilk zamanlarda düşmanımız gibi davrandı şimdi birlikte yol almaya devam ediyoruz…
Karabağ’da Azerbaycanlı Türk kardeşlerimizle birlikte idik…
Keşmir’de Hindistan, Pakistan’ı yutacağını hesaba katıyordu… barış istemek için nerede ise yalvardı. Bizim dronlarımız orada iyi işler gördü…
Rusya- Ukrayna savaşında gerçek hakem olabildik…
Mekke İttifakını kurarak bölgede barış umudu olduk… Bunu Bedir anlaşmasıyla taçlandırdık…
Amerika bize burada nefes aldırmaz, denilen Ortadoğu’da Türkiye yüzünden Amerika’nın esamesi bile okunmamaktadır…
Tüm bu gelişmeler yavaş ancak emin adımlarla büyüyen Türk Devletleri Teşkilatına büyük moraller vermektedir…
İşte tam burada yepyeni bir dönemin başladığına şahit oluyoruz…
Başta dedik ya: “devlet aklı” artık “Türklerin Devlet Aklı” olarak dünya literatüründe yerini aldı bile…
Biz, Türk ordumuzun 2235. Yılını kutlarken bu “kadim tarihi ordu” sadece bizim değil ki…
Biz kutladığımız gibi Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan ve hatta Macaristan bile kutlamalıdır… Kutlamaktadırlar da…
Daha bir yeni dönem başlıyor…
Göreceksiniz ki: Türk’ün politikası dünyanın aklını yakacaktır.
Türk’ün şu andaki politikası bile dünyanın aklını yakmaya başlamıştır:
Hani, “Azerbaycan, İsrail’le birlikte oldu ve bizi sattı teranesini başlattılar ya…
“Azerbaycan’da neler oluyor, o bizim gözümüzde yok hükmündedir,” gibi saçma sapan paylaşımlar yapıldı ya…
Hatta daha önce, “Kazakistan ve Özbekistan Güney Kıbrıs’ı destekliyor, bunlar da bizim değilmiş” dendi ya…
“Bunlar bizden çok Çin’le ticaret yapıyor” hükmüne varıldı ya… vb…
Buna benzer nice gelişmeleri halk anlamayabilir…
Ancak Türk’ün büyüklüğünü biraz mürekkep yalamış herkes iyi bilir…
Bunları bilip de anlamaz görünüp Türk kardeşlere düşmanlık yapanlar biline ki ya çok aptaldır ya da ihanet içindedirler…
Siz beş bin yıllık Türk devlet aklını idrak edemiyorsanız o sizin probleminiz… Ya probleminiz ya da hainliğiniz…
Bizde arkaya bakmak sadece tarihi iyi bilmek ve yorumlamak içindir… Denir ya: “it ürür kervan yürür,” İşte Türk arkaya bakmaz ve yürür… İyi de yürüyor, sabredin neler neler göreceksiniz…
Bakın şunu iyi idrak edin:
Bir millet Çin denizinden Baltık kıyısına kadar varsa… Uzun yıllar bir devletken bir gecede 6 devlet oluyorsa… Onu yedi, sekiz olarak taçlandırıyorsa… Hele bu millet Türklerse onlar artık mümkünatı yok geri adım atmazlar… Bir de onlar artık yollarını çizmişlerdir yeni hesap yapmazlar daha önce kadim bir ruhla yapılmış Kızılelmalarını yaşarlar… Ve derler ki: Bundan sonra hesabı dünya yapsın…
Bu ifadelerden sonra:
Sahi, Azerbaycan ile Türkiye arası gerçekten bozuldu mu?
Azerbaycan İsrail ile beraber mi yürüyor:
Türk devletleri Kıbrıs’ta Türklüğe ihanet mi etti?..
Türk Devletleri Teşkilatı bu gidişle büyüyebilecek mi?...
Türkler Batı’nın emperyalist oyunlarını bozabilecek mi?..
Daha nice sorular…
Tüm bu soruları Batılı emperyalist devletler kendilerine soruyor da cevabını bulabiliyorlar mı?..
Sanmıyorum, bence çıldırıyorlar…
Yoksa Türkler geliyor, bu Türklerin teşkilatçılığı muhteşemdir, cesareti dillere destandır, siyasetleri mertçe ve derindir… Bunlar: bir kez kardeşliklerini ilan etmişlerse ölümüne onu yaşatırlar… diyerek kafayı mı üşütüyorlar…
O zaman belli ki Beklenen Türkler Batı’nın beynini yakmaya devam edeceklerdir…
(Yayınlanan yazılar, köşe yazarlarının kendi şahsi görüşüdür.)